PEKİ, O ZAMAN HANIMEFENDİYE YOLU GÖSTER ALEX/Efsun Hanım – Büyülü ormanda geri dönüş için varoluşçu kırıntılar…
Ne kadar korkabilirsin diye sorduğunda bir ayağı çoktan yerden kesilmişti bile…tebessümü kesin ve keskindi…”hiç” dedim. Yalan söyledim.tebessümü biraz daha gergin yayıldı yüzüne.
Gergin: kitapları defterleri kaplamak için kullanılan renkli jelatinleri biraz daha çekiştirmek…
Hiç: büyük yalan.
Hayatımın geri kalanını pis bir hisle geçirmeyeyim diye atlamadığını, yüksekte-yerde olmayan ayağını diğer ayağının yanına tumturaklı bir edayla indirip gösterişli bir el devinimiyle sanki bu kareye dolan müziğe eşlik ediyormuşcasına, sanki ispanyol dansına hakim ve hatta bir ispanyolmuşcasına …kendimden nefret etmemem için benimle dans ettiğini biliyorum..beni çok sevdiğini, onu çok sevdiğimi biliyorum….
“Gerçek bu değil” diyor Alice ayaklarını henüz öğrendiği izlenimi uyandıran dansa alıştırmak istercesine…aynı anda öğrenmeye çalıştığım bir dilin fonetiğinde geziniyorum.. “Alice senin kahramanın değil” diyor kraliçe…
Güneşin altında yeni bir şey yok.
Söylenecek yeni bir söz olmadığını kabul etmek insana zor geliyor. Sebebi nihilistik bir duygu yaratması olabilir, bilmiyorum. Yirmi seneyi aşkındır her şeyin bir tekrardan ibaret olduğunu görmeye başladım. Önce dünyasal sonra ülkesel sonra çevremdeki insanları ve en sonunda (ve nihayet) kendi tekrarlarımı gördüm.
İnsan bunu gördükten sonra yirmi sene daha yaşarsa ne olur? Cevabı bende var.
Ya otuz kırk yıl daha yaşarsam ne olacak? İnsan bunu düşünmek bile istemiyor.
Sahibi olduğunu düşündüğünüz bilgiler için böbürlenmeye gerek yok, hepsi daha önce söylenmişti. Benim gibi Amerikayı yeniden keşfetmiş de olabilirsiniz, ne olmuş? Her an tekrar keşfediyor da olabilirsiniz, ne olmuş?
Zaten insan dediğin, aynı güneşin altında aynı koridorlarda dolaşıp duruyor. Şanslı olanlar kendine has bir üslup edinerek yeknesaklıktan kaçınmaya çabalıyor (şekil 1 A). Fakat sonuç fark etmez, her şekilde fark etmez.
Değer nedir?
soru
Bir malın değeri nedir? (Konu iktisat bilimiyle ilgili olmasına rağmen değer konusu,çokta fazla bir iktisat bilmeden tartışmaya açılabilir sanıyorum )
Olası iki yanıt:
1-Mala harcanan emekle orantılıdır
2- Değeri belirleyen malın talep edilmesidir?
olası başka yanıtlar varmı sizce?
Antik Diller yazı dillerinin/Alfabelerin doğuşu ve titreşimler
ANTİK DİLLER YAZIDİLLERİNİN / ALFABELERİN DOĞUŞU VE TİTREŞİMLER

Hans Jenny, Tonoskop adında bir cihaz tasarlıyor. (Cristal osccillators) İnsan sesi ile bir borunun ucundaki zar titreşiyor ve kelimeler görünür bir hal alıyor. Cihazda elektronik hiçbir parça olmadığından sesin frekansı en temiz şekilde görülebiliyor.
Bu cihazla antik dillerle özelikle Sanskrit ve Hebrew ile çalışıyor. Modern dillerden farklı olarak sözün söylenişi ile oluşan şekille görüntüde oluşan şeklin uyumunu veyazılı alfabede o kelimenin o şekilde yazıldığını görünce çok şaşırıyor. Bunun anlamı o dilin yazıdilini oluşturanların bu çeşit bir deneyi yapmış olması olabilir veya başka bir yöntem de olabilir. Böylece o eski dillerin en eski dili görüşüne de atıfta bulunuyor bu fikir ve Tibetçe, Çince, Eski Mısırca için de denenmeli… http://www.world-mysteries.com/sci_cymatics.htm