Bütünlüğe Doğru

Önce efendi BENinin arada sırada değişmekte olduğunu fark eder insan, bu farkındalık ise azınlık benlerini takip etmeye iter insanı. Bu yolculuk epey bi sürer  Sonra bütünlüğünüzü fark etmeye başlarsınız ve efendi beninizi de pek takmaz olursunuz, gelsin gitsin değişsin pek fazla etkilemez sizi, belki bi iki dakika meşgul edebilir 
Bütünlüğünüzün öğeleri artık merak saikiyle girer görüş alanınıza, onları birer birer tanımak çok zevkli bi uğraş haline gelir, zenginliği gördükçe şaşırırsınız, hayatın daha doğrusu varlığın gizemli yollarına uyanırsınız. Tam herhalde buraya kadar dediğinizde önünde bir başka katman daha açılır. Sağlıklı büyümek böyle bi şey bana kalırsa. Dingin bir gün dileği ile…

*

Bu gece hatırlayabildiğim bi rüya var, malum rüyaların hem kişisel hem de kolektif bağlantıları olur, bu rüyanın toplumsal bağını çözebileyim ve unutmayayım istiyorum:

Rüyada, Kendi nikahımın ve bir baska genç arkadaşın nikahının kıyılacağı gündeyiz. Arkadaşın müstakbel eşini görüyorum çok yakışıklı tatlı bi delikanlı ve büyük bi minibüsü var, herhalde terazi bu çocuk diyorum, kibar ufak tefek görünüşüne bakarak. Arkadaşın annesi durumdan çok memnun. Bir telefon geliyor tok ve güzel sesli bir adam, nasılsa benim nikahın haberini edinmiş yanlışlıkla çünkü kimseye bilgi verilmemiş. Bana mutluluk diliyor ve bu haberi mail ve sosyal medya yoluyla herkese ilettiğini söylüyor, içimden ne gereksiz gibi bir düşünce geçse de ona belirtmiyorum çünkü güzel ve yararlı bi iş yaptıgından çok emin ve mutlu. Bana herkese canlı yayından ulaşacak son bi felsefi şiir okumamı söylüyor. Şiirin adı: Barış Minibüsleri … 
:)))

Hayrolsun

Holistik Sistem.1

Evrensel Holistik Sistem, YAŞAYAN (her an update edilen) bir evrensel düzen ortaya çıkarır.

Bilgi ve uzmanlık; gücün, statünün ya da gurup duyarlılığının üstünde algılandığında holistik bir sistemde yaşıyoruz diyebileceğiz.
Bilgi ve uzmanlık, belirgin bir anda belirgin bir sahada ortaya çıktığında onu tanırsınız. Bi tabelaya ihtiyaç duymaz. Onun adresini her zaman kullanmak ya da istediğinizde yeniden ulaşmak için bi yere kaydetmek gerekmez, emin olun ki uzmanlığa ihtiyacınız olduğunda o derhal önünüzde belirecektir, onu bi isim ya da görüntüyle belleğinize kazımayın yeter 🙂
Tabi bu belirmeyi görebilmeniz için öncelikle “gücün, statünün ya da gurup duyarlılığının” dışına çıkmalısınız.

Günden seçmeler

Japonya’da ulu bir (zen) ustası ile görüşmüştüm. Zen kitaplarını İngilizce’ye çevirmeye çalışan kimseler üzerine konuşuyorduk… Bana şunu söyledi; “Bu bir vakit kaybı. Eğer Zen’i gerçekten anlamışsan hangi kitabı (okusan) işe yarar, ister İncil, ister “Alis Harikalar Diyarında”, isterse bir sözlük olsun, zira yağmurun sesinin tercüme edilmeye ihtiyacı yoktur.” Alan Watts

**

Biraz unut ki oyuna girebilesin, biraz unutma ki oyundan feyz alabilesin.

**

Işık gözünü alıp onun tarafından yutulduğunda buna “aşk” denir. Gözünün yeniden görmeye başladığı ana ise “aşkın bitişi” denir.

Aşk bi “şey”in bütününe talip olmaktır ki bu kendinin bütününü o şeye tahsis etmekle başlar. sa

Aşk ve sevgi bir duygu değildir,bir makamdır… O hale neden girdiğini bilemezsin, bir şey vasıta olur… Hal değişiminin bir nedeni yoktur, sebepten bağımsız olarak gelir, sebepten bağımsız olarak gider.

Duygu ise sebebe dayanır, beşeri dünyanın sosyal mutabakatlarının sebep ve sonuçları ile oluşur. Duygunun kaynağı düşüncedir. Ayın etkilediği duygulardır, hal değişikleri özel olarak ayla bağlantılı değil

**

Döverek aydınlatmak isteyenlerden koru yarabbim bizi.  🙂

**

Reddettiğin düzenden bari onay bekleme.

**

Usta, bir topluluğa sessizce girer, sessizce çıkar. Ne girdiğini, ne çıktığını hiç kimse fark etmediyse işte o gerçek ustadır.

**

Özgür irade kanununa göre enerjini kimse çalamaz, sen “evet” demeden izinsiz alamaz… Dikkatini ona vererek “evet” diyorsun.

**

Konuşarak sadece saçmalayabiliriz, bunu göze aldığımıza göre demek ki çok şakacıyız ve/veya sessizce duramıyoruz.

**

Rüyalarımda arı gibi çalışıyorum ve epeyce bi uzun zamandır bunun farkındayım. Tıpkı Swamijinin aydınlanmış varlıkların nasıl hislerle kendilerini çalışmaya adadıkları ile ilgili söylemini andırıyor. Bu kadar adanmışlık tuhaf bi şekilde insanda şüphe uyandırıyor… Hangi insanda şüphe uyandırıyor? Güya rüyada olmayan ben insanında!
Doğrusu bilinçli oldugumu sandığım şu halim; ağlamakla kahkahadan kırılmak arasında bi yerde tam olarak esef verici 🙂

 

 

Muhabbetimiz bol olsun

Olay basitçe şöyle gelişiyor:
1. Bir şey yaşıyorsunuz,bu şey genelde ilişkilendiğiniz biri ya da bi objeyle ilgilidir, ilişkiye geçilmediğinde siz sadece durgun bir göl gibisiniz  2.Yaşadığınız olayla ilgili bir çıkarımda bulunuyorsunuz. Şunu bi daha böyle yapmayacağım, ya da yapacağım şeklinde. Ben buna kendinizle yaptıgınız bir kontrat diyorum. Dikkat ederseniz bu konratın dili gelecek zaman ya da geniş zaman kipidir. Böylece bütünlüğünüz sizden aldıgı bu direktifi her ne olursa olsun gerçekleştirmek için can siperane çalışacaktır.Siz kontratı yapıp geleceğe gönderdikten sonra bunu yaptıgınızı unutursunuz.
3. Şimdinizde bir başka olay daha yaşadınız ve yeniden bi sonuca vardınız, bi kontrat daha yapıldı, geleceğe gönderıldi ve unutuldu! Bunlardan her gün yüzlercesini yapıyorsunuz. Ve çoğu birbirleriyle çelişen kontratlar ve hepsi bi arada geleceğinizi parsellemiş ve onu bilinen kılmıştır artık! Tabi ki bi falcı baksa geleceğinizi yüksek oranda görür, ben bile baksam görürüm çünkü ağzına kadar kontrat dolu!
4. Bunun ismin kontrat yerine düğüm de diyebilirsiniz, milyonlarca düğümle oluşturulmuş gelecek halınız emrinize amade. Peki sorun nerede? Sorun şu ki bunları yaptıgınızı anında unuttuğunuzdan geleceğinizde normalde bulunan sınırsız potansiyellerin hiç biri bu belirlenmiş halının deseni arasına giremiyor. Siz ne deneseniz, kaç yaşam koçu, ya da guruya gitseniz, çabalayıp didinseniz hayatınızda kayda değer bi yenilik, her şeyden önemlisi SEVİNÇ olmuyor, neden?
5. Çünkü sevinç, bilinmeyenden gelir, beklenmeyen şeylerin oluşumu bizim gerçekten yaşadığımızın göstergesidir. Geleceğinizi boşaltınız. Böylece sınırsız potansiyeller denizi ile karşılaşacaksınız.
6. Geleceğiniz gidin, kontratlarınızı tek tek yakalayın ve kelimelerinizle onları bozdugunuzu haykırın.Sadece boşaltın. Plana filan ihtiyacınız yok sizin  Bunun adına ister özetleme, ister bütünleme deyin fark etmez. Kontratlarınızın alanına gitmek çok kolay. Sakince oturun ve yüksek sesle, filanca konudaki kontratlarımı göster diye bağırın. Boşlukta yeterince bekleyin, aynen bilgisayar ekranı gibi alt alta dökülecekler. BAK uygulamasına katılmış olanlar bunun nasıl kolayca olabildiğini deneyip gördüler.
7. Ortaya çıkan bu kontratların geçerliğini yitirmiş olanlarını derhal yine haykırarak fesh edin. Aslında keşke hepsini fesh edebilseniz. lsun zamanla:)
8. Bir kere değil, ilk zamanlar her gün bir kez bu uygulamayı yapınız. Souçlara takılmadan, beklentiye girmeden boşalınız. Karşılıksız sevgi diye diye yoruldunuz velakin ne çok karşılık beklediğinizi bilmiyorsunuz. 10 gündür yapıyorum ama bu hafta da sayısal tutmadı, ruh eşim hala sokağın ucunda görünmedi, bir gram dahi veremedim henüz gibi şeyler, hala allaha kavuşamadım, su üstünde yürüyemedim, ışığım yeteri kadar parlamadı vs vs demeyin. Bunların hepsi, ayrım olmaksızın hepsi bir başka kontrattır geleceğe yollanmış. Biz sadece boşaltmakla ilgiliyiz, doldurmayı dert etmeyin, evren boşluk sevmediği için o zaten dolmaya mecbur 

Bu notu kendi bütünlüğüme hatırlatmak için yazdım, birden içimden geldi, muhabbetimiz bol olsun 🙂

Bunun şöyle bi de devam prensibi var: anda ağzınızdan çıkıveren tespitleri, örneğin “acı sevmem” veya “bi daha asla yalınayak dolaşmayacağım” gibi geniş ve gelecek zaman kipleriyle söylenmiş tespitleri (kontratları/düğümleri) kulağınıza çarptıgı anda derhal sağ elinizle havada yakalayın (sinek yakalar gibi) ve aynı cümleyi geçmiş zaman kipine dönüştürerek tekrar edin: “acı sevmezdim” veya “yalınayak dolaşmazdım” gibi, zaten düzeltilmişini söylerken muhtemelen kahkaha atacaksınız. İşte o sözü o kahkaha şifalandıracak. Böylece düğümler halı haline gelemeden çözülecekler. En azından ben yıllardır böyle yapıyorum, beni tanıyanlar herhalde hatırlayıp gülmüşlerdir:)

A bu arada düğümsüz halı da mümkün  Beş sene kadar önce yeni eve geçerken eşyasız oturmakta altı ay kadar direndikten sonra annemi kıramayıp asgari bi eşya alımına giriştim ve bu arada bi türlü halı beğenemedim bir yılın sonunda beğendiğim, eh bu olsun bari dediğim bi halıya rastladım, gri renkte uzun merserize gibi ipeksi saçaklı bi halı ve onun yavrusunu satın aldım. Neyse günler geçti bi de baktım ki elini o uzantılara atıp hafifçe çekince elinde kalıyor! Herhalde bi yanlışlık var bu işte deyip mağazayı aradım, cevap şuydu, bu halılar düğümsüz yapılmıştır! hahahahahaha bi gün sabahtan akşama kadar otur başına tek tek çek iplikleri, ortada halı diye bişey kalmaz. çok komik, şu anda aklıma gelince paylaşayım dedim belki bunu metafor dünyasına çevirirsiniz.

Oradan Buradan

Diyelim ki siz bu tekamul konularina ilgilisiniz, din olsun sprituellik olsun ya da felsefi veya bilimsel anlamda yollar farksiz, ugrasip didiniyorsunuz velakin bi de bakiyorsunuz ki bazi insanlarin bu konulara hic ilgisi yok, aman nasil olur bu, demek ki onunla ayni cizgide degiliz, onun vakti gelmemis daha filan diye gizli bi kucumseme hissedenler olabilir yani hahahahahaha Acikcasi insanlarin gunluk hayatlarini nasil yasadiklari alalade gunluk konusmalari aktiviteleri onlarla nasil anlasabileceginiz konusunda daha isabetli ip uclari sunabilir. Ilgiler ihtiyaclarla ilgilidir, varacaginiz yerle baglantisizdir, yani kuantum ilginizi cekti diye kuantum fiziginden nobel odulu alacak degilsiniz hahahahahaha siz dediklerime aldirmayin canim, zaten benim sacmalamalari takip edenler de cogu kez benim gibidirler, okuyup gecerler, gulerler biraz, guleriz aglayacak yere :)))))

Xx

Herkese ayni tavsiyeyi veremezsiniz hatta ayni dilegi bile yapamazsiniz icinizden gelse bile, gidenlerden mi dönenlerden mi bilemezsiniz, en iyisi kendinize dair paylasimlar yapmak, kisa kisa ipuclari, zaten ayni yola gidenler hemen belli olur, gitmeyenler de  yollar hep ayni yere cikiyor nasilsa , ne fark eder canim, maksat kafa karişikligi olmasin, günaydin frekanslarrr ( ki bazilari su anda yataga girmeye hazirlaniyor, birileri ruya gorecek ki birileri de uyandigini sansin), iyi ki variz, iyi ki yokuz…

Gidip geliyoruz öyle 🙂 Gidilen bi yer de yok aslinda cunku mesafeler de zaman gibi kendi uydurmalarimiz sayesinde gercek olmustu  bazen dalga yonumuzde oluyoruz ki sonra parcacik oldugumuzda o yokluk anini animsiyoruz, eger parcacik oldugunuz bi an yoksa yani varliga gecmeden yokluktaki animizi hatirlayamazdik

Xx

Bu arada kendi memleketimdeyken vehametin boyutunu bilemedigim bi durum Qatarda kulagima girdi! Turkiyenin en mutena yerleri zengin araplarin oluyormus, Turkiyeden nereleri satin aldiklariyla ilgili ufak capli bi yaris da varmis. Ben Fethiye ingilizlerin oldu, gelecek secimde belediye baskani ingiliz olur derken, belki bir sonraki secimde basbakan da Arap olur, boylece yorgan gider kavga biter  Yalniz şoyle bi durum var, araplar kiyafetlerini kendi sinirlari disinda hemen degistiriyorlar, batili giysileri seviyorlar bu da cok normal cunku kulturel kiyafetleri tamamen yasadiklari cografyanin bi geregi, o cografyanin disinda gerekmiyor. Dogrusu az once Rezzanin dedigi hibi, kutupta ciplak kalirsam kurkü icin bi hayvanla mucadele etmek ve mumkunse onu alt etmek isterim, can pazari!

Ustune bi de şoyle bir adaletsizlik var; siz o arap ulkesinden yer almak isterseniz size colde bir alana yaptigi yabancilara satilabilir bir yerden alabiliyorsunuz, yani param var istedigim yerden alayim olmuyor, kendi aralarina almiyorlar, yasak 🙂 oysa onlar yurdumuzda istedikleri yerden mulk sahibi olabiliyor, neden yaw?

89 yilinda ilk kez Rusyaya gittigimde ve sonra çöllere gittigimden sonra aklima su geldi, biliyorum pek vesveseli bi dusunce ama aklageleni engelleyemiyorsun ve allahin bildihini kuldan mi saklayacagim, dedim ki kendi kendime:” yaw buradaki insanlar bu verimsiz topraklarda, bu korkunc hava sartlari durumunda iyi yasiyorlar da iki adim atip bizim her acidan namütenai cennet vatana inivermiyor, ya da cikivermiyorlar”! Sonra bu dusuncemden rahatsiz olup demek ki ben olsam öyle yapardim aklima geldigine gore deyip kendimden utanmistim.

Eger reenkarnasyon diye bisey varsa ki ben bu fikre pek yakin degilimdir, belki sirf bu sebepten bu kez Anadoluda dogmusumdur! Hahahahahaha

X