bugun…

Yalnızlıkmı acaba?
Bugün benim sorunum ne bilmiyorum…
Eskideki bi an’ı özledim sanki…
Hangi an onuda bilmiyorum …
Tanıdık gelen bişeyler var bugunde ama eksik olan bişeykerde var …
Bulamıyorum bugun kendımı,ruhum başka yerde bedenım baska yerde de cekıp alamıyorum ruhumu bugun bedenıme…
Bi gidiyor kafam uçuyorum bıryerlerde bı bakıyorum gercegin içindeyim bu gidip gelmelermi yordu benı ….

Uyumalıyım …
Bitmeli artık bugun ve yarın sonsuz olmalı…

Şamanizm, Feminizm ve Türkler

Şamanizm anaerkil dönemde ortaya çıkmıştır ve kadın-erkek arası fark yoktur.Kadınlarda şaman olabiliyordu hatta şamanların büyük çoğunluğu kadındı.

Ziya Gökalp’e göre Türklerin eski inancı olan Şamanizm ‘deki kadın-erkek eşitliği anlayışının kabulü bir bakıma feminist olmakla eşdeğerdi.Bundan dolayıdır ki feminist düşünce,türk kültüründen çokta uzak değildir.”Türkçülüğün Esasları” adlı eserinde bu düşünceyi dahada ileri giderek ”istikbalde bi-taraf bir tarih demokrasi ile feminizmin Türklerden doğduğunu itirafa mecbur kalacaktır.O halde,istikbaldeki Türk ahlakının esaslarıda millet,vatan,meslek ve aile mefkureleriyle beraber, demokrasi ve feminizm olmalıdır” sözleriyle dile getirir.

Hal böyle iken Z.Gökalp’in öngörüsü ve önerisi ne kadar olanaklıdır ve en önemlisi neden özümüzden bukadar uzaklarda yaşamaktayız ?

Danışmandan Görüşmeciye

Avrupanın en ünlü ve saygın danışmanlık firmasının yönetim kurulu başkanıyla yapılan bir röportajda beyfendiye şöyle bir soru yöneltilmiş:

“Danışmanlık nedir? Danışman kimdir?”

“Danışman, size saati söylemek için saatinize bakan kişidir!”

Yıllarca bu esprili cevap çok hoşuma gitti, eğlenceli ve zekiceydi, yeri geldikçe örnek olarak kullandım.

Bugüne gelindiğinde (çünkü aradan çok sular aktı), soru bu kez bana  yöneltilmiş olsaydı, belki şöyle bir cevap alınabilirdi:

“Danışman, size saati öğrenmeniz için saatinize bakmanızı anımsatacak soruyu yönlendirebilen, sabırlı bir görüşmecidir.”

4 yön 4 rüzgar 4 kadın

Dört tür rüzgar vardır. Dört yön gibi. İlk rüzgar meltemdir, sabahtır. Umut ve parlaklık taşır, günün müjdecisidir. Gelir, gider ve her yere girer. Kimi zaman yumuşak ve anlaşılmazdır, kimi zamansa dırdırcı ve sıkıcı. Bir başka rüzgar da yeğin rüzgardır, sıcak, soğuk ya da ikisi birden olur. Gün ortası rüzgarıdır bu. Tüm gücüyle ama tam bir körlük içinde eser. Kapıları zorlar, duvarları devirir. Büyücünün yeğin rüzgarla aşık atması için aşırı güçlü olması gerekir. Öğleden sonrasının soğuk rüzgarı gelir sonra. Hüzünlü ve yorucudur. Bir an olsun erince kavuşmana izin vermez. İliğine dek üşütür seni. Nagual bunun göründüğünden derin bir şey olduğunu ve peşinden koşmanın zahmete değmekten de öte bir şey olduğunu söyler. Sonuncusuysa sıcak rüzgardır. Her şeyi korur, ısıtır, kaplar. Büyücüler için bu gece rüzgarıdır. Erki karanlıkla birlikte sürer. Meltem doğudur. Soğuk rüzgar batı. Sıcak rüzgar güney. Yeğin rüzgarsa kuzey. Her birinin kişiliği vardır. Meltem neşeli, kaygan ve kaypaktır. Soğuk rüzgar melankolik, kafadar ve daima düşüncelidir. Sıcak rüzgar mutlui terk edilmiş ama canlıdır. Yeğin rüzgarsa güç dolu, buyurgan ve sabırsızdır. Dört rüzgar da kadındır. Eğer bir kadın, sesini kısar da kendisiyle konuşmayı bırakırsa, rüzgarı gelip öylece alıverirmiş onu.

CC