Gezegenler Gerilerken

Ey esrara vakıf olan irfan sahibi, sükut et; çünkü susmakta dil kaymasından kurtuluş vardır. Lamiyet Al-Acem

Seyit bey, 12 yıl önce taaa moortip günlerinde hediye etmiş bu kitapçığı bana. Şimdi beş gezegen birden gerileyince eskiler ortaya dökülüyor. sekiz senedir ellemediğim merdiven altındaki dolaptan çıktı. Dağıtılan 4 bin küsür kitaptan bakiye kalmış iki-üçyüz kitap,  ikiyüzü aşkın seçilmiş film cd’leri ve ıvır zıvırlar -saklı olduğundan değil de göz yorgunluğu olmasın diye- bu özetleme kabininden çıktılar. Şöyle bir havalandırıp bir çok şeyi dağıtılacaklar kartonlarına havale ettim. 8 senedir ellenmeyen daha başka dolap ve çekmeceler de var, bendeki bu gayrete bakılırsa onları da iki gün içinde temize havale ederim. Ugh. Galaksiler aşkına! On kaplan gücü ver bana…

Hayatımda ilk defa temizlik işini iş görmedim yaw! İlginç … Sanki bitter çikolata eşliğinde kahve yudumlarken 118.ci kez inception filmini izliyorum!

*

Günler geçiyor, ben dolap ve çekmece boşaltma işine devam ediyorum, ne hummalı bir çabaymış bu! 🙂 At at bitmiyor. Belki bu sayede tıkalı burnum da açılır diye umuyorum 🙂

Meşe ormanının aslanları beni hile ile tuzağa düşürseler bile
Benimle tatlı tatlı konuşan ceylanları bırakamam.
Lamiyet Al-Acem

*

Devamını oku “Gezegenler Gerilerken” →

Tekillik-Ray Kurzweil

Önce şu yazıya göz atmanızı rica ediyorum: Tekillik -Tıklayınız

Tekilliğin eninde sonunda gerçekleşeceğini biliyoruz ama hemen hemen herkesin kafasına takılan soru şu: İnsanlık tekillikten korkmalı mı? Bilimkurgu hayranı herkes bilir, makineler insanlardan daha zeki hale geldiğinde dünyayı ele geçirmek ister. Elon Musk, Stephen Hawking ve Bill Gates gibi dünyanın önde gelen bilim insanları ve teknoloji uzmanları böyle bir gelecek olasılığı konusunda bizi ara sıra uyarmayı bile ihmal etmiyor.
Ancak Kurzweil bu şekilde düşünmüyor. Aslında o tekillik konusunda endişelenmiyor, hatta bunun gerçekleşmesini sabırsızlıkla beklediğini söyleyebiliriz.

Ancak bizim endişemiz aslında makinaların bizi ele geçirmesi değil (zaten ele geçirmiş durumda- bu merhaleyi atladık çoktan), şahsen taaaa Sümer zamanından tanrı Enlil’in endişesini paylaşıyorum ben: Manen gelişmemiş, şefkat düzeyini artırmamış insanın böyle süper güç elde etmesinin gezegenin bizzat kendisi için bir tehlike arz etmesi sorunsalını düşünüyorum. Bu öylesi bir tehlikeydi ki Tanrı Enlil tüm insan ırkının yok olmasına izin vermişti de kardeşi Tanrı Enki (teknoloji tanrısı) böylesi bir yok oluşa dayanamayıp yarı tanrı Nuh’a kurtuluşun planlarını vermişti!
Durum göründüğünden ciddi. Fakat aradan en az on bin yıl geçti belki insan varlığı bu arada yeterli şefkat katsayısını geçmiştir diye umalım. Umalım mı?

Sevindirik Emojisi

Sevindirik olma nedir?
Sevindiriklik hali bende, aynı anda birden çok ilgimi çeken konuyla karşılaşma durumlarında devreye girer. Sebepler bellidir. Eğer belli olmasaydı da buna benzer bir his olsaydı onu manik gibi bir kelimeyle ifade edebilirim.
Sevindirik olma halinin belirtilerinden biri anksiyete diyebileceğim bir bütünsel sarsıntıya kapılmak olarak nitelenebilir.
Aynı anda bütünlüğüme bir çok giriş olmaktadır ve buna hepsini derhal boşaltmakla ilgili şiddetli bir istek eşlik eder.
komik!

*

Çok sık olmasa da geyiği şaşırtmak için çabalarım olur. Örnegin gecen yıl migros kasiyerine; Bu sigaraları alabilmem için kimlik kartımı görmeye ihtiyacınız var mı? Diye sordum. Geyik degilse bile kasiyer şaşırdı, nasıl yani diye bariz sekilde 18 yasindan buyuk gorunen yüzüme baktı! En azindan ben de sıradakileri güldürebildigime sevindim. Galaksiler aşkına! Ugh

Hatırlayınca bile kahkaha atıyorummm :))))

Bırak sigarayı milletvekili bile olacak yaştayım aslında, bu daha da gülünç! hahahahahaha

Not: İlgili mercilerden sevindirik emojisi dizayn etmelerini talep ediyorum.

*

Devamını oku “Sevindirik Emojisi” →

Sesler-Ursula Le Guin

“Gücümüzü paylaşmış olsaydık daha iyi olabilirdi. Ama sanırım buna gücümüz yoktu.”
“Biz doğru cevaplar aramayız. Bizim aradığımız sürüden çıkmış koyundur, yani doğru olan sorudur. Cevap bu koyunu kuyruğu gibi takip eder”

*

Bizi azat eden minik kitaba baktım. denios’un sözleri geldi aklıma ve yüksek sesle söyledim: “her yaprakta bir tanrı vardır; kutsal olanı açık avucunda tutabilirsin.”
bir süre sonra ekledim: “hiç iblis yok.”
“yok,” dedi seferbeyi. “sadece biz varız. iblislerin işini biz yapıyoruz.”

*

Kehanetin neden açıkça konuşamadığını, karmaşık hayaller ve anlaşılmaz sözler yerine neden doğrudan cevap vermediğini merak ettim. Sonra yıldızlara bakınca sebebi anladım. Kehanet emir vermiyordu, tam tersine; düşünmeye davet ediyordu. Gizeme düşünce katmamızı talep ediyordu. Sonuç çok tatmin edici olmayabilirdi ama muhtemelen yapabileceğimizin en iyisi buydu.

*

Tanrılar şairleri, onlar da tanrıların itaat ettiği kanunlara itaat ettikleri için severler.