Bütün olan biten…

İnsanların çoğu gibi tarifleri uygulayarak belirli bir sonuca gitmeyi yapamıyorum, buna inanmıyorum galiba. Kendime soruyorum “Neyi istediğini ya da istemediğini biliyor musun sen?” cevap evet, fakat o şey bir koku ya da genzimde belirsiz bir tat gibi… Onu bileşenlerine ayıramıyorum! O sanki vaktiyle yapılmış ve değiştirilmesi mümkün olmayan bir büyü, bir çeşit İSİM. Onu ancak bir dizi bilinçsiz faaliyetin sonucunda buluyorum. Ve şıp diye tanıyorumm 🙂

Yukardaki paragraf içimden samimiyetle gelen hisler ve içinde bulunduğum durumu yansıtıyor. Şimdi onun dışına çıkıp bunun ne demek olduğuna bakmak istiyorum (galiba şimdi eril bir işlem yapacağım):

Ya gerçekten önceden belirlenmiş bir hedef değil de, şu an sayısız iç ve dış bileşenlerin oluşturduğu rastgele bir sonuçsa o tat?!
Ki bu bana olabilirliği çok yüksek bir önerme gibi geliyor. Bileşenler milyarlarca kere milyarlar olduğu için onun bir formulünü-tarifnamesini çıkarabilmek mümkün değil. Mevcut insani aklım bunun için yeterli değil. Fakat ben o tadı biliyorum, hiç şüphem yok, karşılaştığımda derhal o olduğunu bileceğim, hep bildim! Öyleyse bunu benim için yapan müthiş bir aygıt var bende. Zaten son on yılda zaman zaman gelişmiş bir robot olup olmadığımı merak ederken buluyorum kendimi. Bu bi çeşit şaka gibi, gülümseyip geçiyorum ama işte o her bir vesileyle yeniden önüme çıkıyor ve kendini hatırlatıyor.

Beyin dalgalarınızı algılayabilen başlık

Eines der besten Erfindungen des 21. Jahrhunderts oder eine unheilvolle unkontrollierbare Zeitbombe in den Händen der Menschen?

Tan Le’nin büyüleyici yeni bilgisayar arayüzü kullanıcılarının beyin dalgalarını okuyabiliyor, sanal objeleri ve hatta elektronik aletleri kontrol etmemizi mümkün kılıyor, biraz düşünce ile (ve biraz da konsantrasyon). Tan Le, başlığın gösterimini yapıyor ve onun ileride uygulanabileceği uygulamalar hakkında konuşuyor.

türkçe alt yazı seçilebiliyor (view subtitles)

ACİL!!

ACİL!!

Arkadaşlar Av. Çağdaş Şahin geçirdiği bir kaza sonucu ikinci kez beyin Ameliyatına giriyor. 0rh+ kan gerekmektedir.

Verebilecek olanlar Antalya Akdeniz Üniverstesi Tıp fakültesi hastanesine ulaşsınlar!…

Sonsuzdan Antalya ilişkileri olan arkadaşlar bir şeyler yapabilirler…

İşte şimdi
Hemen şimdi!…

Yapay ve Gerçek

Bundan bir süre sonra labaratuvar ortamlarında ‘gerçek protein’ elde edilmeye başlanacak ve bunlar tabletler halinde satılacak. Elbette kebap, döner, kavurma, pirzola kadar lezzetli olmayacak bu tabletler ama yemeklerden ihtiyacınız olan tüm proteini ilave olarak vitaminleri karşılamaya yetecek. Sağlık açısından da hiç bir yan etkisinin olmadığını düşünelim.

Benim merakım, bu noktada sizlerin tutumunun ne yönde olacağı? Kişisel zevklerinizin ve damak tadınızın uğruna hayvan öldürmeye devam mı edersiniz? Yoksa bu tabletleri yutmaya razı mı olursunuz?

Tanrı var çünkü;

Tanrı var çünkü; olması gerekir.
Tanrı var çünkü; peygamberler öyle diyor.
Tanrı var çünkü; herşeyin bir sebebi var, tanrının yok. Olursa işler karışıyor.
Tanrı var çünkü; neden olmasın ki. Ben tanrı olsam ben de olurdum.
Tanrı var çünkü; olmasaydı dünyada adalet olmazdı.
Tanrı var çünkü; klorofil molekülü var.
Tanrı var çünkü; bilemediğimiz şeyleri bilen biri olmalı.
Tanrı var çünkü; gönderdiği kitapta olduğunu söylüyor.
Tanrı var çünkü; bir sürü insan inanıyor. Yanılmış olmamalılar.
Tanrı var çünkü; aslında binlercesi var.
Tanrı var çünkü; yumurtadan civciv çıkıyor.

Tanrı var çünkü; siz de sebeblerinizi yazın…