- *Toplum düzeninin korunması için oluşturulmuş gerekli kurallardır.
- *Bireyin normlar ve ahlaki ölçülerle toplum tarafından sınırlandırılmasıdır.
- *Saçmalıktır, reddedilmesi gerekir.
- *Her toplumda iyiligi ve kötülüğü kabul gören bazı yazısız kuralların varlığı ahlaki evrensel kılar.( hırsızlık yapmak kötüdür)
- *Kişiden kişiye değiştiği için evrensel olamaz.
- *Herkesin çıkarlarını gözettiği müddetçe sorun değil, var olabilir.
- *Başka türlü bir şeydir. (Belirtiniz)
İRAN DEVRİMİ
*YÖNETİM ŞEKLİ : İslam Cumhuriyeti
Aşağıda eklediğim linkte, ‘İslam Cumhuruyeti’ anlayışını gösteren bir tablo yer almaktadır.
* DİNİ: Halkın %90’ini Şii Müslümanlar, %8’ini Sünni Müslümanlar, geriye kalan %2’lik kısmı ise diğer dinlere mensup insanlar ölüstürür.
* NÜFUSU: Yapılan araştırmalara göre İran nüfusunun %40’ini Farslar, %37’ini Azeriler, 6%’ini Gilekler ve Mazandaranlar, %7’sini Kürtler, %3’unu Araplar, %2’sini Lurlar, %2’sini Beluciler, %2’sini Türkmenler ve %1’ini Kaskay Türkleri ve diğer etnik gruplar oluşturur.

<strong>*GENEL BAKIŞ*
622 yılında İslam Peygamberi öncülüğünde İran topraklarına yapılan seferlerle İslamiyetle tanışan İran halkı(dönemin Ümmeyyeoğulları) , yüzyıllardır inanmakta oldukları Mitra (ışık meleği)’yi zaman içerisinde unutup İslamiyeti benimsemişlerdir.632 ylında meydana gelen El Kadısıye savaşının kaybedilmesi üzerine İslamiyetle iç içe yaşamaya başlayan halk, köklü edebiyatı, felsefe düşünürleri ve sanatı ile İslamiyete çokça katkı sağlamıştır.1501’de Safevi Devleti’nin İran toprakları üzerinde kurulması ile resmi din Şiilik olmuştur.1795’de kurulan Kaçarı Hanedanlığı’nın hüküm sürdüğü sıralarda monarşik bir yapıya sahip olan devlet, 1900’lere gelindiğinde despotik yönetim sistemi çökmeye ve yerini meşrutiyete bırakmaya başlamıştır.
1905 Rus devrimini etkileri kaçınılmaz bir şekilde İran’da da görülmektedir.Yeni gelişmeye başlayan burjuvazi ve ulema sınıfının da etkisiyle dönemin Şah’ına yapaılan baskılar artmış ve sonuç olarak 1906-1911 Anayasa devrimiyle İran’nın sısyası yönetim şekli parlementer monarşi bir başka deyişle meşrutiyet olarak değişmiştir.Bildiğmizi üzere, bu sistemde hükümdarın yetkileri bir anayasa ile kistlanır; hatta kral(padişah veya şah) devletin simgesi olarak kalır, fakat yürütme yetkisi bir hükümete bırakılır.Hükmet ise halk tarafından seçilmiş olup meclisin kararlarına uymakla yükümlüdür.
1908’de İran’da petrolün bulunması ile kapitalizmin etkisi karşı konulamaz bir şekilde yayılmaya başlamıştır.Halkın büyük çocunluğunun kırsal kesimde konutlanmasına rağmen hatri sayılır mıktarda işçi sınıfı oluşmaya başlamıştır.1921’e gelindiğinde her 1000 işçiden 200’unun sendikaya örgütlü olduğu belirtilmiştir.Bunun yanı sıra; 1925’te yabancı sermayeye verilen ayrıcalıkların azaltılması üzerine yerli burjuvazinin önü açılmıştır.
HEMEN ŞİMDİ
HEMEN ŞİMDİ (Şaire’ye…)
İşte şimdi
Canım seni istedi
İşte şimdi
Bir güneş batıyor kanıma
İşte şimdi
Sen yoksun yanımda
İşte şimdi
Bir güneş batıyor kanımda!…
İşte şimdi
Fabrika çıkışında bir işçi
Koltuğunda belki
Sekiz saatin biri
Gidiyor çocuklarına
Sıcak bir akşam ekmeği
İşte şimdi
Canım seni istedi!…
İşte şimdi
Gün boyu gezindi
Eşindi çırpındı didindi
Börtü-böcek solucan
Belki bir ot tohumu
Belki bir buğday tanesi
Gün boyu gagadan
Gagaya dökülen dirimdi
Gün boyu yavrularına
Taşıyıp durdu kuşlar
Şimdi yuvalarında
Uykuya daldı devinim
İşte şimdi
Canım seni istedi!…
Yaşasın basın özgürlüğü (!)
Ergenekon soruşturması kapsamında gazeteci yazar Nedim Şener, evinde yapılan aramanın ardından gözaltına alındı. Şener emniyete girişinde, “Türkiye’de Amerika’dan daha özgür bir basın var. İçişleri Bakanına selam olsun” dedi. Gazeteci Ahmet Şık da gözaltına alınırken tepkisini ”Dokunan yanar” diyerek gösterebildi.
Ne diyelim bizden de bakana selamlar!
Tanrının başarısızlığı?
Dünyanın, evrenin yaşı bildiğimiz üzere milyarlarla, milyonlarla ölçülüyor. Hal böyle iken neden tanrı insanları hala ve hala yola getirememiş, dünyada ki kötülüğe bir son verememiş?
Tam tersine dinler yüzünden günümüzde hala kıyımlar yapılmakta, dinler soğuk savaşlarda bile kullanılmakta?
Herhalde şeytan olsam dünyada insanlar arasına nifak sokmak için din denen kavramı gönderirdim dünyaya?
Tanrının, üstün yaratıcının, bu ulu varklığın binlerce,milyonlarca yıldır başarıya ulaşamaması(ki hala din birliği sağlanamamış) size normal geliyor mu?