Bilinç,duygu ve çevre faktörü-12

Önce yaşanılmış örnek vererek, duygu oluşumunun çevre faktörleriyle nasıl etkilendiğini gösterelim.

►1- Çocukluğunun hatırlanmayan döneminde bir köpek saldırısına uğrayan bir adamın, sol kulağı yırtılır, kolunda ve göğsünde yaralar oluşur. Bunu sonucu tüm gençliğinde köpeklerden kaçar. Evlendikten sonra çocukları olur ve çocuklar eve bir köpek almak isterler ve adam çocuklarının arzusunu yerine getirmek istemektedir. Bunu üzerine adam bir ruh doktoruna gidip çözüm arar. Doktor muayenesinde, adamın köpek gördüğünde kalbinin patlarcasına attığını, soğuk terler döktüğünü saptar. Daha önce ilaçla bu korku yatıştırılmaya çalışılmıştır, ama ilaç sadece adamın duygularını sakinleştirmeye-uyuşturmaya yaramaktadır. İlaç etkisi kalkınca, aynı korku devam etmektedir.

Olay kişinin çocukluğunun hatırlanmadığı dönemde gerçekleşmiş olduğundan, kişi olayı hiç hatırlamamakta, ancak ebeveynleri böyle bir olay olduğunu ona sonradan söylemiş olduklarından, geçmişinde böyle bir olay geçmiş olduğu bilgisine sahiptir. Dolayısıyla olayın kayıtları sadece bilinçaltına yerleşmiştir, yani kişinin beynindeki amigdala bölgesi her köpek gördüğünde “kaç veya savaş” sinyali vermektedir. Beynimizin bu tutumu, bizleri tehlikelerden korumak için oluşturulmuş kalıtsal bir davranış devresidir.

Faşizm Üzerine

Faşizm Üzerine

Giriş

Faşizm, burjuvazinin “demokratik” sınırlar içerisinde çözemediği ekonomik ve toplumsal krizinin bir sonucu ve bu krizi aşmanın da en barbar ve en insanlık dışı yöntemidir. İşçi sınıfına ve onun devrimci örgütlenmelerine karşı topyekûn bir saldırıyı ifade eden faşizm, krizdeki bir kapitalizmin ne gibi felaketlere yol açabileceğinin de en somut örneği olarak modern tarihe damgasını vuran bir olgudur.
Kapitalizmin bunalımından kasıt, temelde artı-değerin üretilme olanağının yok edilmesi ya da bunun büyük oranda elimine edilmesidir. Faşizmin iktidara el koymasının tarihsel misyonu, artı-değerin üretilme şartlarını, kapitalizmin lehine, şiddet kullanılarak değiştirmesidir. Unutulmamalıdır ki faşizmin ortaya çıkışının bir diğer nedeni de proletaryanın, önderliğinden kaynaklanan devrimci güçsüzlüğüydü.
Emperyalizm çağında burjuvazi, politik egemenliğini en az “maliyetle” yani burjuva demokrasisi yoluyla sürdürmeye çalışır. Fakat büyük burjuvazinin egemenliğinin bu biçimi, ekonomik ve toplumsal güçlerin bir hayli değişken ve istikrarsız dengesine bağlıdır. Nesnel gelişmeler bu dengeyi bozunca, tarihsel çıkarlarını gerçekleştirmek için, büyük burjuvazi, devletin yürütme gücünü merkezileştirmeye çalışır. Faşizm, işte bu eğilimin gerçekleşmesidir. Eğer faşizm, işçi hareketini ezmeyi başarırsa, kapitalizm açısından görevini yapmış demektir. Bundan sonra faşizmin kitle hareketi bürokratlaştırılır ve burjuva devlet aygıtı içinde eritilir.
Faşizm, sosyal demokrat örgütler de dâhil olmak üzere bütün işçi örgütlerinin, en ılımlı olanlarının dahi, tamamen yıkılmasını hedefler. Faşizm sadece zorbalık ve polis terörü rejimi değil; Burjuva toplumu içindeki bütün proleter demokrasisi öğelerinin köklerinin bütünüyle kazınmasına dayanan bir “hükümet” sistemidir. Faşizmin görevi, sadece komünist öncüyü yok etmek değil, bütün işçi sınıfını bölünmüşlük içinde tutmaktır. Onun tarihsel görevi üç aşağı beş yukarı özünde budur.

Tekrar eden şeyler!

Herhangi bir yerde, tekrar eden bişey (somut/soyut fark etmez) gördüğünüzde, derhal durun!

Evet her ne yapıyorsanız bırakın ve tekrarın mekanizmasına odaklanın.

İşte orada Matriksin kedisi var! Orada Don Juan’ın ağaçtan defalarca düşen aynı yaprağı var! Inception filmindeki fırıldak var!

Uyanmanız için oraya yerleştirmiş olduğunuz alarm o!
Ya kaybolursak diye oraya buraya serptiğimiz piniç taneleri onlar 🙂

Buraya kadar geldiyseniz artık kaybolamazsınız, açın gözlerinizi!

**

Saniyede 300.000 km hızla yol almak ne mene bişeydir?

**

Kendimizin hayaliyiz!

Sibel Sordu: (Özet için bakınız)

Atom altı parçacıklarda tam olarak yerine oturtamadığım ilişkiler var, şu sorulara yanıt arıyorum:
1.Bozonlar, fermiyonların zıddı olarak aynı mekanı paylaşabilen parçacıklar ve bunlara toplu olarak tam spinliler deniyor. Fakat elekron gibi element de değiller galiba, yani birleşikler mi? Örneğin Çekirdekteki bazı proton ve nötron(nükleon) bileşikleri bozon oluyorlar?Bu ifade doğru mudur
2. Bozonlar-mezonlar ışıktan hızlıdır, güç/bilgi taşıyıcıları. Onların -elektron gibi- element hali de var mı?
3. Fermiyonlar, yani elektron, proton ve nötronlar olarak bozonlardan ayrılan madde yapı taşları olduğu halde, bazı çekirdek yapılarının bozona dönüşebilmesi ne mene bişeydir?
4. Takyonlar ve bozonlar arasındaki fark nedir?
5. Nötronların dönüş yönününün hareketleri doğrultusunda olması ne anlama gelir?
6. Yarım sipinliler (nötron,proton,elektron yani fermionlar), bildiğimiz madde alamini görünür-var kılıyorlar. Acaba yarım spin fizik terimini dualitik olarak yorumlamak mümkün mü?

Zaman Kavramı-11

Zaman kavramının ne olduğu ne anlama geldiğini üç farklı bakış açısıyla ele alacağız.

►1- Patel (2008)e göre Zaman tanımı:

Sürekli bir değişim-dönüşüm içindeki bir doğada yaşıyoruz. Patel’in (2008, p. 188) vurguladığı üzere: “Tüm varlıklar atomlardan oluşurlar …  Ve tüm biyokimyasal olaylarda (bu atomlar) farklı şekilde tekrar dizilirler-düzenlenirler. Bizleri oluşturan bu atomlar bir zamanlar Buddha’ya, Cengiz Han’a vaya Isaac Newton’a aittiler. Görüleceği üzere, zamanla değişen şey, bu atomların dizilim şekilleridir ve bu dizilim şekilleri farklı bilgiler oluştururlar. …  Sözün kısası: Hardware’ler değiştirilir, software ise hassaslaştırılır!”

Yani Patel’in (2008) tanımıyla, zaman maddelerin değişik sinyaller (bilgi) verecek şekilde yapısal durumlarının değişikliklere uğramasına bağlı bir göstergedir.