BİR AN’DA
Kaç kurtul
Git, o kadar uzağa git ki hiç bir şey yakalayamasın seni
Ardına da bakayım deme sakın
Bakarsan biliyorsun başına gelecekleri
Kalacaksın gidemeyeceksin
Şimdi çok hızlı ol, çabuk çabuk toparlan hemen
Hem de hersey seni beklerken
Senin gözünün içine bakarken
Hepsini bırak
Kaç, git
Yok ol, buhar ol
Anılarını, bırak git
yalnızlığını özlemlerini,
ne ama ne varsa
şu da benle gelsin deme
nasıl özgür olur ki insan bu kadar kalabalıkla
git ki sakinleş biraz
her an bir düşünce üretmeyi de bırak
bırak onları da giderken kendi hallerine
seçimini yap
bırak git
zihnindekileri yok etmek için zihne ihtiyacın olduğunu sanıyorsun
yanıldın
bırak gitsin zihnindekiler, sen karışma
özgürlüğe yol al
dur bir dakika
unuttun
özgürleşmek için sadece kalbine ihtiyacın var,
giderken kalbini al yanına
sıkı sarıl ona
artık gidebilirsin
gitmezsen eger aynı duvara çarpacaksın unutma
teslim et artık kendini
ve şimdi dinle, anlayacaksın Hamuşu, Tebrizliyi
ve sonra daha neleri neleri
kuralları, yolları, marifeti ve nihayet hakikati
seni gerçekten seveni, sevdiğini
sen ve benin erimişliğini
Gökkubbenin altındakini, üstündekini, hiçliği(ni) ve her şeyi(ni).
22.05.09
Ebru Dündar
—
Canım Şems’im, canım Rumi’m diye diye, öpe koklaya okuduğum bir kitap “Aşk”, Elif Şafak
ve sonrasında bir şeyler karaladım içimden geldiği gibi
sevgiler, her kim isterse…