Çantacı Necmi Abi ve Ateist Yıldırım

Bu hikayenin nurcular tarafından uydurulmuş kısmına hepiniz rastlamışsınızdır. Bilirsiniz ateisti alırlar hayallerinde kafasına göre konuştururlar ve sonra çantacı necmi abi bir bakmışsınız ikna etmiş ateisti. Birde benim versiyonumu okuyun.

Beyaz eşya pazarlamacısı kamyondan iner. Beyaz eşya satan dükkana girer.
Dükkanda dini bir konuda sohbet yapılmaktadır. Satıcı sohbet esnasında kafasını uzatarak:
-Merhaba, ben ateistim, sizinle dini konularda tartışabiliriz, dedi.

Dükkanda bulunanlardan biri olan Necmi Abi
-Hoş geldin Ateist kardeş,

-Hoş bulduk
-Buyur gel oturalım, sohbet edelim.

Ateist oturur.
-Edelim bakalım.
-İsminiz nedir ateist kardeş?

-Yıldırım
-Merhaba Yıldırım memnun oldum benim adım da Necmi.

Karanlıktan nasıl çıkılır?

İlkyarı ve reklamsız-sevinçli bir gayretle sürdürdükleri faaliyetlerini iki yıldır biliyor ve takip ediyorum. Merkezi ODTÜ olduğu için Ankaralı arkadaşlarımızın fiilen de kolayca ulaşabileceği, yardım eli uzatabilecekleri bir yer. Biz buradan maddi ve manevi katkının ötesine geçme fırsatı pek bulamıyoruz.

İlkyar E-posta Listesine üye olmak ücretsizdir. Küçücük bir formu doldurunuz: http://www.ilkyar.org.tr/ Bu listeye üye olduğunuz zaman belirttiğiniz e-posta adresinize haftada iki defa izlenim gönderilir. Böylece İlkyarın ulaştığı köyleri, çocuklarımızı ve onların gelişim aşamalarını bizzat kendi kalemlerinden izleyebilirsiniz.

Hala okuma isteği duyan çocuklar varsa köylerde ve bunu keşfedip tüm güçleriyle onları arzularına ulaştırmaya çalışan İlkyarın hem kültürlü hem vicdanlı hem de politikadan uzak sessiz alçakgönüllülüklerini tüm kalbimle kutluyorum.
sa
Bayramda koy cocuklarini sevindirmek ister misiniz?
Oyleyse lutfen ILKYAR’in hesaplarina ‘BAYRAM’ aciklamasiyla bagisinizi gonderin, bagislariniz bot, sekerleme, dergi, corap vb olarak koy cocuklarina gonderilecektir..
Cocuklarimiz sevinsin diyorsaniz sizleri de destek vermeye davet ediyoruz…
Herkesin mutlu oldugu bayramlar diliyoruz…
ILKYAR’in hesap numaralari :

İş Bnk. ODTÜ Şb.
TR26 0006 4000 0014 2290 706968 TL

Köylerde ne var ne yok?

Cumartesi günü İznik’e gittik. Sisli bir gündü ama yılmadık.

İzniğin iki köyünü gezdik. Bir tanesi seksen haneli diğeri biraz daha büyüktü. Her iki köyde de okul yok. Önceleri varmış ancak yıpranmış ve onarılacak bütçe çıkmamış. Buna mukabil her iki köyün ortasında da yeni yapılmış devasa aynı şekil ve renkte gıcırgıcır iki cami var. Belki görmediğiniz için abarttığımı sanabilirsiniz ancak ben başımı çevirip ilk kez gördüğümde uzay aracı sandım. Minareleri nerdeyse gördüğüm en uzun olanlarından.

Köyde evler yıkık dökük, yolları berbat, çorak. Evlerin bahçelerinde bi tane bile meyve ağacı yok! İnanılır gibi değil ama gözlerimle gördüm. Kahvede oturup bir çay içtik, içim sıkıldıkça sıkıldı. Ben ki bırakın böyle İstanbula birbuçuk saat mesafede köyleri, defalarca anadolunun ücra yerlerinde köylere gitmiştim. İki ayrı köyde oturdum, uzun süreli yaşadım, hatta ilkokul diplomam köy okulundandır. Yani köy, köylü bilmediğim şey değil. Aslında değildi demeliyim artık; çünkü bu gördüğüm köylerde ruh kalmamış, yaşamıyorlar sanki. Köyler yaşlı fillerin ölmek için gittikleri ücra yerlere benzemiş.

“Kurban” hakkındaki düşünceniz?

  • Kurban geleneği bir ibadettir ve devam etmelidir.
  • Kurban geleneği yerine başka alternatifler bulunabilir. (Bağış, yardım, hizmet vs)
  • Kurban geleneğine karşıyım. Eski bir gelenek.
  • Gereksiz buluyorum.
  • İnsanı psikolojik açıdan rahatlatan, huzura kavuşturan, stresini alan bir gelenek
  • Sosyal açıdan gerekli buluyorum.
  • İhtiyaç dışında, toplu hayvan kesimine karşıyım.
  • Herhangi bir hayvanın öldürülmesine karşıyım.
  • Başka bir düşüncem var, bu şıkkı işaretlediysem de yazacağım mutlaka.

Okullar yaratıcılığı öldürüyor mu?

Ana sınıfında ders esnasında arkalarda oturan minik bi kız kendini çizmekte olduğu resmine kaptırmış, sınıfla ilgisi kesik görünüyormuş doğal olarak. Öğretmen yanına yaklaşıp sormuş “ne çiziyorsun Jane?” kız başını kaldırmadan “Tanrının resmini” demiş. Öğretmen sesini iyice tatlılaştırarak “ama jane, onu kimse görmedi ki şimdiye kadar” demiş. Kız yine istifini bozmadan “iki dakikaya kadar görecekler” demiş :)))

http://www.ted.com/talks/lang/tur/ken_robinson_says_schools_kill_creativity.html

Eski bi konferans, ilk dinlediğimde de çok sevmiştim. Yine paylaşacağım. Belki haftada bir paylaşırım bunu :)”Eğer bir erkek konuşursa ve onu hiç bir kadın duymazsa, o hala haksız olabilir mi?” :))) Neyse konu bu değil elbette ama profeserün tatlı dili arasına sıkışmış küçük bir şaka.