İnternet Nedir? Kim yönetiyor, 7 anahtar kimde?

Hepimiz ucundan kenarından hayatımızın belli bir miktarını internet kullanımına gerek eğlence gerek bilgi toplama gerekse başka nedenlerle ayırmış durumdayız, hatta onsuz olamaz durumdayız. Hayatımızın neredeyse çoğunu geçirdiğimiz internetin ne menem bir şey olduğunu ise acaba kaç kişi biliyordur?

Aşağıda linkini verdiğim yazıdaki genel özetleme bile internetin sihire benzeyen mucizesine birazcık ışık tutuyor. Bence internet öyle bir şey ki çağı değiştirdi ve bizi iletişim çağına, bireysel kendini özgürce ifade etme Çağına taşıdı. Yazıda da göreceğiniz gibi bazı diktatörlük eğilimli ülkeler bu muhteşem ağdan ayrılıp kendi özel sistemlerini kurmak istiyorlar, Böylece ağ üzerinde kontrol sahibi olup vatandaşların özgür iletişim hakkına ket vurabilecekler, onu da Televizyonlar gibi reklam araçları haline getirebilecekler.
Bu konuyu en azından yüzeysel seviyede bilip gerektiğinde duruşumuzu sergileyebilmeliyiz diye düşünüyorum. 

İnternet 30 yaşında: Nasıl başladı, kuralları var mı, kim yönetiyor, 7 anahtar kimde? Tıklayınız

 

Yapay zeka endişesi ve bir Şiirimsi

İnsanlar atom bombası yaparken ya da atmosfer de delikler açıp küresel ısınmaya yol açarak dünyanın sonunu getirebileceklerini hiç düşünmeden birbiri ardına teknolojik devrim yaparak, bunların hepsini büyük bir başarı elde etmiş olmanın iştahı ile yapmışken, şimdi YAPAY ZEKA konusunda neden bu kadar titizleniyor? Neden gün geçmiyor ki bu ve benzeri makalelere rastlıyoruz?
İnsanlar mı eskiye oranla daha akıllandı?
Yoksa
Bu endişede bilimkurguların öngörülerinin mi etkisi var?
Ya da belki şundandır; Dünya batarsa batsın ama İNSAN hakimiyeti sürerken batsın, yapay zeka hakimiyeti ile değil?
Belki de cevap sadece iletişim çağına girmiş olmamızdır? Daha önce yapılanları da tehlikeli bulanlar oluyordu belki ama onların endişeleri bilim camiasını aşıp bizim gibi sıradan halka ulaşamıyordu.

Human’ın sonu mu geliyor? Fakat bundan daha da fazla endişe edilen yapay zekanın insanın patronu olması bir şekilde insana hükmetmesi! Atom bombasını icat eden bilim insanları yıllar geçtikten sonra bu olayın başarıları arasında olduğunu unutmaya meyilli olurlar Sanki atom aniden kendiliğinden patçalanıvermıştir! Terminatör filmleri ve daha iyisi Sarah connor dizisi bunu öyle güzel anlatır ki hayranımdır. Bence seyretmeyen kalmasın 🙂

*

Devamını oku “Yapay zeka endişesi ve bir Şiirimsi” →

Üçüncü Sezon Nihayettt…

True detective’in üçüncü sezonu başladı nihayet. Dün gece ilk iki bölümü yayınladı Digi. Bana biraz ilk sezonun konusunu andırdı, bakalım nasıl gidecek. Bu dizinin her sezonu farklı konu ve kahramanlardan oluşuyor yani ilk ikisini izlemeyenler de bunu izleyebilir, kaliteli bir yapımdır. Üçüncü sezon Başrolünde oscarlı Mahershala Ali oynuyor.

*

Beautiful Boy

Beautiful Boy, 2019 oscarlarına aday olacağı tahmin edilen filmlerden biri. Sorumlu bilinçli bir babanın uyuşturucu bağımlısı olan oğlu ile yaşadığı olaylar anlatılıyor. Baştan sona uyuşturucunun tüm aile üzerindeki trajik etkileri çok güzel, kimse yerilip dövülmeden anlatılmış. Adeta dokümanter olmuş. Allah hiçbir evlada ve ebeveyne bu belayı musallat etmesin.

*

First Man Devamını oku “Üçüncü Sezon Nihayettt…” →

Kişinin iç rüyası onun dış rüyasını belirginleştirir

Rüya nedir..?
-Basit işte uyuduğumuzda bilinçaltımızın bizi götürdüğü yerler. Beynimizin uydurduğu kurgusal olaylar dizisi..
-Hep bu düşünceye sabitlenip kabullendiğiniz için bir çoğunuzda böyle gerçekleşiyor zaten..
İÇTE VE DIŞTA DEVAMLI BİR RÜYADAYIZ ASLINDA..
Kişinin iç rüyası onun dış rüyasını belirginleştirir.

Soyut denilen bir çok şey bulunduğunuz alanın titreşimleri ile uyum sağlayarak netleşerek somut hale gelir.

Aslında o görünen şey ilk andan beri ordadır. Yavaşlayarak gözlerinin kısıtlık alanına iner. Ve senin fiziksel gerçekliğin halini alır..
_________________________

Kitapda sanki aradığımı buldum. Resmin bütününden de ötesini görmeyi arzu edenlere sanki hücre çeperlerinden sesleniyor. Yaşam dediğimiz şey sadece kıyılardan oluşmuyor. Bir çoğumuz bunun farkındalığında yaşıyor olmamıza rağmen mantığımızın kabul sınırlarını esnetmeye cesaret edemiyoruz.

NASIL..?

GER-çek dediğimiz şeyi arar iken hep fiziksel teyitler içinde boğuluyoruz.

KABUL VE RETLERİMİZ.

Rüyada olma ile uyanma arasındaki incecik çizginin oktavların içinde nazikce eriyip gidiyor.

Belki saliselerin içerisinde ya can simidine sarılmış veya incecik kumlara ayak basmış oluyoruz.

Bir BİZ var bizden içeri..

LANIAKEA

Kitabı okumaktan keyif alıyorum.
Teşekkürler Sibel Atasoy

Özcan Kurt

Jodorowsky’s Dune

Jodorowsky’s Dune

bu belgeselde dünya çapında bir romandan dünya çapında bir film yapmak için dünya çapında bir yönetmen nasıl düşünür nasıl hazırlık yapar, ne tür dehalar işin içine girer Bütün bu süreçleri izliyoruz yaratıcılık nedir gerçek manada bunu öğreniyoruz. 😘🐞gerçekten ufuk açıcı, şaşırtıcı.

Jodorowsky’s Dune, Yönetmen Alejandro Jodorowsky’nin 70’li yıllarda ufuk açıcı bir bilimkurgu romanını beyazperde uyarlamaya çalışmasını ancak tek bir sahnesi bile çekilemeyen Dune filmini anlatıyor.
Jodorowsky’nin kurduğu hayalleri, yaptığı hazırlıkları, anlaştığı insanları ve prodüksiyon öncesi planlanan her şeyi anlatan bu belgesel sayesinde insan ister istemez “keşke çekilebilseydi” diyor. Gerçi belgeselin sonunda ifade edildiği gibi bu film çekilemese dahi (Holywood’un projenin görkeminden ve halkı fazla aydınlatma ihtimalinden korkulduğu çıtlatılıyor) sonra gelen en büyük Bilimkurgu filmlerinde, gerek objelerin gerekse kahramanların dizaynında Jodorowskinin devasa bir kitap şeklinde hazırladığı çizimlerden yararlanıldığı söyleniyor.

*

The Good place,20 dakikalık komedi dizilerinden, iki sezonunu izledim,bunlar rahatça psikoloji, etik, mistik, teolojik ekollerde ders niteliği taşıyor 🙂 Ödüllü bir dizi ve 3.cü sezonu devam ediyor.

*

Karanlık Labirent-Kitap

Devamını oku “Jodorowsky’s Dune” →