Tarih Öncesi Sanat

İlkel toplumlar için sanat, biraz da sihirdi. Sanatın tılsımlı güçlere sahip olduğuna, insanları ruhlarla ve ruhani dünyayla iletişime geçirdiğine dair yaygın bir inanış vardı. Tarih öncesi dönemden günümüze gelebilmiş az sayıda eser vardır. Bu eserler, toplumsal inanç ve dini inançları göz önüne serer.

Genellikle, tarih öncesi mağara ressamlarının erkekler olduğu varsayıldı. Yakın tarihli bir çalışma, ilk sanatçıların çoğunun kadın olduğuna dikkat çekerek, kadınların tarih öncesi toplumlarda sanılandan daha güçlü bir role sahip olduğunu öne sürmektedir.

Sanatın sihirli güçleri vardır.

 

Makia ve Meditasyon

Odaklanmış dikkatinizi herhangi bir şeye angaje ettiğinizde meditasyon yapmaktasınız. Bunun belirtisi yalnızca meditasyon esnasında neye baktığınız, neyi dinlediğiniz veya neyi konuştuğunuza eşdeğer değildir, bütün bunların ve daha fazlasının, hatta alışkanlıklarınıza dair kabullerinizin bütününde ortaya çıkmaktadır. Lono’nuz medite olduğunda KU’nuz da derhal ona katılır. Şamanın yolunda öğrenilecek ilk şeylerden biri; Lono ve Ku’nun aynı zamanda aynı şeye medite olabilmelerini sağlamaktır, işte o zaman sihir ortaya çıkar.

3.Prensip Makia gereğince; enerji dikkatin yönlendiği yere aktığına göre, şu anınızda deneyimlemekte olduğunuz şeyler; alışkanlıklarınıza bağlı sürekli odaklanmış dikkatiniz sayesinde Ku tarafından sağlanmaktadır (çünkü KU’nuz değiştirmediğiniz her minör enerji kalıbı için onayınızın sürdüğünü varsayar) . Eğer mevcut hayatınızdan memnunsanız, böyle devam etmesi de gayet iyidir fakat eğer memnun değilseniz bu durumda KU’nun dikkatini yeni bir kalıba dönüştürebilmenin yolunu bulmalısınız. İşte meditasyon ve hipnoz bu iş için gayet uygun araçlardır.

*

Yeni bir birleşim noktasında (yeni algı noktası/yeni gerçeklik) kalıcı olmak, eskisine defalarca geri dönmeyi gerektirir, olgunlaşma ve dengeleme sürecidir bu. Hepimize ve her düzeyde işleyen mekanizma budur.

Dikiş makinası nasıl diker, ya da elde bir paçayı çevirirken nasıl dikiyorsunuz?

İleri ve eski noktaya gidiş gelişler gerekir, hele dikişi bitireceğiniz zaman makinacı son noktayı öncekine dört beş kez bağlar! Seyrederseniz daha iyi pekişir, tıpkı yeni birleşim noktasının pekişmesidir o! Yeni eskiden kopmaz, onun emek verilmiş uzantısıdır, o sebeple ilerleme ancak “kapsama” kavramıyla izah edilebilir bence.

Bazen bir kaza ya da ölüme yakın deneyim veya frekansı yüksek birinin/yerin etki alanında veya halüsinojen maddeler sebebiyle birleşim noktası yerinden oynar (zaten her gece rüyada da yerinden çıkıp öylesine salınır, gezinir) ve bu insanlar çok farklı gerçeklikler deneyimleyebilir ancak bunlar kalıcı olmaz ve kişinin bilinciyle çıpalanan son bileşim noktasına geri döner. Bir çok öğreti özellikle şamanik uygulamalar kişiye istenilen zamanda istenilen bileşim noktasına gidip, istenildiğinde yerine dönebilmenin bilgisini verirler ki bu CC öğretisinde büyücü kavramının içeriğini ya da koşulunu anımsatır.

Burada sorulması gereken, “Birleşim noktası neden eski yerine döner?” konusudur ve cevabı da çok basit; çünkü biz sürekli iç ve dış konuşmalarla (bunun temelinde KU’nun tüm faaliyeti yer alır) öznel gerçekliğimizi öyle sağlamca oluşturmaktayız ki, algımızın kendi yerine dönmesi gayet doğal ve hızlı olur 🙂
Biz şamanik çalışma yapanlar “yerine dönme” konusuna hep tüh tüh şeklinde bakmışızdır doğal olarak, fakat bu tabi ki acemiliğimizin bir göstergesidir. KU, bu işlemi, bizi sonsuzlukta kaybolmamak için garantiye almıştır ve aklımızın alamayacağı denli gelişmiş bir bilgisayar program bütünüdür. Eğer bir mistik olsak bunu tanrıyla ya da kaderle eşleştirmek işten değildir 🙂
Sonsuzlukta gayesiz ve bilinçsizce savrul-ma-mak, bu hayatın oluşturulma sebebidir zaten, savrulanların hemen hepsi akıl hastanelerindedir ya da ölmüşlerdir! Ölüm sonrası pek konumuz olmasa da yaşıyorken özetleme yapmak ve bütünlenmek yolu (Ho’oponopono) ile “arınma” işte bu sebeple büyük önem kazanır.

Üzerimize sinmiş (tüm canlı ve cansız varlıkların üzerine) karanlık ve negatif enerjilerin biçim değiştirerek evim sürecine dönmesi içindir arınma ve tasfiye çalışmaları. Bilinçte dönüşüm ancak böyle sağlanıyor. Aloha

Levitation/ Sihir/işlev

Levitation’ı hatırlayınca yeniden gözden geçireyim dedim ve önüme bu video çıktı. Eminim seveceksiniz 🙂 En ilgimi çeken ikili disk boşluğa konulduğunda aynen kuşlar gibi hızla birbirleriyle çarpışmadan yol alıyorlar!

Manyetik alanlar bize sihir gibi görünüyor doğrusu

http://www.youtube.com/watch?v=GHK4b_HPrvU&feature=share

**

“alın verin, ekonomiye can verin” yerine “öğren, üret; kendi kendine yet”

Kendine yetmek, bizatihi kişiye ait en can alıcı kabiliyet olmalı tabi kişilerden de uluslara, oradan da tüm dünyaya sirayet eder. Kendine yetmek; öz Türkçe anlamıyla “kendine varmak”, kendine ulaşmak” anlamını da taşır.

**

En rahat, en kolay ve en güzel yaptığın şey senin işlevindir. İş değil doğal aşktır o 🙂
İşlevini zaman yitirmeden belirle, konuları ve senin niyetin her zaman değişebilir. Sıkılmaya fırsat bulamazsın. İşleyen demir de ışıldar. Yanakların al al, gözlerin ışık ışık olur. Bir kilometreden farkederim seni ve derim ki : işte işlevini severek yapan biri!

**

“Geyikleri kesmeye değil yanımıza katmaya çalışıyoruz” diyor Ersin frekansımız.

**

Alemin tek kuralı var: Özgür irade
Saygılı olmak gerek.
Sevgisi olana saygı ne gerek?
Ben de öyle sanırdım velakin değilmiş!
Saygı; sevginin genişlemesi, içe–dışa sirayet etmesiyimiş. Kendiliğin gelişmesi, başka kendilerine gelişme imkanı tanınmasıymış.
Yeterinceyi, mükemmel zamanlamayı, kendiliğindenliği görüp bilmekmiş.
Görüp de söylememeyi başarmakmış.
Zorla güzellik olmazmış.
Sormadan cevaplanmaz, istenmeden verilmeye çalışılmazmış.
Binbir hali tanımakmış saygı.

Sihir zamanları

Sihir zamanlarına ulaştık, ne istediğinize, özellikle birinci tekil şahıstan  cümleler kullanırken (sesli sessiz fark etmez) çok dikkat edin canlarım.

**

Allah sana şah damarından daha yakınken, sen nasıl olur da zayıf olduğunu, yeterli gücünün olmadığını, isteklerinin sana gelmediğini sanırsın be hey gafil kardeşim. Nereye kadar bu oyunu sürdürebileceğini sanmaktasın? Duydum ki ölümden korkarmışın, yahu sen daha yaşamaya bile başlamadın! (Yaşayanları tenzih ederim)

**

İstanbul uyanırsa, Türkiye uyanır! Ve bu durum evrende uyanık gezenlerin işine gelmez 🙂 well well well… Biz sizin neyi ne için yaptığınızı biliyoruz şekerler

**

Taş yerinde ağır (türk atasözü)… Ne büyük laftır bu! Bütün atasözleri birbirinden gözalıcı 🙂 Biz muhteşem varlıklarız. Hayal ediyoruz oluyor. Taşları üstüste yığıyoruz. Hepimiz bi ucundan tutuyoruz. Bir elin nesi çıkar, iki elin sesi. Üç elin kasesi, dördüncünün nefesi, beşincinin projesi, altıncının merhameti, yedincinin spirali, sekizincinin kudreti, dokuzuncunun bilgeliği,onuncu da “hani banaaaa hani banaaa” dediiii

**

Tuhaf raslantılar(!) olmuştur doğum günüm 19 Mayısla ile ilgili. Taşındığım evlerin numarası alalacele (bi kaç ay içnde) no:19 olur. Diğer şeyleri saymıycaam çünkü algıda seçicilik filan deyip geçilebilir. Şimdi Yeni doğan ben, yani Yaşayan’ın doğum tarihine neler raslıyomuş diye bi baktım: http://tr.wikipedia.org/wiki/20_Aral%C4%B1k
Tabi bana en matrak gelen şu oldu: “1970 – Kapıcılar Sosyal Sigorta kapsamına alınmak için yürüyüş yaptılar.” İşte budur dedim çünkü kapıcılarla çok yakın bi bağım oldu (sa olarak), hayatım boyunca yaptığım tespitler, söylediğim şeyler, bi kapıcı ağzından dökülmeden duyulamadılar! Onlar benim onaylayıcım, bu bazen 5 sene bazen 15 sene sonra olabiliyordu henüz olamayanlar (yani kapıcıdan onay alınamayanlar) da çoğunlukta. Bunun bi şaka olduğunu sanmayın, bu düpedüz gerçeklik :))) Bakın ben 20 numarasına geçer geçmez nerdeyse 19 mayıs bayramı iptal edilecekmiş (dün duydum Tuva’da), abartıyorum tabi, pazar pazar gülesiniz ve ne denli narsist (!) olabileceğimi görebilesiniz diye! Hahahahaha

**

Oğlumdan çok kıymetli şeyler öğrendim. Yaşarken öyle bi durumla karşılaştığımda içimde hemen onun sesi (sanki bi teybin düğmesine basılmış gibi) canalıcı tespiti söyler, ben de hemen onu bi kez daha dikkate alırım 🙂 Deneyin siz de, memnun kalacaksınız. Eğer çocuğunuz varsa onun sizinle ilgili tespitlerini dinleyin, muhakemenizi yapın. Muhtemelen dikkate değer olduğunu göreceksiniz.