Hangi Qur´an Anlayışı?

Hangi Qur´an anlayisina dönelim ?

Bir Ritüel,ayin ve “ölü metin”haline getirilmis Qur´an´a mi?

Icinde her türden hikaye,
masal,
mucize,
keramet,
kehanet,
sifre,
cifr bulunduguna inanilan
ve bu haliyle yasamdan koparilarak “eskilerin masallari”na
dönüstürülen Qur´an´a mi?

Peygamberinin kalbini yarip zemzemle yikayan,
parmaklariyla ayi yardirtan,
gelecekten nice haberler verdirten,
günahkarlar icin ona torpil(sefaat)izni veren..

Icinde 19 mucizesinden demirin esrarina,
Zulkarneyn´in uzayli ufolar gördügünden,
iki denizin birlestigi yerin kesfine nice bilimsel(!)kesifleri 14 asir
öncesinden haber veren..

600 ayeti nesh olan,
recm ayetini keciler yiyen,
velayet suresi hasiralti edilen..

Bir hatimle borclulara eda,
hastalara sifa,
dertlilere deva olan Qur´an´a mi?

Güllü yasindeki,
okunmus ayetteki,
muskalardaki Qur´an´a mi?

Her gün ezbere okudugumuz/anlamadigimiz icinde ibret olmayan,
ayetlerinde bir maksat arama geregi duymadigimiz Qur´an´a mi?

Mezarliklarda okunan ve fal bakilan Qur´an´a mi?

Tarihten,hayattan ve tabiattan koparilmis bir ayin metni olarak Qur´an´a mi?

Üzerinden servet yigdigimiz,para bastigimiz Qur´an´a mi?

evet hangi Qur´an´a dönecegiz?
Qur´an´in ölüsüne mi dirisine mi?
Nereden basliyacagiz,hangi anlayisi”esas alacagiz?

“hangi din?
Halklarin afyonu olan din mi?
Halklarin vicdani olan din mi?(Ali Seriati)

“insanlar kelimelerin ne manaya geldikleri üzerinde anlasmis olsalardi ihtilaf etmezlerdi.”(Konfücyüz)
demek ki ortak akila ulasmak icin farkli düsünenerek ise baslamak gerkiyor..
farkli düsünmek fikri zenginlik(beyin zenginligi)ayni seyi anlamanin birlikte hareket
ve ortak akil getirdigidir..
biri digerinin icinden cikiyor..,
biri olmazsa digeri olmuyor..
biri digerinin anahtari..

(devami var)

Bana bir gün ver

Güzel bir yazı;ardından güzel bir şarkı.
Denizden yeni çıkmış güneş,
Sırıl sıklam gün doğumu,
Ve kısık ateşte pişen soğan rengi gökyüzü.
Yaşam pembeleşiyor,sanki hiç karanlıktan çıkmamış gibi.
Yeni bir gün doğuyor.
Sabah kokan rüzgar;
Eşlik ettiyor şarkıma;uçuşan poşetleri ve elektirik kablosuna takılmış uçurtmaları.
Apaydınlık tertemiz bir gün,
Benimde elimden tutup;
Yüzümü güldürüyor.
Kalemimin ucundaki maskot
“Bul onu” diyor
Çünkü oda seni arıyor…

                        ***

Kendimin ellerinden tutunca
İçimden nehirler gibi akmak geliyor
Yollara çıkmak yolculuklara bakamak geliyor
Buralardan böyle ceketsiz kaçmak geliyor
Kaçmak geliyor
Dağlar için yollar için bana bir gün ver

Aşk senmişsin


Yıllar sonra yeniden hayalimde ve sonra karşımda aynı yüz…

Senmisin hayalini kurduğum aşk ,,,

Gözlerinde hala aynı bakışı görmek bir yanılsamamı , ama hiç değişmemişki hala,,

Yıllar ne kadar çabuk geçmişti, ne kadar uzakmış aşk, sen yokken yanımda,,ve sen ne kadar yakınmışsın oysaki bana ,,,

Senden sonra hiç aşık olmadım bir daha,,, aşkı özlediğimi itiraf edemiyorum hala,,

Aşk senmişsin oysa,,,

Ne Zaman Geleceksin-iz?

 

Bütün gün rüzgâr esti, nerdeydin sen?

Komşu evlerden rüzgâr çanlarının sesleri geliyor

Hepsi ayrı tonda, incesi var acıklısı var

Bazıları pes perdeden tok tok tok geliyor

Gece oldu hala rüzgâr var, nerdeydin sen?

Bu denli kalpsiz olabilir misin? Olabilir misiniz?

Beş milyar yıl sonra güneşimiz patladığında

Söyle o zamana kadar gelir misin? Gelecek misiniz?

Hadi git gerçekten ne istiyorsan onu yap

Hep böyle demedim mi ben sana? Demedim mi size

Günlerdir rüzgâr esiyor, acımasızca çarpıyor kapıları

 Soğuk değil yine de üşüme geldi bana

Midemin üstünde bir serinlik var son zamanlarda

Rüzgâr çanları öyle güzel ki, hadi gel de kulak ver

Yalnızca istediğini yap, sonuna kadar masum kal

Demedim mi sana hep, masumlar yıkılamaz

Ah gölgeler öyle güzelsiniz ki, öyle gizemli

Ve sitemkâr bazen

Ne zaman geleceksin, beş milyar yıl kaldı

Biliyorsun zaman dar, rüzgâr da hiç durmadı.

s.a

07.09.2009 – Bodrum

Ey İnsan

Ey insan,ey ilahi sırlar nüshası

Şahane güzelliğe aynasın sen…

Bu ne bahtiyarlık,bu ne bahtiyarlık

Sendedir alemdeki her varlık…

Ne istersen,iste kendinden

              MEVLANA