Aumakuanızla birlikte olduğunuz anlardan biri

Bu her zamanki gibi son derece zevkli bir uygulamadır, onu her gün en az bir öğününüzde uygulamanızı istiyorum.
Tabağın içindeki yiyeceklerin hepsiyle göz göze gelin. Onları onurlandırarak kokusunu renklerini içinize çekin. Sonra ilk lokmayı ağzınıza alın. Tamamen sıvıya dönene kadar yavaş yavaş çiğneyin, malzemenin ağzınızın tavanına, dilinizin her yanına ve diş etlerinizin tamamına sürünmesini sağlayın, o yiyecek varlıklarının özünün tad/koku olarak tüm bedeninize patlayan bir ışık gibi çarpışını, dalgalar halinde oynaşarak sonunda gırtlağınızdan geçtiğini fark edin.

Zihniniz bomboş olsun sadece o güzel varlıkları dinlemeye açın kendinizi. Tüm lokmalarınızı bu şekilde hazinelerini açarak bitirin. biz tamamız diye haber verdiklerinde (tabağınızda ya da masanızda yemek kalmış olsa bile) çatalınızı/kaşığını bırakın ve bu muhteşem anı geçirebildiğiniz için teşekkür edin, hepsine tek tek ismiyle hitap edecek kadar hislenmiş olabilirsiniz, devam edin onların size ulaşmasını sağlayan aracılara, kendinize, aklınıza gelen her şeye teşekkür edin. Böylece uygulamayı bitirin.
Bedeniniz size aumakuanızla birlikte olduğunuzu haber verdi mi?
aloha

*  Devamını oku “Aumakuanızla birlikte olduğunuz anlardan biri” →

“The field” ya da BAK

Altı yıl önce BAK yöntemini bulduğumda ve bunu uygulamaya başladığımızda sonuçlar bizi çok şaşırtıyordu. İnanması güçtü ancak kuantum fiziği kaynaklı bilgilerim beni bütün bu mucize gibi görünen şeylerin olabileceğini, normal olduğunu bana söylüyordu. Evet sanırım tamamen ikna olmuştum ve bu sebeple BAK uygulamalarımızın hepsi bir çok açıdan başarılı oldu, katılanların iyileşmesini, daha önce vakıf olmadıklarını sandıkları alanlarda yeni kavrayışlar elde etmelerini sağladı.
Az önce okuduğum Kryon’un “The field” ALAN isimli yeni konuşmasında bahsettiği şeylerin BAK, yani Birleşik Alan Kullanımı adı altında zaten kullanıyor olduğumuz metot olduğunu görmek beni sevindirdi. Hayret etmedim çünkü sistemin kuantum dolaşıklığından şüphem yok. Konuşmanın orjinali ekte, Türkçeye çevrildiğinde onu da paylaşırım. Aloha dostlar ve BAK oynamaya devammm
http://www.kryon.com/CHAN2016/k_channel16_laguna(s).html

Devamını oku ““The field” ya da BAK” →

Bu hafta Ankara’daki ilk BAK

Soru: “Dünya dışı enerjiler/Bilinçli varlıklar bizlerle hangi yollarla temasa geçiyor ve nasıl daha fazla iletişime geçebiliriz ?”

Bu BAK oyununa herkesin farklı yorumları ve yukarıdaki soruya farklı cevapları olabilir ve farklı çıkarımlar yapabilir. Öyle de olmalıdır. Lütfen sizde kendi çıkarımlarınızı paylaşınız. Benim çıkarımlarım ise şunlar:

  1. Dünya dışı enerjiler binlerce yıldan beri her tarafımızı sembollerle çevrelemişler. Bu sembolleri çözdüğümüzde ve anladığımızda onlarla temasa geçmiş oluyoruz. Ve ne kadar çok sembolü çözersek o kadar çok bağlantıya geçmiş olacağız.

  2. Artık sembol yerleştirmek yerine bizimle daha üst seviden temasa geçilmeye başlanmış. Ancak gören çok az. Çoğumuz göremiyoruz daha.

  3. Diğer bir bağlantı yöntemi rüyalar. Rüyalar hep bir şeyleri ileri itip insanların görmelerini sağlıyorlar. Rüyalar ortamı hareketlendiriyorlar. Durağan olmasını engelliyor ve her zaman işini coşkuyla yapıyorlar.

  4. Dünya dışı enerjiler görsel belirmeyi istemiyorlar. Kimsenin kendilerini görmelerini istemiyorlar. Ancak önceleri tamamen görselliklerini gizlemelerine rağmen artık yüzlerini daha çok dönmeye başlamışlar.

  5. Şimdilik tam olarak insanlara yüzlerini dönmüyor. İnsanlarla aynı hizada değiller. Şimdilik doğrultuları sadece RÜYA ile aynı hizada.

  6. Görsel belirmeye yardım edip yüzünü bizim tarafımıza döndüren unsurda Vizyon. Vizyon yardımıyla da Dünya dışı enerjilerle görsel olarak ta temasa geçilebilir.

  7. Vizyon ve rüya birbiriyle hiç doğrudan etkileşmedi. İkisi de aynı cins (oyunda erkekJ) olmasına rağmen farklı kulvarlarda yol aldılar. Rüya sadece ortamı hareketlendirip vizyon görmemize yardımcı oluyordur.

  8. Vizyon çok uzun süre sarkaç gibi sallanmış sadece. Daha sonra bir şeye (Halı) odaklandığında hareketleri esnek olabilmiş. Artık çok daha esnek vizyonlar görülebilir.

  9. Sembollerin aksine Rüyalar daha aktifler ancak Semboller de artık daha aktif ve teknolojik olmayı seçiyorlar. Daha önceden sembol (teori) niteliğinde olan bir çok kavramın son zamanlarda kuantum fiziği ile açıklanmasının sebebi de bu seçim olabilir. Metafizik hiç bu kadar (kuantum)fizik ile yakın olmamıştı.

  10. Açıklık/Samimiyet binlerce yıllık uykusundan yeni uyanmış. Kendine gelmeye çalışıyor. Başlangıçta sembollerle çok mutlu olmuştu ancak sonra açılmayı tercih etti. Artık açıklık/samimiyet ses getirmeye başladı.

  11. Vizyon un yaptığı hamle(sırtını çiğneme) sonrası Açıklık/ Samimiyet açılmaya başladı. Vizyonlar açık ve samimi olunmasını sağlıyorlar.

  12. Ne kadar çok samimi ve açık olunursa Dünya dışı enerjilerle o kadar çok aktif temasa geçilebiliyor.

  13. Vizyon, Açıklık/Samimiyete yaptığını (sırtını çiğneme) Cesarete de yaptı. Vizyon, Cesareti arttırıcı önemli bir unsur.

  14. Cesaret en çok İlham sonra da Vizyon ile ilişkide oldu. İlham Cesareti çok sevdi ve yanına çağırdı. Cesaretin söyledikleri İlhamı mutlu etti. İlham cesaretin güçlenmesinde rol oynadı.

  15. Vizyon bizim önce açık/samimi olmamızı sağlıyor ve sonrada cesur olmamızı. Cesur olduğumuzda da İlham geliyor.

  16. Vizyon-İlham-Cesaret birbirini tamamlayan üçlü. Üçü birbirine sarıldığında halkayı tamamlayıp kendilerini çok rahat hissediyorlar.

  17. Oyunda Cesaret en son olarak görevlendirildi. Cesaret daha yeni sahne almış. Artık çok daha cesaretli olunacağı kesin.

  18. Arınma metotları bağımsız ve izole olmayı seçti. Biraz sembolün ileri teknolojik oyuncağını denediyse de çabuk vaz geçti ve tekrar kendi fanusuna geri döndü. Arınmak için kendimizden başka hiçbir şeye ihtiyacımız yok.

Uygulamanın tümünü görmek için tıklayınız:Simyacılar

Beş Yaşına giren Birleşik Alan Kullanımı (BAK)

Birleşik Alan Kullanımı(BAK) uygulaması, sanki parlayan bir ışık gibi zihnime doğduğunda 2011 yılının başlarındaydık. Böylesi parlak fikirler ya da ani bir algı artışı hep o an birdenbire olmuş gibi gelse de aslında birçok anların ve birleşim noktamızın sayısız ileri geri kaymalarının sonucu olarak ulaşılabilen bir noktadır genelde. Muhtemelen bende de bu parıltı, gerek kadim öğretiler gerekse kuantum fiziği ile yoğun uğraşılarımın, düşünsel ve pratik yaşam yolculuğumun önceden hesaplanamaz bir meyvesiydi.

Prensipte bu uygulamanın temeli, bir kişi olarak “BEN” öznesi ile her bir cümleye başladığımızda; iki ayrı ve temel ben’den bahsediyor oluşumuzla ilgilidir. İlki; biricik (unique) olan ve dünyadaki insan sayısı kadar çeşitte olan, kendimizi olduğumuz yaşa kadar belirleyip özelleştirdiğimiz ben’dir. Bu yönüyle bireysel benliğimizdir (parçacık yönümüz). Diğeri ise hepimizde aynı anda bilinir olan BEN yani bileşik benliğimizdir (dalga yönümüz).
Bu gözlemler neticesinde Bileşik benliğimizin, metaforik olarak bir ağ bağlantısı olduğunu söylemek pek de yanlış olmayacaktır. İşte Birleşik Alan Kullanımı uygulamasında biz bu ağın kendisine sorular yöneltiyor ve her seferinde onun bizlere gösterdiği cevapları şaşkınlık ve hayranlıkla izliyoruz, hatta ben birkaç on yıl içinde eğitim ve şifa alanında BAK kullanımının olağan hale geleceğini öngörmekteyim.
2014 yılında geldiğimizde, en eski insan uygarlığı olarak görülen Lemurya kökenli Polinezya halklarının, özellikle Hawaii şamanlığının içeriğinde tıpkı BAK’ı anımsatan bir şifa sistemi olduğunu görünce şaşırdım. Kehanet için rollerin sanatı, yaratıcı sezgi anlamlarında kullanılan Hailona sözcüğü temelde; “bağlı olduğu ağ sisteminden ya da alandan yayınlanan bilginin sezgisel yolla ve rollendirme esasıyla toplanma tekniğidir” ve son derece barışçıl bir zeminde en yakın cevaba ulaşabilmeyi mümkün kılarak bütünsel şifalanma için kullanılır.

Birleşik Alan Kullanımı’nın beşinci yaş günü için bir resim oynadım dün:


BAK uygulamaları ne tür sonuçlar veriyor?

BAK’ın  şimdiye kadar gözlemleyebildiğim işlevlerinden bir kaçını sıralamak istiyorum:
İşlevlerden birincisi, zaman ve mekan kısıtı olmayan Birleşik Alanın merak ettiğimiz her türlü soruya bireysel tahminimizden daha olası ve yakın cevaplar verebilmesi, üstelik cevabı kökeninden alıp son duruma kadar geçen süreci ile resmedebilmesi.
İkincisi, oyunculara, her birini kendini bildiği (birleşim noktasının sabitlenmiş olduğu nokta) algı noktasından/rolünden 40 dakika için kısmen çıkarabilmesi! Bu büyük bir başarıdır, sadece rüyalarda ya da dış madde alımıyla başarılabilen bir durumu kolayca yapabilmesi.
Üçüncüsü, oyuncuları kendi bildikleri algı noktasından çıkarmakla genel bir şifalanma için uygun hale getirmesi. Oyunda katılımcılara isabet eden (Birleşik Alan’ca yönlendirilen) rollerin kendilerinin son dönem sorunları ile ilgili olması da bir BAK uygulamasının oyundan çok sonra günlerce belirgin etkisinin devam ettirmektedir.
Dördüncüsü, katılımcıyı bir yandan oynarken diğer yandan seyirci olma (uyanık rüya gibi, lücid) konumunda tutması ve uygulama sonunda yerine (orijinal enerji kalıbına) döndüğünde birçok şeyi hatırlayabilmesi.
Beşincisi, Katılımcıların uygulama esnasında hatırlayamadıkları detayları, sonrasında yapılan gurup çalışması ve moderatörün desteği ile birbirlerine anımsatılabilmeleri,
Altıncısı, ilk işlevle ilgili olarak bir çeşit zamanda yolculuk yapılabilmesi. Bu yönüyle bir solucan deliği oluşmasına olanak veriyormuş gibi görünüyor diyebilirim.

Bu konuda özellikle ilk denemelerde bana güvenerek deneyimi gerçekleştirebilmemize olanak veren TUVA Sanat’daki arkadaşlarıma minnettarım.
Uygulama ile ilgili hiç bir şahsi hak iddia etmediğimi ve dünyanın kullanımına açık olduğunu belirtmekten mutluyum. Çok yakında BAK Moderatörlüğü konusunda bir eğitim programı açarak daha çok yerde ve insan tarafından kullanılmasına da önayak olma arzusundayım.

Sibel Atasoy Nisan-2015

Bütün güç içerden gelir.

“Biofotonik alanında öncü bir biyofizikçi olan Alman doktor Fritz Albert Popp, bütün canlı hücrelerin ışık saçtığı ve ışığın kaynağının DNA olduğuna dair araştırmasını yayınladı.
Araştırma sonuçlarına göre DNA sadece tek frekans değil, birden çok frekans yayınlayabilir, hem organizmanın içinde hem de organizmalar arasında foton alışverişi oluyor. Yani kelimenin tam anlamıyla her birimiz birer ışık parçasıyız.”

Urban Shaman konseptinde bu içerik çok daha geniş biçimde bilinir ve şifa işlemlerinde temel olarak kullanılır. 5.prensip ALOHA’nın ikinci sonucu; “Her şey uyanık, her şey canlı ve her şey cevapçıdır”. Şamanlar her şeyin bir KU’su olduğunu , harekete ve canlılağa sahip olduğunu, farklılığın yalnızca titreşim hızında olduğunu bilirler.
Hastalıkların ve sorunların kolayca giderilememesinin sebebi 6. prensibin, MANA’nın (bütün güç içerden gelir) iyi bilnmemesi, sindirilmiş olmamasından kaynaklanır. Eğer biliniyor olsaydı ve tabi dünyadaki mevcut halin aynen devam etmesi için gösterilen sabırların ve olağan üstü çabanın sadece küçük bir kısmı bu uygulamalara sadık kalmak için kullanılabilseydi, mucizeler günlük hayatımızın daimi parçası olurdu. Bu sonuca ulaşmak ise sadece LONO’nuzun bir karar vermesini gerektirir; öncelik sırasını YETKİLENDİRMENİN içerden geldiği hususuna tahsis etmesiyle mümkün olur. Sadece keskin bir karar vermek, hepsi bu.

Mekanizma mükemmel ve güncellemelere açık. İyi bir hafta dilerim frekanslar. Aloha

Bu sabah notunu yazdıktan sadece 2 dk sonra Prof. Dr. Bruce H. Lipton’un bu videosu ile karşılaştım kendisi İnancın Biyolojisi adıyla türkçeye kazandırılan kitabın da yazarı olan ünlü hücre biyologu ve genetik bilimci. UŞ 1. seviye eğitimi almış olanlar bu videoda anlatılan şeyleri kendi terminolojimize aktaracaklar bunu biliyorum çünkü ben dinlerken kendimi bu kez erkek sesiyle dinlermiş gibi hissettim   Çok hoş değil mi? Eksik bıraktığı bikaç ufak şey var fakat etkinliği yüksek bir eksiklik, bakalım bunun ne olduğunu bulabilecek misiniz?

Videoyu izlemek için lütfen tıklayınız.