El Abrazo de la Serpiente

Captan Fantastic ile başladım bu haftaya

68 kuşağının evrim geçirmiş versiyonu, protest ama şiddet barındırmayan şahane bir film. Bir çok sahnesini sanki Lemurya’da geçiyormuş gibi seyrettim adeta hücrelerimde böyle bir hatıra var gibiydi. Biraz da ağladım. tipik!

http://www.sinemalar.com/film/228293/captain-fantastic

*

Doctor Strange ise maalesef hüsran oldu benim açımdan. Lucy filminden de beter gürültülü efektlere ve şiddete kurban edilmiş bir konu. Yönetmenin daha bikaç fırın ekmek yemeğe ihtiyacı var gibi geldi bana. Birkaç sahnesini taklit etmekle bir Matrix, İnception yapılamıyor

*

Kurgu değilse de, bir nevi biyografi olan Ruhun Anatomisi, Reiki vb gibi şifa alanlarıyla ilgilenenler, Holistik Tıp nedir merak edenler için kılavuz bir kitap. Henüz yarıladım fakat bitirmeden paylaşmaya değer buldum. Görücülük, şaman ve şifacı konseptlerinin canlı uygulamalarını bulabileceğiniz bir kaynak bu kitap. Ben çok sevdim.

Deneyime dayanması ve gerçek vakalardan hareket etmesi kitabın etkileyiciliğini artırıyor.

*

mv5bmjiwnja0nzm3ml5bml5banbnxkftztgwnju4ntq0nze-_v1_uy1200_cr9006301200_al_

Bu haftanın ve belki son yıllarımın en iyi filmi: El Abrazo de la Serpiente

Gerçekliğimi kaybettim ne diyeceğimi-saçmalayacağımı- bilemiyorum!
– hayatımı bitkilere adıyorum.
+ bu bir beyazdan bugüne kadar duyduğum en mantıklı şey.

Kozmik aile Mishule

Uygurlar gibi MU’ya doğrudan bağlı görünen yani ilk Lemuryan kolonilerden olan MAYA uygarlığı 2012 de sona eren takvimleri sebebiyle dünyada ve ülkemizde aniden popüler hale geldi. Bu konuda çeşitli vesilelerle kitaplar yazıldı çeviriler yapıldı, bu hizmetlerden ziyadesiyle memnunuz.
Fotoğrafların ilki Kutsal Maya İnancı kitabından alıntı. Sonuncusu ise her zaman gündeme getirdiğim Lemurya’nın simgesi TAU’nun Maya kültündeki iz düşümü. Bu da Kayıp Kıta MU’nun Kutsal sembolleri kitabından alıntıdır.
Yapısı itibariyle heyecanlı bir fantastik-Bilimkurgu olan Laniakea romanı, içinden Lemurya bilgeliğinin uzantısı Huna Bilgisini geçiriyor. Laniakea’yı tüm internet kitapçılarından veya D%R’lardan edinebilirsiniz.

Sizler neleri yetkilendiriyorsunuz?

Şu haberin düşündürdükleri üzerine bir güzelleme:)
GATA profesörü kabul etti: “Şizofreni cin çarpmasıdır.”

Cinse bile o senin içinde, kendi üretimin ve yaratımın olunca ne fark ediyor ki! Hangi ismi verirsen ver, ordu malı yer değiştiriyor denir buna hak ağzıyla 🙂
İtirazlar bu söylemin realiteyle uyuşmadığına dair oluyor. Peki onun adına cin yerine bilmem ne nevrozu dendiğinde bu inanç realiteyle uyuşmuş mu olacak? ve Hangi realite?

Vereceğiniz hiç bir ismin üzerine atlamayacağım, bana ne isimlerden. Ben her insanın kendi realitesi olduğunu ve bunu da bizatihi kendi iç rüyasıyla görünür kıldığını biliyorum ki buna öznel gerçeklik diyoruz.
Ünlü Afrika şamanı Mutwa’nın anılarında, sağaltma işlemini gerçekleştirirken hastanın tespiti/inancı yönünde işlem yaptıklarını, örneğin, hastası kendisine musallat olan bi varlık gördüğünü söylüyorsa, onu çadırdan kovana kadar, sopayla, davulla, tokmakla, sözcükle o şeyi ne kadar gerekirse o kadar zaman kovaladığını ve sonunda hasta “tamam şimdi çıktı gitti” diye ikna olduğunda bile işlemi bitirmeyip, çadırın dışında gözden kaybolana dek o şeyi pataklayarak kovaladığını söylemişti. Mutwa, o şeyi görmüyordu, inanmıyordu da ama hastasının inancı o şeyi (cin vs herhangi bir musallatı) hasta için gerçek kılmaktaydı, bunun bilincindeydi.
Gezgin şamanın yolunda da önemli olan pratik sonuçlar almaktır, yöntemleri tartışmak, daha doğru olanı bulmak için kavgaya girişmek vakit kaybı olurdu, hem ne gerek var! Savaşçı/barışçı şaman için önemli olan pono dur yani “doğruluğun ölçüsü etkinliğidir. ” Ya da savaşçı gerekeni yapar.”
Jung da hastalarını tedavi ederken onların inançlarına hiç dokunmadığını, sarsmadığını çünkü yerine koyacak daha iyi bi şeyi olmadığını söylerken muhtemelen dünyanın her yerindeki şaman topluluklarını gözlemlediği o önemli deneyimlerinden yararlanıyordu.

Realite denilen ki biz ona yaratımdan gelen anlamında “nesnel gerçeklik” diyoruz; dünyadaki gelmiş geçmiş tüm insanların (zaten tek zaman şimdi, yani şu an itibariyle) ortak inançlarıyla (buna da paulele diyoruz) oluşmaktadır ve şu an itibariyle nesnel gerçeklik oluşturmakta insanların baz aldığı yöntem/güç; bilimdir. Bunu da yıllardır anlatmaktan usanmadım galiba, hadi bi kez daha söylemiş olayım.

Komik olan ise, daha önce nesnel gerçekliği oluşturmakta baz alınan, animistik ve spiritüel gücün bu yetkiyi elinden kaptırmasıyla ilgili büyük bir hırçınlığa kapılmış oluşudur . Daha da komiği, BİLİM bir yöntemken güç eline geçince o da kendini mutlak ilan ederek, selefinin seviyesine düşmüş oldu! Böylece nerdeyse frekansları aynı seviyeye geldiği için de kıyasıya savaşıyorlar.

Gezgin Şamanın yolunda altıncı prensip MANA; “Bütün güç içerden gelir” der. Yani yetkilendirme içeridendir! Şimdi düşünün bakalım sizler neleri yetkilendiriyorsunuz?

Groklama deneyimleri

Bugün çok eğlenceli bir 2.seviye başlangıcı yaptık İstanbul’da. Ve her zamanki gibi KAHİ yaparken bizi uçuran lomi lomi chantingimizi dinledik. Bir kenara not etmek isteyenler için yeniden paylaşıyorum.
Hayat güzel, paylaşmak ve bundan zevk almak güzel, vasıta olanları onurlandırmak, bol keseden teşekkür etmek harika… Aloha

Bu arada hatırlatayım; hani tai chinin ilk beş hareketinin videosunu paylaştım ya sizlerle, bunu uygulayanlar hatırlayacaktır, beşinci hareket dolunayın üçüncü göze yerleşmesi ve durugörünün açılması için bir dilekte bulunur. Ve bugün dolunay var, sizler de arzu ederseniz hemen pencereden bakın dolunayla gözgöze gelip sol elinizin parmaklarıyla 3 kez onu ve altıncı çakranızı işaret edin ve dileğinizi bir arkadaşınızla konuşur gibi söyleyin. Bence duyacaktır 🙂

*

Sevgili preshamanlar, az önce bir amasya elmasını grokladım. Nedense birden içime geldi ve yaptım. Çok hayret verici bir sonuçla karşılaştım, bu güzel varlığın işlevi duyu organlarının açısını artırmakmış! İlk bana çarpan bir mercek olduğum duygusuydu; tüm çevreme, 360 derece bir perspektifte mercek etkisi sunuyordum.
Daha önce bir selvi ağacını grokladığımdaki şaşkınlığımdan çok daha fazlasıydı. Bu denemeyi başka tür elmalarla da yapmaya karar verirken öyle bir gülümsüyorum ki hayretle şu an! tarifi güç ve hemen sizinle paylaşmak istedim 🙂

*

Şamanlar boşlukta gösteri yapan usta trapezcilerdir.
Bir bakarsın boşlukta bir yandan diğer yana tek başına hızla salınır, kaybolmuş sanabilirsiniz ama sonra bir bakarsınız bir diğer trapezciyle elleri birleşivermiş! Bu nasıl olurun matematiğini henüz bilmesek de olduğuna şahit oluyoruz.

Odaklanma; bilincimizin (kane+Lono+Ku) bütünsel dikkatidir.
Biz insanlar en hayati işlevimiz bize öğretilmemiş olsa da, odaklanma ve dalgalanma arasında salınırız. Kent şifacısının mahareti bu salınmayı sanata çevirmesindedir.

Şamanik Metotlar

“Şifacılar gerçekte şifa vermezler.
Onların yaptığı şey, bedene geçici olarak dengelenmiş niteliklere sahip olma izni vermektir. Enerji çalışması yapanlarınız neden söz ettiğimi bilirler…Şifacılar şifalandırmazlar, denge bulmayı kolaylaştırırlar. İşi yapan hastanın kendisidir.” demiş Kryon

Aynen böyle olur ancak bu zaten bilinen bişey ben burada sözcüğe dökülmemiş mesajı açmak istiyorum biraz;

Söz konusu şifacı aracılığı ile alınan denge ve oluşan iyileşme hali kalıcı olmaz, tıpkı diğer modern tıp ve alternatif diğer tedavilerin işlevi gibi geçicidir. Neden?
Cevap çok açık hepinizin bildiği gibi; Hastalık, bi sapma, kesip atılacak bi irin değildir, o bizzat onu taşıyanın “kendini ifade şekillerinden en önemlisidir”.

Kişi ifade şeklinin ne olduğunu çoğu kez bilmez, içten ve dıştan söyleyerek düşünerek ve aktif olarak yaşayarak oluşturmaktadır o biricik ifadeyi ve eğer hastalık dediği şeyden memnun değilse önce bu ifadenin ne olduğu bulunmalı ve onu değiştirip değiştirmek istemediği kendisine sorulmalıdır. Muhtemelen çoğu hastalık sahibi onu değiştireceğine hasta kalmayı (bilinçli olarak da) tercih edebilir. Diyeceksiniz ki ama Sibel o zaman tüm hastalıklar psikolojinin uhdesine girer! Doğrudur da bugünkü haliyle psikolojinin bu konulara takılmadığı, derinleşemediği de malum. Öyleyse?
Bu konuların uzmanları şamanlarmış, şimdiye kadar güvenilir kaynaklardan edindiğim tüm bilgiler açısından onların yöntemlerini (belki bu güne kadar yozlaşmış taraflarına rağmen) en bütünsel şifalanma metodu olduğunu gördüm. Buradaki zorluk ise; şamanik metodun şaman kişisinden ayrılamayacak olması! Yani bu metotları öğrenip uygulayamazsınız, şamanım diyemezsiniz.
Biraz araştırın aklınıza yatacaktır sözlerim 🙂