Anayasa’nın başlangıç bölümünde ‘yaratılanı yaratandan ötürü sevmek ve saymak’ ifadelerinin kullanılması sizce uygun mu?

  • Evet uygun, yasaya eklenebilir.
  • Hayır uygun bulmuyorum.
  • Farketmez, olsa da olur olmasa da
  • Bilmiyorum, ilgilenmiyorum, fikrim yok.
  • Başka bir şey söylemek istiyorum.

Temizlen temizlenebildiğin kadar

Anladığım kadarı ile aura üç açıdan önem arzediyor; birincisi, kişinin oyundaki düzeyinin en son durumunun bilançosunu gösteriyor. İkincisi, anlık duygu etkileşimlerinin haritasını veriyor. Üçüncüsü, fizik bedende oluşabilecek hastalıkların haberini önceden bildiriyor.

Faydalı bir eser!

Bir insan doğduğunda aurasında yalnızca genetik bütünlüğünün bileşimi olan düzensizliği getiriyor. Ancak büyüdükçe duyguların getirdiği sisler ve karmaşa tam bir aura kirliliği oluşturuyor.

Aura görme yetisi olan Rus bir doktor hanım, hayvanların ve bitkilerin auralarının bu açıdan daha temiz olduğunu söylemişti.

O zaman dünyadaki evcil hayvan çılgınlığı gözüme daha anlaşılır göründü.

Aurasını kendi çabalarıyla temizleme metotları unutturulmuş insan ırkı, temizlenmek için kapsadıkları oyunlara muhtaç durumda kalmış.

Entegral Bakışa Uyumlanmak(EBU)

Sibel Atasoy’la yepyeni bir çalışmaya başlıyoruz.
DanışCan’larla buluşma zamanıdır artık 🙂
Çalışmalar bireysel olup, eğer dilenirse (aile, eş, çocuk, sevgili) 2 ya da 3 kişiyle de birlikte çalışmalar yapılabilinir.Sibel Atasoy der ki;
…
“Entegral Nedir: Kelime bütünleme, bir araya getirmek, birleşmek, birleştirmek, kapsamak anlamına gelir. Aynılık anlamında değil, renkleri, gökkuşağı renkli insanların zikzaklarını, bütün harika farklılıkları tekdüze hale getirmek anlamında değil, genelde Kozmos anlamındadır. Sanata, ahlaka, bilime ve dine meşru bir yer veren daha kapsamlı bir bakış edinmek ve bunların hepsini Kozmik kekin sevilen dilimleri haline indirgemeye çalışmamaktır.DanışCan Nedir: Danışanın canım olduğunu anlatan bileşik kelime.”

Lütfen Dikkat

Posta kutuma gelen bu maili sizlerle paylaşmak istedim. Belki zaten biliyorsunuz ve belki aslında farklı görüşler de ortaya çıkabilir (aramızda tıp eğitimi almış bi çok arkadaşımız var) lütfen siz de benzer duyumlarınızı ya da varsa itirazlarınızı yapınız ki, böyle ciddi bir konuda görüşlerimiz netleşsin.
**

Arkadaslar Merhaba,
Basimizdan gecen kötü bir olayi sizinle paylasmak ve sizleri de nedenleri
hakkinda dikkatli olmaniz konusunda uyarmak istedim.
12 Eyül sabahi 10 yasindaki oglum yatagindan kalktiktan 10 dakika sonra
lavabonun önünde kriz gecirdi. Yerde vucudu kaskati iken titremelerle
birlikte, göz bebekleri kayboldu, nefes zorlugu agizda köpürmeler. Hemen
acile kaldirdik. Yapilan testlerden sonra konulan teshis sara (epilepsi)
idi. Ilac tedavisine baslandi.

SAVANA’DA İKİ KADEH TEKİLA

Orada öylece durup bu masalsı vahşilikteki kadının tanımadığım ama başlangıçta öykümün kahramanı olduğunu düşündüğüm bu adamı incitmesini hatta aşağılamasını izlemeyebilirdim. Peki ne yapabilirdim? “Hey yandaki çifte benden iki tekila ver kadınınkine arsenik koy” mu demeliydim bardaki uysal çocuğa? ki kesinlikle cinayet işleyebilecek biri gibi görünmeyen hatta suça yardım ve yataklık fikriyle bile düşüp bayılabilecek bu çocuğa!

Peki, o bu denli saf, uysal ya ben? Ben bu denli kötü müyüm? Hiç tanımadığım bir kadını adamcağızın kırılan kalbinin sesi buralara kadar geliyor diye öldürebilecek kadar kötü ama bu durum hayli beni de üzmüş olacak ki bi o kadar da ince ruhlu muyum? Ruhu bilemem ama evet kötü biriyim ben…ıslah edilemez kötülükte biriyim… 12 yaşımda azılı bir haydut muamelesi gördüğüm mahallemizde küçük bir gönül hikayesi ile içimde uyuyan gizli şairi de keşfetmiş kötü bir şair kadar kötü biriyim. Adam için üzülüyor muyum? Sanmam. Sanki sinirimi bozuyor bu durum, eşit-denk güçlerde birbirlerine saldırsalar bi içki de bardaki çocuğa ısmarlayıp keyifle tütün takviyesi yapacağım, eğleneceğim açıktan açığa fakat adamın sessiz, güçsüz ve insanda çocukluğuna dönme gibi histerik bir freudcu tat bırakan bu mülayim edası buna mukabil kadının belli ki her hafta kuaförlerde bu ve benzeri savaşlarda tehditkar hareketlerde bulunmak hatta gerektiğinde saldırmak için törpülettiği tırnakları, adama söylediği kötü sözlerin içindeki en kötüler için boynunu iyice kısıp omuzları arasında gizleyerek sözüm ona hani biraz lafını sakındığı gibi sahtelik kokan ve kesinlikle duygu içermeyen tavrı sinirimi bozuyor…