Kendime Verdiğim Bazı Sözler…

Bu yazı başka bir forumdan, bir çok konuda benzer düşüncelere sahip olduğum (din, politika vs) bir dostuma ait.. Forumda direkt olarak başka bir yerden alıntı yaparak konu açılmadığını sanıyorum.. Ama belli başlı konularda tartışma yapan arkadaşların mutlaka okuması gerektiğini düşündüm.. Bu yüzden, eğer forum kurallarını ihlal eden bir durum varsa konuyu silebilirsiniz elbette.. Ben yine de şansımı denemek istedim 🙂

Bir de konuyu hangi bölüme açacağıma karar veremedim.. Fakat konunun üyelere öneri, tavsiye statüsünde olduğunu düşündüğüm için, konuyu bu kategoriye açtım.

Yazının orjinal linki için; (Yazan; Ulpian)


Forumda olsun, gerçek hayatta olsun herhangi bir konuda farklı düşüncedeki insanlarla tartışırken genelde uymaya çalıştığım, fakat bunu her zaman başaramadığım, birkaç ‘ilkeyi’ alenen paylaşmak istiyorum ki, sizler de yeri geldiğinde lütfen ”Ulpian, bak sözünde durmuyorsun” deyin…

*İSLAM’IN SİYASALLAŞMASI

Çok aşina olduğunumuz bir din ve toplumsal ahlakın derinine işlemiş bir olgudur İslam. Farklı İslam anlayışları mevcut haliyle onu farklı farklı yaşayanlar da var. Anlayışlara ve içinde bulundukları topluma göre dinin yaşanış tarzı da hayli değişiyor. Dinler her daim toplumların psikiatrlarıdır, bu inkar edilemez. Çoğu inanan insan, şükreder ve önüne sürülen yal’a yemek der alır yer ve susar. İnsan tarafından yaratılmış olan dinler yine insanı kısıtlayıp herkesi tek sırada durdurmak için koşturup duruyor…

İster istemez bu dinle yoğrulmuş toplumları yönetmek için de yine en can alıcı noktalarından onları vurmak en mantıksı oluyor : <strong><u>DİN... </u></strong> Bu durumum siyasiler tarafından kullanılıp da dinlerin siyasete yem olaması da kaçınılmazdır. İran gibi siyasallaşmış bir islam profili, günümüzde hala varlığını sürdürmekte. Peki İslam'ın siyasallaşması ve dinin politikaya alet edilerek insanları en hassas oldukları noktadan tutulup kukla gibi oynatılmasına, o inandığınız sevgili dinlerde ne deniyor? O Tanrılarınız buna nasıl müsade ediyor?

Her şey din için deyip, bir toplumun yaşam çerçevesini belirlemek ve bir ahlaki yapının siyasal İslam'a  dönüştürülmesi hangi "düşünen" insanın kabul edebileceği bir şeydir?<!--break-->

<strong>Bir darbe bazen sessizce de yapılabilir</strong>, özellikle bu siyasallaşmış bir İslami devrimse... Öncelikle eğitim sisteminde yapılan değişiklikler, içi boşaltılan "laiklik" anlayışı, kanunların bedbahsızca değiştirilmesi, gençlerin hungarca 18 yasında iken silahlanmaya zorlanması ve daha neler neler... Ne derler bilirsiniz "Parayla değil, SIRAYLA..."

İnsan ve Doğa

Hiç bir şey doğasız var olmaz. Bütün canlılar, insanlar da hem doğanın hem de birbirinin özü. Bütün yaşam doğanın durumu.Biz doğaya doğada bize bağlı.İnsan kendi güvenini bir güce dayanmak için arar Tanrı ‘ yi, Yoksa onu yaratır! Bu arayışta Tanrı sevgisinden çok hatta tümden kendi güvenini sağlama çabası.. çıkarı var. Öyle olmasaydı sayıları 300 000 000 ‘u aşan Tanrı’ları yaratmaz 20 000 Din ve inanç birliklerine gebe kalmazdı insanlık.

Bütün canlılar bir gün tükenişe gider. Bu doğanın değişmez doğrusudur.Her düzen bir yök oluşun karşılığıysa, düzensizlik de bir yök oluşun karşılığı olması gerekir. Doğa gerçekten düzene, bilgiye, anıya ulaşır, böyle bir akışın karşılığı olarak bilim bir şeyi açıklarken hayallere yaslanmaz.Olayların, olgunların akışına, birbirine ilişkin süreçlerin verilerine dayanır.

bugun…

Yalnızlıkmı acaba?
Bugün benim sorunum ne bilmiyorum…
Eskideki bi an’ı özledim sanki…
Hangi an onuda bilmiyorum …
Tanıdık gelen bişeyler var bugunde ama eksik olan bişeykerde var …
Bulamıyorum bugun kendımı,ruhum başka yerde bedenım baska yerde de cekıp alamıyorum ruhumu bugun bedenıme…
Bi gidiyor kafam uçuyorum bıryerlerde bı bakıyorum gercegin içindeyim bu gidip gelmelermi yordu benı ….

Uyumalıyım …
Bitmeli artık bugun ve yarın sonsuz olmalı…