Buranum ve İdigna/ The circle

Bu haftanın ilki bir kitap; Buranum ve İdigna – İki sevdalı Nehir kitabı, yazarı Sevgi Karakadıoğlu

Bey gibi bina yapan köle gibi yaşar.
Sümer atasözü

“Ben nasıl olsa bir gün öleceğim, halkım arkamdan ‘biz onun zamanında çimenler üzerinde huzurla uyurduk’ demeli” diyor Sümer kralı.
Sorumsuz komşu! Yürürken ayağını yere bas!
(Sümer atasözü)
*
Manhunt: Unabomber
Yaşanmış bir olaydan esinlenerek çekilmiş 8 bölümlük mini bir dizi. İlk iki bölümünü izledim. Olaylar yirmi sene önce geçiyor ve dönem filmi denilen şekilde kendi zamanının gerçeklerini sunuyor bize. Nedense bu kez olayın polisiye kısmından ziyade 2017 yılında yaşarken yirmi küsür yıl öncenin mantık yürütme biçimini ve algısını ne düzeyde yansıtmış olabileceklerini sorguluyorum.
Bi sonuca varabilecek miyim, ya da bu ne işime yarayacak her zamanki gibi bilmiyorum. Bu çaba beni kendi hakkımda güldürüyor. Sersemin biri gibi hissediyorum ve bu komik 🙂
*

Devamını oku “Buranum ve İdigna/ The circle” →

5 EKİM DÜNYA ÖĞRETMENLER GÜNÜ

İki genç Eğitim Devrimcisi Kızkardeş;
Zeynep DOĞU ve ablası Mihrâciye ETİ…
Daha önce Muâllim Mektebini bitirmişler…
DTCF açılınca, orayı da…
Birlikte Fransa’ya gitmek ve lisansüstü eğitimi almak için
babalarının direktifi ile “izin almak” ve
Askeri oldukları “ATATÜRK”ün elini öpmek üzere Köşk’e çıkıyorlar.
-“Olmaz!” diyor, GÂZİ…
-“Siz Cumhuriyetin ilk kuşağı, ilk önderleri, ilk Öğretmenlerisiniz, öğretmen ihtiyâcım çok âcil!…”
-“Mamak diye bir yer var; yeşillikler içinde, çok severim…
150-200 hâne ve dünyâ kadar çocuk var ama okul yok.
Oraya bir ilkokul binâsı ve iki de lojman yapıldı…”
-“Evet Paşam?”
-“ Hemen Mamak’a gideceksiniz, orada eğitime başlayan İlkokul’da öğretmen olacaksınız!…”

 

Öğretmenler başımızın tacı.

Ve

Öğretmenler günün kutlu olsun anneciğim.

OLİVER CROMWELL’in Kafası

Dünyanın en iyi saklanan 3 sırrından biri!

OLİVER CROMWELL’İN KAFASININ OLDUĞU YER

Oliver Cromwell 1600’lü yıllarda İngiltere’de monarşik yapıyı tek başına sona erdiren önemli isimlerden biri. Cromwell’in doğal nedenlerden dolayı ölümünden sonra monarşik yapı tekrar kurulmuştur. Kral II. Charles’ın emriyle mezarı kazılarak ölü olan Cromwell’in tekrar öldürülmesi emri gelmiştir. Cesedini 12 saat ipte asılı tutan Kral Charles Cromwell’in başını kestirtmişti. Daha sonra Cromwell’in kellesi müze tarafından devralındı daha sonra ise bir koleksiyoncuya satıldı. Kellenin son sahibi 1957 yılında ölünce oğlu kelleyi saklamak istemedi ve gömmek için uygun bir yer aradı. Başı gömmek için 3 yıl yer arayan aile sonunda bunu gerçekleştirebildi. Şuan ise 2 kişi kellenin yerini biliyor.

Kim biliyor? 
Cambridge Üniversitesi’nden 2 profesör.

Nasıl sır olarak saklanabiliyor? 
Mezarın üstünde bir işaret yok ama yakınlarında mezarın yönünü gösteren bir işaret var. Bu sır sadece profesörlerden profesörlere aktarılabiliyor.(Milliyet)

Evet bu eski bir haber fakat ilgi çekiciliğini hala koruyor bana göre.

Peki ama ölmüş bir adamın mezarından çıkarılıp başının kesilmesi ve sonrasında bunca olay neden yaşanıyor? Kimdir Oliver Cromwell? Tıklayınız. Dünyaya diliyle, kültürüyle damgasını vuran bu küçücük ada; Üzerinde güneş batmayan büyük Britanya nerden geldi, nereye gidiyor?

Drama merakımız, gizli acendamız

93 yılında hemen her şey gibi Medya takibini de bırakmıştım. 24 yıl olmuş var canına. Yani aşağıda paylaştığım pasajın konusu bildik bir şey, bunu kryondan öğrenmiyoruz, yalnızca iyi toparlanmış bir söylem olarak hatırlatıcı olsun diye paylaşıyorum.
Her geçen gün odaklanma/groklama refleksim artıyor, bunu son on yıldır adım adım takip ediyorum. Geldiğim noktada artık bırakın gündelik haber realite showlar vs programlarını gayet masum (korku/gerilim/savaş olmayan) film ve dizileri izlerken bile onları gerçekten yaşıyormuş gibi hissettiğime -bile bile- şaşırıyorum.
Duygu portalları, bilinç portalları vs hepsi yem arayan avcılar gibi dönüp dolanıyor! Bu hep böyleydi, her zaman farkındaydım ama şimdi ayrılık illüzyonu tarafından korunan bireyliklerimiz çıplak kaldı! Nerdeyse çıplak kaldı. Bariyerler çok geçirgen. Hakkımızda hayırlısı olsun.
*
Drama – eğilimli medyaya çözüm basittir: Standart yayınları izlemeyin veya dinlemeyin! Bunun yerine, alternatifleri bulun ve seçici olun. Size tam zamanlı drama getirmede daha az önyargılı olan haberleri seçin. Elbette, olan bitenler ile temasta kalmaya ihtiyacınız var, ama günün dramasını zenginleştirmeye ve yükseltmeye ve daha da kötüleştirmeye adanmış olan – veya olmakta olan iyi şeyler hakkında hiç haber vermeyen – bir programı kabul etmek zorunda değilsiniz.
 
Bunu söylüyorum, çünkü yayın sadece bozuk değil, tehlikeli de, çünkü gezegenin görünüşünün yanlış izlenimlerini veriyor. Onlar eski enerjide yapışıp kalmışlar ve gezegende aslında gerçekleşiyor olabilen şeyin görünüşünü henüz yakalamadılar. Henüz değil. Size sözümona iyi eğitim ve tarih veren kanallar bile, beklemediğiniz şekilde önyargılılar. Tarihi ya da belgesel hikayeleri bile korkunç ve karanlık hale getirmeye inanmaya devam ediyorlar. İnsanların gerçekten istedikleri şeyin bu olduğuna inanıyorlar.
 
Eğer bu şirketler insanların gerçekten izlemek istedikleri şeylerin programını yapmaya başlasalardı ne olurdu? Olacak olan şey tam olarak onların istedikleri şey, gelirleri artardı! Onların dinlediklerini umuyorum. Sevgililer, tek bir iyi haber kanalından daha fazlasının olacağı ve o gün gezegende gerçekleşen en kahramanca ve yürek – paralayıcı şeyleri işitmek için açabileceğiniz bir gün gelecek. Bu belki gerçekleşmiş olan bazı diğer şeyler ile birlikte dengeli olacak. Ama henüz hiç bir yerde görmediğiniz bir denge olacak. Kryon
*
Zamanı eğdim, her şey bana doğru aktı.
Sevgi ve saygıyla eğdim beklentiyle değil.
asa

Biraz oradan biraz buradan

Hayvanlar, kurban ritüeli ve vejeteryanlık konuları:

Besin zinciri önemli ve komplike bir konudur fakat bilimsel incelemeler haliyle her birinin AYRI varlık oluşu inancı üzerine temellendirilir . Böyle olunca da çıkan sonuçlar insanları pek tatmin etmiyor. Çok çeşitli düşünsel prensiplerin hemen hepsinde (istisna içeriyor), insanın içindeki hayvandan kurtulması gerektiği vaz ediliyor! O halde onu öldürerek ya da yiyerek bunu başarmaya çalışanları da fazlaca suçlamamak lazım. Molla Nasreddinin eşeğine dediği gibi; “sen kokladın ben topladım!O halde şimdi niye beğenmiyorsun bu …!”

*

Vücudumuzu Oluşturan Atomların Hemen Hemen Hiçbirinin Geçen Yıl Vücudumuzda Bulunmaması: Yazı için tıklayınız

Tüm bu nedir, nasıldır, çıldırıyorum gibi nidalar, hep lineer zaman algımızla ilgili. Çok boyutlu idrak edemiyor oluşumuz olan biten şeyler hakkında bizi derin şaşkınlığa düşürüyor ve birçok kişiyi de cevap bulma arayışıyla mistik kanallara sevkediyor. Bence bu örüntü atom altı varlıkların dünyasını anladıkça gizem biraz aralanır fakat şunu da unutmamak lazım, BİLİNMEYEN, BİLME hızımızdan daha hızlı büyür. Sistemin doğası şaşırmak için bizi yarı cahil bırakmak üzerine kurulu 🙂 Benim çıkarımım şimdilik budur.

*

Diyelim ki bulunduğumuz yere zehirli hava saçılmış, ne yaparız?

Devamını oku “Biraz oradan biraz buradan” →