Martín Prechtel ile Röportaj


Martín Prechtel ile Röportaj

Nisan 2001’de “The Sun” dergisinde yayınladı

Derrick Jensen

Martín Prechtel, New Mexico’da, insanların Avrupalılardan önceki eski yaşamlarını hâlâ sürdürdükleri bir Pueblo Yerlisi Rezervasyonunda büyüdü. Annesi, Pueblo okulunda öğretmenlik yapan bir Kanada Yerlisiydi. Babası beyaz bir paleontologtu. Martín, buradaki kültürü ve toprağı sevmişti. “Hayatımın ilk yıllarını, bu yaşam tarzının güzelliğini anlayamayan bir kaç beyaz adamın ellerinde bu güzel dünyanın tamamen yok olabileceği korkusuyla yaşadım.” diyordu. Prechtel güzelliği öldüren bu tehlikeli güce karşı çalışmaya başladı. “Yerliler buna ‘beyaz adamın tarzı’ diyordu, ama bundan daha fazlasıydı. Bulaşıcı gücü beyazları da yemişti ve onları destekçisi yapmıştı. Bu korkunç sendromun halkların doğal ve vahşi doğasına hiç bir faydası yoktu.”

Özgürlüğe giden yol öpüşmeden geçer

Moskova ve Saint Petersburg arasında bulunan Kresttsy kasabasında, tartışan sevgililer için bir meydan açıldı. “Meydana her iki tarafı da eğimli olan banklar yerleştirildi. Böylece tartışma gerildikçe bankın her iki yanına kayan sevgililer, eğim sayesinde bankın ortasına geçecek ve tartışma ateşli bir öpüşmeyle tatlıya bağlanacak.

(Daha önce yazarı tarafından kaldırılan bu konunun, ilgili yorumlarını geri getiriyorum. )

Öyle ya da böyle -1

Öğretme arzusu, paylaşma zevkini tadmak içinse ve aslında içeriği pek ciddiye alınmıyorsa hoş görülebilir bir sapınçtır. sa

**

Öykücünün olayın etrafında dört dönüşü amaçlıdır (kendi bilmese de içindeki bilgelik ya da Tin ona bunu yaptırır), çünkü o söylemek istediğini dinleyenlerin zihnine değil yüreğine gönderme çabasındadır. Bu sebeple atmosferi dinleyenin içine yerleştirmekle başlar önce, onu iyice sersemletir, hatta uyuklatabilir bile, sonra aniden keskin vuruşunu yapar. sa

**

Tek Tanrılı dinler ve uzun bir süre boyunca bilim, birey bilincinin (eril ilkenin) kendi ayakları üzerinde durabilmesi için planlanmış bir manevraydı (çünkü deli Dumrul henüz hamdı). Kuantum fiziği ile eril ilkenin dayanıklılığı test aşamasına geçti. sa

**

“Haklı çıkma” gayretini,  ”kendine önem verme” olgusuyla eşleştirmek çok kolay ve fakat fazla kestirmeden gidiş gibi geliyor bana; çünkü zaten insanın yaptığı hemen her edim “kendine önem verme” sebebiyledir ve bu da “birey olma” çabasının yan etkisidir doğal olarak. Basit bir örnek vermek gerekirse, elinizde kendi gücünün farkında olmadığı için başka güçlerin hegomonyasına girmiş bir “hasta” var ve siz doktorsunuz, ona hemen bir reçete yazıyorsunuz: BO (Birey Ol) 3×1 … Güzel ve fakat her ilaç gibi bunun da sayısız yan etkisi var! sa

Korku…

Arkadaşlar
Zaman zaman mail kutularımıza dostlarımızdan gelen iletilerde bizi teyakkuza sokan içerikler okuyoruz. Her hangi bir alanda son derece dikkatli olmamız gereken öyküler; olaylar anlatıyorlar…
Bu tür olayların gerçek oduğunu düşündüğünüzde tüyleriniz ürperiyor.
Gerçek olmadığını düşündüğünüzde ise bir soru ve sorular zinciri beliryor kafada;
– Neden bu tür mailler geziyor ortada?
– Adres tolamak için bu tür maillerin kullanıldığı söyleniyor, bunun gerçeklik payı nedir?
– İnsanların insanlarla dayanışma yardımlaşma ilişkileri mi köreltilmek isteniyor yoksa?
– Toplumun dokusuna bir müdahale mi bu?
– İnsanların serbest atomlar haline gelerek birbirlerine olan güvenlerinin yıkılmasının bir yöntemi midir bu?
Aşağıda bu sabah aldığım bir maili paylaşacağım ama sizlerin bu tür iletiler ve ayrıca organ mafyası hakkındaki bilgilerinizi paylaşmanızı dileyeceğim.
Bu sabah gelen mail: