KATKI Sorunsalı

Garip ama evrenimiz katılıma açık bir evrendir der Wheeler.
Aynı söylemi Nobel ödüllü Prigonine de şöyle ifade etmiştir:”Adına gerçeklik dediğimiz her ne ise bize ancak etkili, yapıcı katkımız oranında açımlanır.”

Buradaki “KATKI” sözcüğünden bazıları, ‘Tanrı benim’ sonucunu çıkarırken, daha fazlası ‘ben tanrının kuluyum’ anlamını çıkrarır. Böylece kıyasıya bir çekişme başlar. Herkes istediği anlamı yüklemekte özgürdür, biz gezgin şamanlar, KATKI sözcüğünü yaratımın ikili doğası olarak anlarız, tıpkı çoğu kuantum fizikçisi gibi.

Durmadan ve durmadan ilerlemeliyiz
Bir başka yoğunluğa doğru
Daha yüksek bir birleşme, daha derin bir birlik için
Karanlık, soğuk ve bomboş ıssızlıklar arasında,
Dalgalar ağlar, rüzgar ağlar, sonsuz suları
Yelkovan kuşuyla, domuz balığının.
Sonumdadır benim başlangıcım.
T.S.Eliot
Pazar gününe katkım olsun. Aloha

Faydalı Keyfilik (ayrılık) Nedir?

Gezgin şamanın yolu, Huna bilgeliğinin 7 ana prensibinden ilki olan İKE, bütün sınıflamaların (sistemlerin, inançların, kanunların), kaynağı ne olursa olsun, potansiyel olarak faydalı ancak keyfi olduğunu söyler. Ayrılık, sadece pratik değeri olan, faydalı bir yanılsamadır.
Bu bilgi, eğer içeriğini deneyimlerimizle örtüştürebildiysek bizi her şeyin BİR olduğuna ikna etmeye yeter.
Her şeyin BİRliği çıkarımı yeni bir şey değildir, özellikle mistik öğretilerin hem açılış hem kapanış cümlesi budur aslında. Gezgin şamanın mistiklerden farkı bu bilgiyle ne yaptığımız konusunda ortaya çıkar; Mistikler ayrılığı getiren tüm bu sistem ve inançlardan soyunmayı, çıplak(!) kalmayı böylece tanrıyla bir olmayı salık verirler, amaçları budur. Bu sebeple insanın tüm anlam verme çabalarının ürünü olan çıkarsamaları kötüleyip reddederler. Sonuç olarak aralarında gerçekten BİRliğe ulaşmış olanlar var ise dünyanın bu boyutundan -aslında tüm boyutlardan, yani VARLIK aleminden -uzaklaşmışlardır.

Oysa gezgin şaman BİRliğe olan kesin imanını, şu an ve burada pratik uygulamalara dökmek isteyendir, bu sebeple de tüm sistem ve inançların bir yanılsama olduğunu bile bile bunları “anda gerekeni yapmak” şeklinde kullanmayı seçerler. Bu keyfilik, Tolteklerin “denetimli delilik” kavramıyla örtüşen bir esneklik yani ustalık kazanmanın provasıdır.

Komşu kızı ARZU

İnsan kendini bilmek için karşıtıyla yüzyüze gelmelidir-kendisi olmayanla. Arzu deneyime götürür. Deneyim de ayırt etmeye, bağımlılıklardan kopuşa, kendini biliş’e götürür-yani kurtuluşa. Ve kurtuluş nedir zaten? O doğumun ve ölümün ötesinde olduğunuzu bilmektir.  ÖZ’ün dışında hiçbir şey yok. Her şey “bir”dir ve Ben-im herşeyi kapsar. O uyanıklık ve rüya hallerinde kişi olarak tezahür eder. Derin uyku ve turiya halinde o ÖZ Varlıktır. Turiya’nın, uyanık ve keskin dikkat halinin ötesinde ise En Yücenin büyük, sessiz huzuru uzanır. (Maharaj)

Turiya: Buda gibi tekamül düzeyi yüksek varlıklara özgü şuur hali

**

“Biricik” olan yanlarımız değişir, dönüşür, ölür ölür dirilir ancak “ben-im” hiç değişmeyen, herşey yapabilmeye muktedir yanımız (belki istencimiz), öylesine parlak ve keskin bir sevinç 🙂

Harika bi oluş içinde bulunuyoruz. Gerçekten büyük bi onur bizim için.

**

İstediğiniz an “ezik” durumdan çıkabilirsiniz (denediğim için eminim). O Ben-im, bir zamandır giymediğiniz bi giysi gibi dolabınızın içinde asılı duruyor. Eminim kıyıp onu kimselere veremediniz 🙂 Hemen şimdi onu alıp giyebilirsin. Ben, o ben-im. Dirayet göster ve yap. Kimse senin yerine onu yapamaz. Elbiselerimizi sadece bebekken annemiz seçerdi! 🙂

**

Sana yapılan (kendin bile yapsan) tüm tanımlamaları, yabani bi atın üstündeki şeyleri fırlatıp attığı gibi at! Kondurma bişeyi üstüne, su damlalarının ördeğin tüylerinden kaydığı gibi akıp gitsin. Aynı suda yıkanamayız, aynı havadan çekemeyiz. Dalgayla birlikte akmak/uçmak/yüzmek/yürümek/zıplamak tüm fiiller, işte bu!

**