Tesuji’ye özendirin, ezber bozun.

Çocuklarınızı Tesuji yapmaya özendiriniz. Günaydın sevgili frekanslar.

  • Tesuji: Önceden hazırlanmış göze hoş gelen şekillerin yeniden “güzel bir hamle” ile değiştirilebilmesi. (Bu kişilere Usta denir)

*

Nithyananda’nın bugünkü Satsangında en çok sözü geçen (completion’dan sonra ) Kala sözcüğü Sanskritçe, karanlık ve zaman gibi anlamlarda kullanılırdı ki burada zaman ölüm kavramı için kullanılan bir öfemizmdir.
Alt yazılarda Kaala olarak geçiyor zaman zaman fakat onun karşılığını bulamadım.
Sözcük bana derhal Huna felsefesindeki Kala’yı hatırlattı, hemen açıp baktım:
“Bu kelimenin yüzeysel anlamı; kurtarma, özgürlük ve bağışlamadır, ancak kök anlamı, kişinin yolunu değiştirmesidir. Affetmek, örneğin bir şey veya bir kişi hakkındaki düşünce şeklini değiştirmektir. Kala’nın etkili olabilmesi için bilinçli bir şekilde değişiklik istenmeli ve eski düşünce tarzlarından vazgeçilmelidir”
Nithyananda, eğer kişi ciddi biçimde “tamamlanma-bütünleme”sını yapmadığı ve bunu sürekli kılmadığı takdirde Kala’nın onu imha edeceğini defaten söylüyor. Eliyle her seferinde – Kala için konuşurken- daire çiziyor ve çark şeklinde döndürüyor. Zamanın çarkı sözcüğünü hatırlatıyor.
Satsangın en sonunda, kendi uzun ve çok hızlı seyahatinin “tamamlamasını-completion” bir sandalye üzerinde fasılasız 14 saatte yapabildiğini söylüyor.

Tarihten sayfalar-Türk Baharı

Başbakanın Türk baharı olarak nitelendirdiği 2002 yılı:
“AKP nin iktidara geldiği 2002 SEÇİM SONUÇLARI
Toplam Seçmen……………………………………………….: 41.407.015
Toplam Kullanılan Oy……………………….………………. : 32.753.386
Toplam Geçerli Oy……………………….………………….. : 31.510.007
… Oy kullanmayanların sayısı…………………………………. :.. 8.653.029
Geçersiz ve kullanılmayan oy toplamı………………….... :.. 9.897.008

AKP nin aldığı oy ………………………………………………: 10.848.704
CHP nin aldığı oy……………………….………………………:.. 6.114.843
%10 barajına takılıp meclise yansımayan oy toplamı … : 14.546.460
Meclis dışı kalan ve Kullanılmayan oy toplamı……………: 24.443.468

Not: 2002 yılına kadar %10 barajını kendi menfaatlerine sanıp değiştirmeyen partilerin gümlediği yıldır bu aynı zamanda. Bu herkesin başına gelebilir, akp nin bile
Seçimden yenilgiyle ayrılan partilerden Anavatan Partisi’nin lideri Ahmet Mesut Yılmaz ve Doğru Yol Partisi’nin lideri Tansu Çiller görevlerinden istifa ettiler.
Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli aday olduğu Osmaniye’den %29,19 (58.622), Anavatan Partisi lideri Ahmet Mesut Yılmaz aday olduğu Rize’den %28,58 (46.577) ve Doğru Yol Partisi lideri Tansu Çiller aday olduğu Muğla’dan %22,66 (87.454) oy almalarına rağmen partileri baraja takıldığından ötürü milletvekili seçilemediler.

(ALINTI): http://tr.wikipedia.org/wiki/2002_T%C3%BCrkiye_genel_se%C3%A7imleri

**

..Öğrenci kendini usta sanır, oyuncu ise bi bok olmadığını bilir; fakat olma ümidindedir diyebilirim. Usta ise ümidini bile kaybetmiş olandır. Çünkü ümidin en büyük engel olduğunu bilir.
…usta olmak için oyuna kendinden şeyler koymak gerekirmiş. Yani artık önceden hazırlanmış göze hoş gelen şekilleri kendince , tesuji yapabilen, usta sınıfına giriyor.
-Bir Kadını Öldürmek- Kitabından alıntı

Tesuji: Belli bir alandaki en başarılı, verimli hamle; beceri dolu taktik hamlesi; belli bir bölgedeki taşların en verimli kullanılmasını sağlayan hamle.

Ustalık ve asansör

Kısaca, öğrenci kendini usta sanır, oyuncu ise bi bok olmadığını bilir; fakat olma ümidindedir diyebilirim. Usta ise ümidini bile kaybetmiş olandır. Çünkü ümidin en büyük engel olduğunu bilir.

Go oyununda usta olmak için oyuna kendinden bir şeyler koymak gerekirmiş. Yani artık önceden hazırlanmış göze hoş gelen şekilleri kendince değiştirebilen, tesuji yapabilen, usta sınıfına giriyor.

Usta artık, oyun atlamaya adaydır tabii belli zamanlarda gelen asansörü yine de bekleyecek. Yani hasat ya da kıyameti(evrensel asansör-bakınız the cube filmi).

Ustalığında kendi içinde dereceleri var. Zaten her iki ucun arasında sayısız kademeler, kademelerin altında sayısız alt kademeler var. Eğer buna girecek olursak kendimizi kaybederiz.

Size anlattığım her şeye, aslında gündelik hayatınızın içinde ve belki bir günde yüzlerce kez şahit oluyorsunuz.

Örneğin, öğrenci-oyuncu-usta sınıflaması için olimpiyat oyunlarını bir gözden geçirin. Olimpiyat için milyonlarca insan hazırlanmaya başlar; ama yalnızca bir tanesi madalya alır. Altın madalyalı bir sporcunun ne zaman gezgin olduğunu, nasıl alt oyunların etkisine kapılabildiğini ve nasıl derecesinden düştüğünü, bilen bilir.

Fakat bütün bunlar bana göre yine de boş şeyler. Oyun oyundur.

-Bir Kadını Öldürmek- Kitabından alıntı

Tesuji: Belli bir alandaki en başarılı, verimli hamle; beceri dolu taktik hamlesi; belli bir bölgedeki taşların en verimli kullanılmasını sağlayan hamle.

Oyun, GO, hayat vs…

Biz yine Dünya oyununa dönelim. Bu oyun kurulurken artık olası şeylerin bir çoğu önceden biliniyor, önlemler ona göre alınmış fakat yine de iki tarafın BİRden gelen özgür iradeleri ve seçim olasılıklarının bileşimi her daim sürprizlere açık. Sanırım düdüğün, üfleyene yakın kısmındaki atalarımızın günlerini şenlendiren de budur.

Go şampiyonumuzun söylediği gibi; önceden tasarlanmış güzel şekiller var. Fakat bazı durumlarda şekli biraz değiştirmek farklı sonuçlara götürüyor. Ve dikkat ederseniz şampiyon, bu özel tesuji durumunun ustalar tarafından planlanmış olabileceğini itiraf ediyor.

Dünya oyununun kurucuları olan ateş/su/toprak/hava elementleri muhtemelen, sayılarını bilemediğim dolaşık ipeksi gurubun ayrılmış öğelerinin, ikiye ayrılmış kısmının yang olanlarıdır. Çünkü önce bitkileri ve hayvanları sonrada maymun atalarımızdan insanı yarattılar.

Ben önceleri Yin kısmının doğa olduğunu düşünürdüm. Sanırım bu bir hataydı.

Oysa hata ya da yanlış yok yalnızca EKSİK var.

Yin, oyunun mekanizması olmalı. Yang da oyuna can veren öz. Oyunu devam ettiren ikisinin bir ayrılıp bir birleşmeleri.

Bir iskambil oyununda hangi öğeler var?

İskambil kağıtları, oyunun bilgisi, oynayan kişiler

Bu gerçekten dolaşık bir ilişki. Oyun için bu üç öğenin de bir araya gelmesi gerekiyor, yoksa oyun oynanmaz. Önce ilk yerleştirmemizi yapalım sonra aksama olup olmadığını kontrol edelim.

Oyunun Bilgisine Yin yani yaşam, iskambil kağıtları ve oynayanlara Yang yani insan doğası diyelim. Oynayanlarla kağıtları aynı sınıfa almam tuhafınıza mı gitti? Aynı guruba aldım çünkü iskambil kağıtlarının katılaşmış insan bedeninden farkı yok. Ayrıca zihni kuvvetli bir oyuncu kağıtlar olmadan oyunu kafasının içinde de oynayabilir. Demek ki işin madde kısmı oyunu kolaylaştırmaktan öte derin anlam içermiyor. Aslında oyun zihnin içinde oynanıyor.

O zaman oyuna ne gerek var sorusu gündeme geliyor ve tabii cevabıyla birlikte; Yin yani oyun bilgisi ancak oyunda belirginleşiyor. BİR’in içindeyken bilgi ve insan doğası gibi bir ayırım yok. Ve dolaşık ipeksi doğamız aslına dönüşü gerçekleştiremiyor. Oluşmuş olan düğümler ancak oyun içinde belirginleşip yakalanma ve düzeltilme olanağına kavuşuyor.

Animus varlığını Yang’dan alıyor. O halde eril kutup, yani pozitif kutup esastır.

Anima ise varlığını Yin’den yani Hayat bilgisinden alıyor.

O halde Oyun başlarken ikiye ayrılmış görünen BİR, insanda yeniden bir araya geliyor.

Eğer insan doğası, kendi öğeleri olan anima ve animusu barıştırsa, yani rekabet etmelerini bir şekilde önleyebilse, ortada sorun ya da dolaşıklık kalmayacak tabii oyuna hiç gerek kalmayacak

Yin, bana oyun heyecanı veren hayali pişti arkadaşıma benziyor.

O şüphedir.

Beni kendimden şüpheye düşüren dişidir.

Oyunu imkanlı kılandır.

Fakat benim oyuna ihtiyacım var. Rekabet etmeliyim ki hareket olsun. Hareket olsun ki dolaşık ipeksi aslımı düzene ulaştırayım. Ya da daha doğrusu trilyonlarca yıldır beni giderek dolaştıran düğümlerden arınabilme şansım olsun.

Bazen, bırakın dolaşık kalayım diyorum.

Ama bu mümkün değil.

BKÖ’den alıntı

(Bir Kadını öldürmek)