Hayatın müsveddesi yoktur. Hayatımızı doğal sistem işleyişine uygun olarak düzenleyip gereken şeyleri gereken zamanda yaparak yaşamımızı sürdürdüysek, gözümüz arkada kalmadan mutlu bir yaşamdan sonra tekrar hücrelerimize ayrışırız. Diğer durumda ise, mutsuz bir yaşamdan sonra, gözümüz arkada, yine hücrelerimize ayrışırız. Yaşamımızı doğadaki sistemle uyumlu olarak yaşayabildikse, yaşadık oluyor. Yoksa bir ömür geçiyor ve hücreler yeni bir varlık içinde yarışlarına devam ediyorlar.
Hücrelerimiz de yeni bir yaşam oluşturacak şekilde doğadaki bilgi edinme ve bu bilgilere göre kendilerini yeniden örgütleme işlemlerine devam ereler. Hayat bu şekilde devam eden bir bilgi edinme ve bu bilgilere göre tekrar örgütlenme yarışlarından oluşur. Çünkü zaman denilen faktör, maddelerin bu tür bir değişim-dönüşüm sistemi içinde olmasını gerekli kılar. Ebediyet, sonsuzluk gibi bir şey olması mümkün değildir. Varlıklar (maddeler) birbirlerine dönüşmeyecek olurlarsa, zaman denilen şey durmuş olur (Zaman ve Zamanlama bölümüne bak.).
HSYK(Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu)’dan şaka gibi yasa taslağı fikri!!