Aumakuanızla birlikte olduğunuz anlardan biri

Bu her zamanki gibi son derece zevkli bir uygulamadır, onu her gün en az bir öğününüzde uygulamanızı istiyorum.
Tabağın içindeki yiyeceklerin hepsiyle göz göze gelin. Onları onurlandırarak kokusunu renklerini içinize çekin. Sonra ilk lokmayı ağzınıza alın. Tamamen sıvıya dönene kadar yavaş yavaş çiğneyin, malzemenin ağzınızın tavanına, dilinizin her yanına ve diş etlerinizin tamamına sürünmesini sağlayın, o yiyecek varlıklarının özünün tad/koku olarak tüm bedeninize patlayan bir ışık gibi çarpışını, dalgalar halinde oynaşarak sonunda gırtlağınızdan geçtiğini fark edin.

Zihniniz bomboş olsun sadece o güzel varlıkları dinlemeye açın kendinizi. Tüm lokmalarınızı bu şekilde hazinelerini açarak bitirin. biz tamamız diye haber verdiklerinde (tabağınızda ya da masanızda yemek kalmış olsa bile) çatalınızı/kaşığını bırakın ve bu muhteşem anı geçirebildiğiniz için teşekkür edin, hepsine tek tek ismiyle hitap edecek kadar hislenmiş olabilirsiniz, devam edin onların size ulaşmasını sağlayan aracılara, kendinize, aklınıza gelen her şeye teşekkür edin. Böylece uygulamayı bitirin.
Bedeniniz size aumakuanızla birlikte olduğunuzu haber verdi mi?
aloha

*  Devamını oku “Aumakuanızla birlikte olduğunuz anlardan biri” →

İçinizden ne Geliyor?

Gerçekliğin ne olup olmadığı ile ilgili rüya görme çalışmalarımızla ilgili olarak bu videonun özellikle 1lk 20 dakikasını izleyerek başlamak sanırım faydalı olur.
Lütfen izlerken siz de kendi sorularınızı duyun! Çünkü olacak. ve mümkünse hiç yadırgamadan yorum kısmına yazın.
Örneğin;
O halde algılayan kim?
O halde tüm gerçeklik zannımız YORUMLAMA sistemlerinden ibarettir!
YORUMLAMA SİSTEMİ nedir? Bu bir elektrik sinyali şifre kırıcısı mı?
O halde bu şifre kırıcıyı kim ve nasıl hazırlamış? bu sistem beynimize ne zaman yüklenmiş?
yORUMLAMA SİSTEMİ değiştirilebilir mi? Değişirse ne olur?
Yoksa bizler birer robot muyuz? Westword dizisini mi yaşıyoruz?
Komplo teorileri ne derse desin, sizin iç sesiniz ne diyor ve ne soruyor?
Önemli olan da bu. aloha

*

Devamını oku “İçinizden ne Geliyor?” →

Teşekkür ederim.

Düşündüm de; kuantum fiziğini meslekten olmayanlar için anlaşılabilir hale getirmek için canla başla çalışan bilim insanlarına, uyuduğumu ve makina olduğumu bana ispat eden Gurdjieff ustaya, her şeyin ne olduğunu bize sayısız kitapla anlatmak için en tehlikeli gerçekliklere gitmeye cüret eden bilim insanı gönlümüzün asil beyfendisi Gustav Jung’a, ve tüm gerçeklikleri bilfiil ve kesin biçimde ziyareti bizzat deneyerek, ata deneyimlerimize ulaşmamızı sağlayan, üstat olmayı öğreten Carlos Castaneda’ya ve daha ismini sayamadığım tüm üstatlara minnettarlığımı hatırladım yeniden.

Eğer onlar olmasaydı ben bu Yaşayan  üstatları, kanal hizmetlerini kesinlikle anlayamazdım, iç acıtıcı ölçüde gerçekçiydim. Siyah beyazcıydım. Bi hayaller rüyalar vardı bir de gerçekler. Bunlar tam da Aristovari biçimde birbirleriyle göz bile kırpışmazlardı! Aldığım tüm rehberlikler için ve tabi bunları alabildiğim için kendime teşekkür ediyorum bir kez daha.

Bu güzel güne yakışır bi dua olsun bana. 🙂

Kendime de teşekkürler

Bu günümü, yaşamdan zevk alışımı, sürekli boşaltabilmeyi becerebildiğim, bildiklerimi ve deneyim öykülerimi anlatabildiğim ve her an alabildiklerim için vasıta olan tanıdık tanımadık herkes ve herşeye teşekkür edişime, farkında bile olmadan bir günde onlarca kez şükür edişime, yolun bittiğini gördüğümde derhal makas değiştirebilmeye (velev ki çok emek vermiş olayım, hiç fark etmez. Bitmiş olan bitmiştir), yeni şeyler denemeye aramaya ve bulmaya gösterdiğim sarsılmaz kararlılığa borçluyum sanırım. Veda gibi oldu ama değil, sadece içimden geldi, kendime borçlu olduğum halde borcumu ödemediğimi fark ettim ve şimdi onu yapıyorum, çok teşekkürler kendim 🙂

Şimdi balkonda bi sigara içtim, aklım başıma geldi 🙂 Galiba eski hesapları kapatmaya çalışıyorum. Bu vesileyle teşekkür etmeyi unuttuğum, maddi ya da manevi borcum kalan kimse varsa hemen öne çıksın. Belli mi olur, belki sabaha çıkmayız. Belki de daha yaşayacak çok ŞU ANımız vardır, bu önemli değil. Önemli olan üzdüğüm, kırdığım, borçlu olduğum kimse kalmasın ve hafifleyeyim. Bu dünyayı  canımdan çok sevmişimdir, yine de buralarda bölük pörçük duygu bulaşıklığım kalmasın göçtüğümde 🙂

**

Kıymet bimek teşekkür etmek takdire şayan bi özellik ancak bundan ötesi yaşamında oluşan değişimleri anlatmaya ve paylaşmaya hevesli olmaktır. Bunun iki hayatı bir de arizi önemi var. Paylaşanın (sözle yazıyla), yeni edinmekte olduğu algı noktasına sabitlenmesinin tek yoludur, ikincisi de paylaşımları izleyenlerin, özenmesine, cesaret sahibi olmasına katkı sunar. Arizi olan önemi ise, gerçek ustaların yalnızca bununla övünç duyabilmeleridir.

Bize düşen “yapabileceğimin en iyisini yaptım” diyebilme huzuru, vicdan rahatlığı. Bu büyük bi hafiflik.

Sekse dair -3

Konu başı için tıklayınız

sa: Kimileri iki dakikada üç kap yemeği yer bitirir, kimi bi saatte bitiremez. Kimisi yemeğin ortasında doydum der, tabaklarda bi sürü yemek artar! Kimi son lokmayı bi türlü alamaz, doydum da doydum diye tutturur. Kimi önceden iki bardak su, bi bardak kola devirdiği için yemeğe yer kalmaz. Onlar tuvaletle yakın arkadaş olurlar. Kimi sofrayı toparlamaz, tüm bulaşıklığı ve üstüne üşüşen sinekleriyle o sofra saatlerce ortada kalır. Kimi daha çatalınızı kenara bırakamadan önünüzden tüm yemek kanıtlarını toplar. Kimi de durun yahu aceleniz ne bi keyif sigarası içelim der. Bütün bunlar seks için de geçerlidir.

Kimileri yaw elde ne var bi bakalım diye dolapları açar malzemelere bakar,ne istediğine dair bedenini yoklar ve mevcut malzemeden en sevdiği lezzette yemeği pişirmeyi becerir. Kimileri öyle olmaz abi der, yemek programlarının müdavimi olur, falanca şefin, filanca ustanın programlarını seyreder de seyreder (oturduğu yerde zevk almaya uğraşır<) bi türlü mutfağa giremez. Kimileri bu işler bildiğiniz gibi değil tantirirk tantirik takılın der, kimileri de bununla ilgili ekstra uzuvlar satmaya çalışır,insan yerine robotler koyacak kadar ileri gider, hattabu malzemelerin en tutucu olduğu sanılan ülkelerde en iyi ciroyu yaptığına dair söylentiler dolaşmaktadır.

Hayat o kadar basit ayrıntılarda gizli ki insan buna inanmak istemez çünkü işi karmaşıklaştırmak yoluyla kendini mühimsemeye uğraşır. Şu yemek-seks konusunu bitirebilirsek eğer (ki cılkı çıkmadan asla başka konuya geçmeyeceğim) yürüme konusunu ele alacağım aklınız şaşacak 🙂

Av: Aklıma “hatır için çiğ tavuk yemek” lafı geldi..:-)) Kimi ayak üzeri atıştırır,kimi çok özenli ve görkemli ritüel eşliğinde yatıştırır açlığını..Kiminin ki doyurmaktır karnını diğerinin ki gözlerini doyurmaktır..Kimi için hayat ve yaşamak, …yemek içindir,kimi için yemek, hayat ve yaşamak içindir..Kimi bir lokanta camından seyreder yutkunurken yemekleri,diğeri o lokanta masasında beğenmez tabağındakileri…Ve gözü hep köşebaşında ki lahmacuncudadır…;-) Dünya bir büyük restauranttır sonuçta..Herkese ve dilediğince “yemek” var..Yeter ki istemeyi,seçmeyi ve şükredip bedelini ödemeye hazır olalım…

sa: Harika bi özetleme olmuş teşekkürler. Şükretme işi de önemli bi konu. Örneğin bizler yedikten yani doyduktan sonra şükrederiz ama hristiyanlar açken ve peşinen… Neden acaba

sa:  Örneğin ben taşı bile yiyecek bi yol bulurum, yemek ayırt etmem velakin tek şartım, o yemeği yaptığı işe aşık birinin pişirmiş olmasıdır.

ha: hıristiyanlık tarihi yüzlerce yıl süren kıtlık ve açlık dönemleri yaşamış.belki de önlerinde yemek olması bile onlar için bir şükür vesilesi..müslüman toplumlar biraz daha “tok” ve garantici belki de.

sa: kesinlikle katılıyorum. Bizim yaşadığımız coğrrafyalar hep güzel iklimler olmuştur, üstelik göçebe olduğumuz için yiyeceklerimizi de kendimiz sayarız, dolaştırıp dururuz. Yani açlık çekmedik. Ve bu sebeple de gerçek bi devrim yapamıyoruz, belki de ihtiyacımız yok. Neyse konu kaymasın

Bu işe neden bu kadar taktım biliyo musunuz arkadaşlar? İşi yapmayı beceremeyenlerin açlıklarının, konuyla alakasız her fikirlerinin, laflarının içine (kendilerinden habersiz) sızan ve pek fena kokan seks enerjisinden bıktım usandım artık!

ha: fena halde bıktığın belli çünkü ben seni neredeyse ilk kez bu kadar bi konuda ısrarcı gördüm. hadi arkadaşlar, pamuk eller cebe o zaman:)

sa: Bi eve giriyosun her yer değişik değişik yemekler kokuyo, bi apartmana giriyosun her kapıdan bi yemek kokusu fışkırıyo. anladık cinsellik pek önemli. Ancak tüm hayatımızı işgal etmeli mi yani, başka koku alamayacak mıyız? Bi eve girince çiçek kokmayacak mı, bi apartmanın önünden geçerken sevincin kokusu alınamayacak mı? Eğer yeme alışkanlıklarıyla seksin birbirine hiç benzemediğini düşünüyosanız lürfen onu da söyleyin (sebepleriyle lütfen)

ha:bir de, her evin kendine özel bi yemek kokusu vardır ve farklı her hangi bir şey pişse de o baskın koku hep evin içindedir. seks konusunda yeni deneyimlere arada sırada göz kırpan ama bu konuda ki geleneksel ve kendine özgü tutumunu terketmekten kaçınan birinin kokusu olabilir mi bu?

sa: İlginç bi yaklaşım

ha: yemeğin sofraya kadar geliş macerasını da ben cinsellik anlamında manidar buluyorum.Malzemeleri özenle seçmek, mutfağa getirmek, yıkamak, ayıklamak, bu esnada bir kadeh şarap yudumlamak, her bir malzemeyle konuşarak, meşkederek pişirmenin h…er aşamasında aşk ve tat katmak bazılarımızın olmazsa olmaz yöntemiyken, bir kısmımızda neredeyse ayaküstü sayılabilecek tarzda iki dakikada malzemeleri üstüste atıp yemeklerini hazırlar ve hazırladıkları süreden daha az bir zamanda da yutuverirler..ben diyorum ki, bu bahsettiğim iki ayrı yöntem, ön sevişme konusundaki tutumlarımızla örtüşüyor mu acaba?

av: Yemek konusuyla benzeşmediğine dair görüşgelmedi şu ana kadar..Kimbilir belki yemek hazırlığındadır varsa öyle düşünenler..:-) Bence sadece yemek değil,insanın bir çok konudaki tavırları ele verebilr seks hakkındaki düşünce ve eylemlerini…..Biri bütündür hayat..Seks onun dışında değildir.Düşündüğümüz ve düşlediğimiz gibi de olmayabilir her birey için..Herşey de olduğu gibi öncelikleri farklıdır insanların.Çünkü algılarımız farklıdır.İş görme biçimi bile eleverir kişiiyi.Bu yemek hazırlama,seçme ve yeme biçimi olabileceği gibi diğer şeyler de olabilir..
Bence kritik olan seksin kişi hayatında ana yemek mi,ara sıcak mı yoksa yemeğe keyif veren sos mu ? Olduğuna dair alınacak cevaplardır..

sa:Madem azıtmamı bekliyosunuz bi ucundan başlayayım: Küçük bi kasabada güzeller güzeli bi kız varmış. Evi nerdeyse her gün bir taliplinin ziyaretine uğrarmış, zenginler nüfuzlular başta gelirmiş velakin kız bunların hiç biriyle değil gösterişsiz bi terziyle evlenivermiş. Herkes (tüm talipler) üzülmüş ama iş bitmiş artık. terziyle bizim kız sessiz sakin şahane bi hayat yaşamışlar derken terzi ölüvermiş. Velaki kadın hala güzel mi güzelmiş. Eski yeni bi sürü talipli yeniden ümitlenmiş, sokağı yol geçen hanına dönmüş. Kadının yaşlıca bi kapı komşusu varmış, bi gün bizimkini kenara çekmiş “kızım bunlar seni rahat bırakmaz, dile düşersin, gel şunlardan birini beğen de başın bağlansın” demiş. Kadıncağız da buna boyun eğmiş, bi tanesine evet demiş evlenmişler, gerdek gecesi, kadın güzelce hazırlanmış yatağa girmiş, kocasını beklemeye başlamış. Adam bi türlü hazırlıklarını bitiremiyor neyse bitirip yatağın önüne gelmiş, çıplak pazularını şişirip kadına göstererek “baaak, bunlar o terzide var mıydı?” kadın sessiz seyrediyor “baaak şu sırtımdaki kaslara bak bunlar o terzide var mıydı?” sessizlik. “baaak şu baldırlara, şu şunlara bunlaraaa bunlar var mıydı o deyyusta? Neyi üstündü onun” deyince, kadın gayet sakin cevap vermiş “o şimdiye kadar seni beni büker(!) üstüne de iki takım elbise dikerdi” demiş.

ha: )))))))) süper valla.anladım ben onu:P

av: Terziyi seçme nedeni ne ola ki…?

ha: çok iyi yemek(!) yaptığı için:)

sa: Zaten fıkra diyemeyeceğim buna, hayat dersinin sonunda kadın cevabı vermiş: “terzi -şu senin gösteriş ve kendini kıyaslama, hazımsızlıkla geçirdiğin zamanda-beni büker üstüne de iki takım elbise diker” diyor. Yani bu cümleyi iyi inceleyin derim çünkü kadının beğenisi tek bişey değilmiş.

ha: tam zamanında, yerinde, mış gibi yapmadan, kusursuz bir savaşçı gibi davranıyor terzi.

av: Yani terzinin “iş görme” biçimidir,tercih edilen…O terzi yemeği de güzel yapardı,mesleğini de..Veya güzel demesek bile,kadının tercih ettiği biçimde diyelim buna..

sa: Süpersiniz.

sa: Kusursuz bi savaşçı, tam gerekeni gerektiği anda yapan, ne güzel söylemişsin. Azıtmaya devam ederken bi dağ çığlıkçısı aradım velakin yoktu! piyasada aslanlar var: http://www.akilli.tv/video/196468/Aslanlarin-Sex-Hayati.aspx Çok tatlılar 🙂

sa: 1000 tane arkadaşım var burada(facebook) ve gördüğünüz gibi üç gündür davet üstüne davet yaptığım bu konuyu sadece dört kişi konuşabiliyoruz. Diğerleri aşk, mevlana,melekler, kelekler,sevgi-özellikle sevgi, cennetler ve her tarafında seks kokan şarkı videolarıyla devam ediyolar 🙂 Olsun ne yapalım gerçeğimiz budur ve ben tüm bu durumları anlayışla sevgiyle karşılamaya devam ediyorum. Velakin artık içinde yer almayacağım. LÖK diye söyleyeceğim her yayınladıkları şeyin içindeki kokuyu. Bu sebeple bundan çekinenler bir an önce beni arkadaşlıktan çıkarsınlar böylece ne yayınladıklarını görememiş ve söyleyememiş olurum.

Dörtmüş pardon. Eğer kişi sayısı gece onikiye kadar ona tamamlanırsa ültümatomumu(!)geri çekeceğim :)))