Afallayıp Kaldık buralarda!

-Anasının Karnından Dizisi-

Mars, 27 Ağustos günü Dünya’ya olduğu kadar Güneş’e de en yakın konumuna gelecek ve 60 bin yıldır görülebilecek en yakın ve en parlak durumuna ulaşacak. Mars, o gece gökyüzünde Ay’dan sonra en parlak gök cismi olarak gözleri kamaştıracak. Aşırı parlaklığı ve belirgin turuncu rengi nedeniyle, parlak gök nesnelerinin yer aldığı her gök olayında olduğu gibi, UFO ihbarlarında da artış gözlenebileceği belirtiliyor.

Mars, Dünya’ya en son M.Ö. 57617 yılında bu kadar yaklaşmıştı. Bundan sonra ise 28 Ağustos 2287’de 55 milyon 686 bin km yaklaşabilecek. 2729 yılında ise Mars’ın Dünya’ya uzaklığı 55 milyon 651 bin kilometre olacak. Bu tarihte tüm zamanların en yakın konumu gerçekleşecek.

Görünenin ötesindeki güzellik

Sizinle paylasmak istedigim bu fotograflarin neler oldugunu tahmin edebilecek misiniz?

Fasziniert von diesen Fotos, möchte ich sie gerne mit euch teilen, aber nicht gleich verraten, was es sein könnte, das soll eure Fantasie etwas anregen 😉

Vielleicht können wir hier an dieser Stelle noch weitere schöne Fotos aus der Mikrofotografie sammeln und zusammen teilen.

Yaşayan’ın Anıları-ilk iki bölüm

Günaydınnn frekanslarrr… Biraz uykucu mu oldum ne! İlginçtir geçenlerde benim için hazırlanmış MAYA analizimde tam da son sayfalarda (20 sayfa filan vardı) doğum günümün 20 Aralık olduğu yazıyordu ve ben o günün tarihine baktım 20 aralaktı! İnanılmaz şakacı bi evren bu. Üstelik bu analiz bana geleli en az üç hafta olmuştu fakat bi türlü çıkarıp okuma fırsatı /dayanılmaz arzusu duymamıştım. Ve işte tam da 20 aralık ta okumuşum. Her neyse şuna seviniyorum böylece artık yılda iki yaşımdan birden çıkabileceğim, 19 mayıslarda ve 20 Aralıklarda…. Oh ohhh bi kaç seneye kalmaz gennçççç bi kadın olup çıkarım… Hahahahahahah

**

Bakın ben bu konuda şaka yapmıyordum,yeni doğum tarihim 20 Aralık 2011 miş. Yani şu anda iki günlük bi bebişim. Bıngıldağım filan her bişeyim açık. Hepiniz de benim ebeveynlerimsiniz. Önünüzde maksimum 6 yılınız var! Beni tam da hayal ettiğiniz gibi bi dünya vatandaşı olarak yetiştirebilir misiniz?

Neyim?

İçimden makaralar gibi fırlıyor
aslında fırlamak istiyor da
ağzımla gırtlağım arasında tutuyorum onları
Kahkahaları…
Yüzüne yüzüne kusmak istiyorum onları
OYUNun…

Çene kemikleri geriliyor, çok güçlüler
patlamak istiyorlar
eh evet istiyorlar da, ne olacak yani
gülsem de ağlasam da umursamış oluyorum seni
Yahu geç git kardeşim
akşam akşam…

Sibel ve onun oyunu
ve onun gerilen çene kasları
beni hiç ilgilendirmiyorsunuz
büyük altın kanatları
açıyorum ve kucaklıyorum
ne gelirse önüme, ardıma
işte ben o kavuşma anıyım
ben AŞKım

24/8/2005 •

Anasının Karnından Dizisi

Anasının Karnından Dizisi

“Dünyayı her an sen yaratıyorsun! Narkissos’un kendi yansımasını gördüğü su birikintisi dış dünyadır. Onun gerçekliğine inanmak, ona bel bağlamak, kişinin kendi gölgesine bağımlı olması anlamına gelir. Kendi ellerinle yarattığın şey seni nefessiz bırakana dek, yaratandan yaratılan, düşleyenden düşlenen ve efendiden köle haline gelmektir.

Ademle Havvanın düşüşleri kendilerini her an gösterir. Biz, dünyanın betimlenmesi bizi ele geçirdiğinde, onu bizim yarattığımızı unuttuğumuzda, sürekli cennetten kovuluyoruz. O zaman yaratılan ayaklanarak karşı darbeyi vurmaktadır.  Bu ilk günahtır, bağışlanmaz ölümcül günah; sebeple sonucu yer değiştirmek.

İster iyi, ister kötü olsun, güzel veya çirkin, doğru veya yanlış, kişinin karşılaştıklarının hepsi, gerçeklik değil, kendi yansımalarıdır.