Eğlenceli başlıklar-Evrendeki Anti-maddeye ne oldu?

“OYUN BİR de kaza eseri olur ve ölür”

Demiştim Bir Kadını Öldürmek kitabımda. Biraz açıklamaya çabalarsam:
Oyun, tüm kapsayan ve kapsanan oyunlar, BİR olanın içinden gelir. “Bir” ise kısaca potansiyeller denizi diyebileceğimiz, kuntumsal adıyla vakum’dur. BİR amaç taşımadığından oyunların ilki kaza eseri olmuş olmalıdır. Malum kaza beklenmeyen ve istenmiyen bişeydir ancak evrime sebep olandır da aynı zamanda 🙂 Oyun olduğunda tanımlanmış olur, tanımlanan ise artık potansiyeller denizi için ölmüş sayılır. İşte fizikçilerin de yana yakıla aradıkları şey de budur 🙂 Evrendeki Anti-maddeye ne oldu?

Ben bu konuyu aşağıdaki fizik açıklamadan 15 yıl kadar önce farklı kelimelerle yapmış görünüyorum 🙂

Foto:Popular Science Dergisi

*

Daha Uzun ve Akıllı Çocukların Sırrı, Genetik Olarak Farklı Ebeveynler‏!

Daha akıllıyı anladım da niye daha UZUN bilemedim.
Görünüşe bakılırsa evleneceğiniz kişiyi uzak bir kıtadan bulmanız öneriliyor 🙂
“Çoğu insan çeşitli bir gen havuzunun iyi bir şey olduğuna inanacaktır fakat boyun çeşitliliğe bağlı olması keşfi, daha önceden bilinmiyordu.” tıklayın görün.

*

Kara deliklerin sırrını keşfetmek için yoğun çaba sürüyor.

Kara deliklerin etrafında dönen ve sonunda çekirdeğe çekilip yok olan gaz ve tozlerin oluşturduğu kuşağa akresyon(toplanma) diski deniyor.
Toplanma diski kara deliğe o kadar yaklaşıyor ki; bükülmüş uzay-zaman içinden geçerek inanılmaz bir hızla yutuluyor. Ayrıca kara deliğin yaptığı dönüş, uzay-zamanı da deliğin etrafında dönmeye zorluyor.

Henüz açıklamaya muktedir değilim ancak bu bulgu sezgisel olarak bende bir işaret yaratıyor. İlgili metaforu akıl ettiğimde yeniden yazarım.

*

İlkbahar ve yaz aylarının kabusu: DİYET

Bu konu dünyanın pek çok alanda büyük ekonomilerinden biri, özellikle obeziteye varan durumların çoğalması sebebiyle her yıl öncekinden daha fazla dikkat çekiliyor, yeni pazarlama taktikleri ve incelme yöntemleri öne çıkıyor. Oysa bu ekonomi paketinde maddi-manevi çıkarı olmayan bilimsel gruplar öne sürülen metotların hiç birini çözüme yönelik görmüyor, bir diğer değişle bunlar talebin iştahası karşılığında üreyen göz boyayıcı aldatmacalar!

Zayıflamak istiyorsak önce vücudumuzun ağırlık, iştah ve enerjisini kontrol eden ana kumandasını anlamamız gerek. Bu merkezi, otomobilin beyni sayılan Elektronik Kontrol Ünitesi (ECU) gibi düşünebiliriz.

Devamını oku “Eğlenceli başlıklar-Evrendeki Anti-maddeye ne oldu?” →

Kritik Kütle Nedir?

Kritik kütle bilimsel olarak bir reaksiyonun başlaması için gerekli minimum madde miktarıdır. Genellikle nükleer reaksiyonlarda kullanılan bu terimin kimya reaksiyonları için geçerli olduğunu da belirtmek gerekir. Ama asıl durum sosyoloji ve psikolojide de geçerli olmasıdır.

Kritik kütleyi sosyal ve psikolojik açıdan incelediğimizde elimize net sayılar ulaşmaz. Örneğin bir halk isyanı kaç kişi bir araya geldiğinde başlar bilemeyiz. Ancak olasılık olarak tahmin edebiliriz.

Ya da kişisel bazda incelendiğinde “bardağı taşıran son damla oldu” deyimi aslında eylem için kritik kütleye ulaşıldı anlamına gelir. Verilen bütün kararlar bu ilke ile bağlantılıdır. İçsel veya dışsal motivasyon ölçülebilseydi, karar anı öncesi kritik kütleye ulaşıldığını rahatça belirlenebilirdi.

En basitinden trafikte kırmızı ışıkta bekleyen yayalar bir süre sonra eğer arabalar da yavaşsa yeterli kalabalığa ulaştığında kendiliğinden bir isyan başlatır ve karşıya geçmeye başlarlar kırmızı ışık yandığı halde. Bu da kritik kütleye bir örnek olabilir.

Aslında daha çok örnek verilebilir. Benzer örnekleriniz varsa yorum olarak ekleyebilirsiniz konuyu daha incelememizi sağlayabilir örnekler.

Ayrıca bakınız bir bitkinin ve bisiklet grubunun da adıdır.

Schrödinger Dalga Denklemi

Eğer parçacıklar da dalga gibi yayılabiliyorsa, nerede olduklarını nasıl söyleyebiliriz? Erwin Schrödinger dalga gibi davranan bir parçacığın bulunabileceği konumu ihtimale bağlı olarak veren çığır açıcı bir denklem buldu. Bu denklem atomlarda elektronların enerji düzeylerini de verdiği için kuantum mekaniğinin yanı sıra modern kimyayı da başlatmıştır.

Işığın da aralarında olduğu elektromanyetik dalgalar, her ikisinin de özelliğini gösterir ve hatta atomaltı parçacıklar ile moleküller bile tıpkı dalgalar gibi kırınabilir ve girişim yapabilir.

Fakat dalgalar sürekliyken parçacıklar değildir. Bu durumda dalga gibi yayılmış haldeki parçacığın nerede bulunduğunu nasıl söyleyebiliriz? Avusturyalı fizikçi Erwin Schrödinger’in 1926’da bulduğu denklem, dalga fiziğini ve olasılık kullanarak dalga gibi davranan bir parçacığın belli bir konumda bulunma ihtimalini verir.

Denklem ilk olarak atomlarda elektronların yerlerini belirlemek için kullanıldı. Schrödinger denklemi dalga-parçacık ikiliği fikrinin yalnızca atomlar için değil, tüm maddeler için geçerli olduğunu göstererek fizikte bir devrim yaratmıştır.

Dikkatimi çekenler…

Sayıların kendilerine özgün karakterleri vardır; bazıları güçlü bazıları zayıf olabilir
Pisagor
*
Yeni fikirlere, onları hiç araştırmadan, sorgulamadan, yeterli bilgiye sahip olmadan karşı çıkılmasına Semmelweis Refleksi denildiğini biliyor muydunuz?
Daha önce benim gibi duymadıysanız Dr. Ignaz Semmelweis’in hayatına göz atınız.
*
O zamanlar İyonya olarak bilinen Makedonya’da, Abdera şehrinde doğan Demokritos için hayat hem bilgelik hem de keyfi sürülecek büyük bir şölen anlamına geliyordu. Ama yaşamın asıl keyfi bilmekten geliyordu. Ama yaşamın asıl keyfi bilmekten geliyordu; “Eğlencesiz bir hayat sıkıcı bir yolculuk olurdu.”
Felsefesi temelde bu ikisine; eğlence ve bilgeliğe dayan Demokritos “gülen bilge” olarak tanınıyordu. Mutluluğun , harekete geçme asaletinde yattığına inanan filozof bu yolda “iyi insanların” takip edilmesi gerektiğini söyledi. Kendine düşkünlük, aşırı tüketim ve rastgele yaşamın da iyilikten çok sorun getireceğine değiniyordu. Bireysel özgürlüğü savunan Demokritos, bir birey olarak insanın, toplumsal amaçlardan çok daha önemli ve öncelikli olduğunu söyledi.
“tüm antik zaman bilim insanları içinde bize en uzaktan seslenen oydu” demiş Carl Sagan
Demokritos’un geleceğe uzanan tahminleri, tam 2000 yıl sonra, 20.ci yüzyılda yerini ve zamanını buldu! Bir şeyi körü körüne reddetmeden önce en azında elimizdeki bu veriyi hatırlamak lazım. Hayat sürekli inceleme,sürekli gözlem, sürekli sınama! 
https://www.yumpu.com/tr/document/read/62633350/popular-science-turkiye-nisan-2019/59
*
Antik Mısır horus gözünün bir matematik ve felsefe dersi olduğunu bilmiyordum. Matematik kısmı fotoğrafta belli, her bir parça diğerinin yarısı. Felsefi kısmı ise 64 parçaya bölünen bütünün parçalarının toplanması ile 63/64 oluşuyor yani BİRe varmıyor ☺️
*populer Science dergisinden

Devamını oku “Dikkatimi çekenler…” →

Cern Kuantum Çalıştayı

Başlığı kuantum olarak yazdım fakat parçacık fiziği, yüksek enerji fiziği olarak da geçiyor. Bu yıl Ocak ayı sonunda katıldığım kuantum çalıştayı oldukça güzel ve heyecan verici geçti. Elbette Cern ortamı, Alplerin ve İsviçre’nin doğası ve kültürü bu güzelliği daha da özel hale getirdi. Cern hakkında yanlış bilinen, yanlış yorumlanan bir sürü gerçeğin aslında sadeliği ve açık olması insanların bilgisi olmadan fikri olması konusunda yine şaşırtmadı. İsviçre’nin Cenevre şehrine kurulan Büyük Hadron Çarpıştırıcı’nın büyük bir bölümü de Fransa topraklarında kalıyor. Hoş, sınır olayını çözmüşler. Fransa ve İsviçre arasında göstermelik bir kapı olsa da insanlar elini kolunu sallayarak iki ülke arasında gidip gelebiliyor.

Bir haftalık yoğun eğitim ve gezilerde görünen şey bilime, düşünceye ne kadar önem verildiği ve merakın peşinde giden insanların neler yapabileceklerini görmenin hayranlığı yaşam planımdaki bazı değişimlere yol açtığıdır.

Devamını oku “Cern Kuantum Çalıştayı” →