MELEKLERİMİZDEN…
2011 getirdiği güzellikleri bize bıraktı gidiyor,,sevgiyle ve hüzünle uğurluyoruz , hüznümüz bizi bırakmasından,,getirdiği güzellikleri sindirmeyi seçiyoruz
Biliyoruz ki 2012 çok daha güzel ve anlamlı,,hediyeleri daha bol ,
Bize vaad ettiklerini ! görmeyi , almayı ,hayata geçirmeyi seçiyoruz.
SEVGİ VE IŞIK SELLERİNDE KALMAYI SEÇİYORUZ
HADİ GELİN BU GÜN Oyun oynayalım desem ne düşünürsünüz…… yapacak işinizde yok , zaten canınızda sıkılıyor , her şey aynı ve tekdüze , hayat biraz hareket katmak gerek,, üstelik bol ödüllü , armağanlı bir oyun…..CEZA var tabi ama bu cezalar istediğimiz an büyük ödül haline gelebiliyor.,,,
Yalnız bir şart var .,,bu oyuna girebilmek için beş milyar kişinin katıldığı bir maratonda ilk olmalısın , yani önce gücünü sergilemelisin , bu yarışmada var olabilmek güçlü olmayı gerektiriyor.
Baş rol senin,,ve etrafında figüranlar…..
Sana zaman zaman yarışmayı kazanman için yarışma anında ip uçları gelecek,,
BU İP UÇLARI Sana özel gelebilir , tüm yarışmacıları kapsayabilir,,
Dikkatli ol, değerlendir…
Yarışma başlarken tüm bilgilerin olmasa da geçmiş bilgilerin silinmesi gerekiyor .,,
Kafan karışmamalı.,,
Bu bilgiler yerine , sana kalkanlar verilecek,,,
Zamanı geldiğinde bu kalkanlardan sıyrılmayı bilmelisin, gereksiz yere onları taşıma .
ONLARI TAŞIMAK ÜZERİNDEKİ YÜKLERİ ARTTIRMAK DEMEK…
Oyuna başladın..
Sonra ne mi olacak ?..
Her şey kendiliğinden gelişecek.. Oyuna girdin ve şartları baştan kabul ettin..
• Şartlar çerçevesinde , özgür iradenle, yollar çizme ve bu yollarda istediğin şekilde yürüme hakkın var.,,
• Oyunu kurgulama hakkın var , seçme hakkın var ilerleme , yerinde sayma , hatta gerileme hakkın var..
• DÜŞÜN , SENARYO YAZ , KURGULA VE OYNA…
ŞİMDİ OYUN ZAMANI …
Oyun sırasında asla unutma
Bir an diğerine benzemez , asla aynı suda aynı anda tekrarlanmazsın.,
Hayatın tekrarı yok
‘’’’’’’’’’OYUN OYNAMAK KEYİFLİDİR .,,
KEYİF BULAŞICIDIR.,,
BU GÜN OYUNU SEN BAŞLATABİLİRSİN .’’’’’’’’ Diyor meleklerimiz
Bir yıl bitti uğurlamak üzereyiz.,,
Gelecek yıl umutlarımız ve gerçekleşmesini dilediğimiz hayallerle dolu
BU YILBAŞI ÖNÜMÜZDEKİ BİR SENENİN SENARYOSUNU İSTEDİĞİMİZ GİBİ YAZIP OYNAMA LÜKSÜMÜZ VAR.,,
HAK VE TEKAMÜL YASALARIMIZ ELVERDİĞİNCE..
ŞİMDİ,,Üzerimizdeki eski yaralanmış yırtılmış kirlenmiş elbiseyi çıkartıyoruz
Gücümüzü kabul ediyoruz
Kendimiz olmaya ve kendimizi gerçekleştirmeye niyet ediyoruz
Meleklerimizden yardım talep ediyoruz
Ve…2012 de başrolünü oynadığımız oyunda istemediğimiz tüm sahnelerin yerlerine ,,kurguladığımız yeni sahneleri ( dikkatlice çok kapsamlı düşünerek ) koyuyoruz…
Ve bunları kağıda döküp kaldırıyoruz .,
Ve hemen harekete geçiyoruz….
BİLİYORUZ Kİ 2012 UMUTLARIMIZIN YEŞERİP ÇİÇEK AÇTIĞI ,,BİZE VE BÜTÜNE HAYIRLI TÜM İSTEKLERİMİZİN GERÇEKLEŞTİĞİ BİR YIL OLACAK ,,
SEVGİYLE .,, KUANTUM D .T EĞİTMEN
Serpil Bahar Başoğlu
Yazar: 0Kimliksiz
Eğlence

Eğlence dediğimizde göreceli olarak kimine göre kahvede arkadaşları ile okey oynamak kimine göre disco/bar kimine göre gezmek kimine göre ise binlerce lira harcayarak bir şeyler yapmak.
Fakat alınan tat, duygu aynı. Ne kadar para harcarsanız harcayın bir başka kişiden daha çok eğlenemeyebilirsiniz. Bu içinizde olan bir duygu, basit şeylerden bile eğlenebileceğiniz bir anlayış.
Peki durum gerçekten buysa; bir yıl boyunca eğlence sektörüne harcanan para, emek, enerji ile yine bir yıl içinde 20 milyar insanın doyacağını biliyor muydunuz?
Dünyada aç insan olduğu sürece yüksek para harcayarak, enerji ve zaman harcayarak yapılan eğlenceler henüz daha insan evriminin tamamlanmadığını gösterir.
Yılbaşı eğlenceniz, neşeli ama ucuz olsun…
Mutlu Noeller :-)
Ermeni soykırımı yasa tasarısı

Ermeni Soykırımı yasa tasarısı Fransa meclisinden geçti. Yasalaşmasına az bir süreç kaldı. Ermenistan açısından bakıldığında hakkını aramak adına büyük başarı. Fransa, ABD, İngiltere bu soykırımı yavaş yavaş tanıyacak ülkelerden.
Hükümetin ve muhalefet partilerinin tepkileri sürüyor. Fakat içlerinden bir tepki var ki oldukça komik. Fransa’da düşünce özgürlüğünün olmadığı yönündeki bu tepkiyi verebilmek için önce hapishanelerde bulunan düşünce, fikir suçlularına bakmak gerekir. Düşünceleri, fikirleri yüzünden öldürülen yazarlara, gazetecilere, sanatçılara bakmak gerekir. Kendi ülkenizdeki olaylara bakmadan vereceğiniz tepkiler ancak alaya sebep olacaktır.
Medeni kanun 132 göre bosanan kadina “ÜCYÜZ GÜN”evlenmek yasak..
selanikli mustafa kemal dönemi…
Medeni kanun MADDE 132 : (turkhukuksitesi)
“…Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün geçmedikçe evlenemez.
Doğurmakla süre biter….
Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri hâllerinde “İddet süresi”ni kısaltma davası”açmak ve kazanmak gerekmektedir.
Birinci fıkrada evlilik sona ermişse kadına 300 gün evlenmeyi yasaklamaktadır. İkinci ve üçüncü fıkrada istisnaları düzenlemektedir. Kadın doğum yaparsa ya da hamile olmadığını ısbatlarsa ya da eski eşiyle evlenirse mahkeme bu süreyi kaldırır.
Şimdi pratik bir örnek verelim bir hanım eşinden boşanmış olsun üç ay sonra yeni biriyle ilişkisi olsun bu ilişkiden hamile kalsın ve boşanmanın beşinci ayında evlenmek istesinler. Şimdi bir çoğunuz ee ne olacak evlensinler diyorsunuz, hiç demeyin bu kadının evlenmesi mümkün değil. Böyle bir maddeyi çağdaş bir hukuk sisteminde hoş görmekte pek mümkün değil….”
mekkeli muhammed dönemi…
Kuran Madde: talak 1-2/bakara 229/230 ve digerleri ( iste kuran)
“..Boşanmış kadınlar, kendi kendilerine üç (ay) adet süresi beklemelidir.Boşanmış kadınlar, rahimlerinde yaratılmış olanı gizlememelidir.
Kocaları, barışmak isterlerse o süre içersinde yeniden onlarla evlenmelidirler.Boşandıktan sonra tekrar evlenmek isteyenler iddete riayet etmelidirler…”
zaman dilimi farkina ragmen benzerlik ilginc..
tamam,
cagdaslik falan filan diyorsunuz da bence 300 gün (10 ay) yerine doksan günlük “üc ay” yasak daha bi cagdas duruyor:)
slm.