Yazar: Sibel
Bilinmeyene Açlık
After Life ve Son Tiryaki
After Life
Yine çok güzel bir Netflix dizisi, karakomedi. Sadece 25 dakikalık 7 bölümden oluşuyor. Bir Ricky Gervais yapımı olması yanında beni en çok etkileyen yanı da İngiliz Country side’ında geçiyor olması. Bayılırım o arka plana.
Çok sade bir anlatımla her bölümde yarım adım daha ileri geçerek nerden nereye varıyorsunuz, kahramanla birlikte.
“sadece kendimiz için değil başkaları için de yaşıyoruz. ”
“kendimize acıyıp başkalarını da mutsuz etmenin manası yok. ”
*
Son Tiryaki-Öykü Kitabı
Ülkemiz sınırları içinde faaliyet gösteren düşsel edebiyata katkıda bulunan yazarların ne kadar önemli olduğunun en büyük kanıtlarından biri Müfit Özdeş. Kitabın yazılışı 20 küsür yıl öncesine dayansa da, içinde çok daha eski öyküler mevcut. Üstelik ben daha yeni okudum! (yerli kitap ve kurgulara ilgisizliğim maalesef kötü bir ihmalkarlık )Yazar, yıllarca biriktirdiği öyküleri bu yapıtında bir araya getirdiğini söylüyor.
Rüzgarı dizginleyen çocuk
MAHERSHALA ALI sahnede ikinci Oscarını alırken, nerdeyse aynı sıralarda baş rolünü üstlendiği kalite çizgisi herkesçe bilinen True Dedective üçüncü sezonu da final yaptı. Hem sevindim başarısının karşılık bulmasına hem üzüldüm dizi sonlandığı için. Aynı anda çarpışan bu iki duygu gece uykuma maloldu. Neyse canımız sağolsun bu gece telafi ederiz uykuyu inşallah.
*
Ozark
OZARK dizisini izleyen var mı bilmiyorum, beni biraz gerse de verilen her kararın çevredekilerin kararlarıyla birleşerek kar topu gibi büyüdüğünü ve çoğu kez temelini araştıramayacağımız denli bir kaosu oluşturduğunu resmediyor. İlk sezonu bitirdim, bir insanın bu kadar bunaltılıp öldürülmediğini bunca bölümde izlemek gerçekten şaşırtıcıydı. Meksika karteline yan gözle bakanların durumları, küçük bir kasabanın gizli kalmış açgözlülükleri, yerel uyuşturucu üreticileri ve şaşırtıcı dağıtım yöntemleri vs. vs. Her musibet bir ailenin başına binmiş görünüyor.
*
The Boy Who Harnessed the Wind
ŞAMAN RÜYASI İLE DÜNYAYI DEĞİŞTİRMEK
Bu çalışma bize gitgide rüya görmeyi derinleştirecek ve sonunda nihai şaman rüyasını, vizyon arayışını anlamamızı sağlayacak.
Hawaii kültüründe evrenin PO ve AO diye 2 ‘ye bölündüğünü öğrenmiştik.
PO içsel rüya olup görünmeyen gerçekliklerin dış dünyaya aktarılmasından sorumludur yani Ao’nun doğmasını sağlıyor. Ao, Po’dan etkilenerek doğuyor.
Toltec’deki karşılığı; PO Nagual, AO Tonal
Po’nun görülmeyen ve bilinmeyeni temsil etmesi, batı dünyasınca onun zihin ya da ruh olduğu izlenimini vermiştir. Hatta gece ve karanlık sözcükleriyle de tanımlanmıştır. Çok eski şiirsel Hawaii zamanlarında gece zamanı Po içsel dünyanın sembolü olurken, AO da bunun dışsal ifadesi olarak kullanılmış ki aynı zamanda Ao öğrenme ve öğretme anlamına gelir. Günbatımı, tüm yaratımın tezahür ettiği geceyi işaret eder. Polonzeyada PO, batı anlamına da geliyor fakat batı anlamına gelmesi Asya’yı işaret etmez, ruhun diyarı anlamında bir işarette bulunuyor.
Dışa yansıyan rüyayı değiştirmek, içsel gerçekliğin ya da ruhun rüyasını değiştirmekle mümkün olur.
PO’nun 3 bölgesi var.