
Avrupa’dan Kudüs’e Hacca gidenlerin güvenliğini sağlamak için kilisenin desteğiyle kurulan Tapınak Şövalyaleri hacıları çok sevindirmişti. Herhangi bir tapınağa altınlarını bırakıp karşılığında bir belge alıyordu. Bu belgeyle dilediği bölgedeki Tapınak Şövalyelerinden altınını alabiliyordu. Böylece yolda başına gelecek hırsızlık ve gasp gibi sorunlara karşı önlemini almıştı.
Tapınak Şövalyeleri ise anaparadan belirli bir pay alıyordu. Bir müddet sonra şövalyeler öyle zenginleşmeye başladı ki bu durum hem derebeylerini hem de kilisenin kendisini rahatsız etti.
Olmayacak şeylerle suçlanan tapınak şövalyeleri yokedilerek, mallarına kilise ve derebeyleri tarafından el konuldu.
Böylece ilk bankacılık faaliyetlerinden birinin de sonu gelmiş oldu.



