HOPİ MİTOLOJİSİ – 4 DÜNYANIN YARATILIŞI -1

HOPİ MİTOLOJİSİ – 4 DÜNYANIN YARATILIŞI -1
TOKPELA, İLK DÜNYA

İlk dünya sonsuz uzay olan Tokpela idi…

Hopilere göre sadece yaratıcı Taiowa vardı. Geri kalan her şey sonsuz bir uzay idi. Başlangıç ve bitiş, zaman, biçim ve hayat yoktu. Ölçülemez bir boşluk içinde zaman, hayat, biçim bunların hepsi yaratıcı Taiowa’nın zihninde olan şeylerdi.
Sonra sonsuzluk, sonluluğu tasarladı,…

İlkin Sotuknang’ı yarattı ve “ Sonsuz uzayda hayat için planımı gerçekleştirecek kişi olarak seni yarattım. İlk güç sensin. Ben senin amcanım, sen benim yeğenimsin. Şimdi git ve evrenleri doğru bir sırayla düzenle, hepsinin planıma uygun olarak uyum içinde oluşmalarını sağla.”

Sotuknang emirleri yerine getirdi. Sonsuz uzaya şekil vererek onları katı bir biçimde oluşumunu sağladı, sonsuz uzayı 9 evrensel krallığa ayırdı, biri yaratıcı Taiowa için, diğer kendi için ve kalan 7 si de yaşamın oluşması için.

Sotuknang işini bitirdiğinde Taiowa’nın yanına giderek “ Hepsi planına göre oldu mu ?” diye sordu. “Çok iyi dedi Taiowa” şimdi senden istediğim aynı şeyler sular için yapmandır. Suları bu evrenlere hepsini eşit olarak bölecek biçimde yerleştir.

Böylece Sotuknang sonsuz uzaydan topladıklarıyla suyu görünür kıldı ve evrenleri yarı katı yarı su haline getirdi. İşini bitirinca Taiowa’nın yanına gidip beğenip beğenmediğini sordu.

“Çok iyi olmuş” dedi Taiowa, “Şimdiki işin hepsinin huzurlu devinimi için havanın gücünü koymak.”

Sotuknang bunu da yerine getirdi. Sonsuz uzaydan topladığı havayı görünür kıldı, bunu büyük bir güç haline getirdi, her bir evrene bunları uyumlu bir biçimde yerleştirdi.

Taiowa hoşnut olmuştu.”Yeğenim, benim emirlerime uygun olarak harika işler yaptın, evrenleri yarattın ve katılaştırıp görünür hale getirdin, ama henüz işin bitmedi.Şimdi hayatı yaratacak ve onu 4 parçada tamamlayacaksın.”

Sotuknang Tokpela içindeki bir evrene, ilk dünyaya gidip oradaki dünyada kalacak ve kendisine yardımcı olacak bir kadın yarattı. Bu kadının adı Kokyangwuti idi, örümcek kadın…

Kadın uyanıp adını öğrendiğinde neden burada olduğunu sordu.” Kendine bir bak” diye yanıtladı Sotukgang, “ Burası bizim yarattığımız dünyadır. Bu dünyanın formu, maddesi, yönleri, zamanı, başlangıcı ve bitişi vardır. Ama şu ana dek bir hayat formu yok. Neşeli bir ses ve hareket yok. Bunlar olmaksızın hayatın bir anlamı olmaz.Sana bu hayatın yaratımı için tarafımızdan güç verildi. Bunu yapman için akıl, bilgelik ve sevgi ile yaratıldın, bu yüzden buradasın.”
Bunun üzerine örümcek kadın yerden biraz toprak parçası alarak tuchvala- tükürüğü ile yoğurdu, şekil vererek iki kalıba ayırdı. Kendi yaradılışındaki bilgelikten yapılmış beyaz bir madde ile üzerlerini örtüp üzerlerine yaradılış şarkısını okudu. Örtüyü kaldırdığında iki varlık, ikizler açığa çıktı ve biz kimiz neden buradayız diye sordular.

Örümcek kadın sağ taraftakine, “sen Poqanghoya’sın, dünya üzerinde hayat oldukça bunun düzenine yardımcı olacaksın. Şimdi git ve dünyayı dolaş ve ellerini tümüyle katılaşıncaya dek toprağın üzerine koy, bu senin görevindir.
Daha sonra sol taraftaki ikize, “sen Palongawhoya’sın” dedi, “ Dünyada hayat oldukça bunun düzenine yardım edeceksin. Şimdi git dünyayı dolaş ve her taraftan duyulabilecek sesi bırak. Bu ses duyulduğunda sen yankı olarak bilineceksin, içinde yaratıcının sesi olan yankı.”

Poqanghoya bütün dünyayı dolaşarak toprağı katı hale getirdi,
Palongawhoya da, dünyanın titreşim merkezlerine sesini bıraktı, bütün dünya titreşti, evren uyumla sarsıldı, böylece bütün dünya yaratıcıya övgü iletisi taşıyan bir ses enstrümanına dönüştü.

“ Bu senin sesin amca” dedi sotuknang Taiowa’ya, “ Her şey senin sesine göre ayarlandı.”
“ çok iyi” dedi Taiowa.

Görevlerini başardıktan sonra Poqanghoya dünya ekseninin kuzey ucuna, Palongawhoya ise güney ucuna gönderildi, burada ikisi birlikte dünyanın dönüşündeki düzeni sağladılar. Poganghoya’ya aynı zamanda dünyayı katı formda tutma gücü verilmişti. Palongawhoya’a ise havayı kendi uyumlu akışında tutmak görevi ve iyilik için veya dünyanın titreşim merkezlerinin uyarısı için çağrı gönderme talimatı verilmişti.

“ Zamanı geldiğinde bunlar sizin görevleriniz olacak” dedi örümcek kadın. Sonra dünyayı giydirmek için ağaçları, çalıları, bitkileri, tohumları yarattı onlara isimler ve hayat verdi. Aynı biçimde bütün kuş türlerini, hayvan kalıplarını yarattı, üzerini kendi beyaz maddesiyle örterek üzerlerine şarkısını okudu. Bazıları örümcek kadının solunda, bazıları sağında durdu, diğerleri önünde ve arkasında toplandı, onlara yaşamak için dünyanın dört bir köşesine yayılmalarını gösterdi.
Sotuknang bütün bunları ve gücü görmekten mutluydu. Neşe içinde, Taiowa’ya, “ Gel ve gör dünyamızın neye benzediğini” dedi.

“Çok güzel” dedi Taiowa, “ insan hayatı için her şey hazır, son bir dokunuşla planım tamamlanacak”

Book of the HopiFrank Waters
Çeviri Şaban Öztürk

Uyurgezer

Uyurgezerlik genellikle 6-13 yaş grubu çocuklarda görülen fakat hastalık olarak görülmeyen bir durum. Üstelik %3 civarında çocuğun bu şekilde olduğu istatistiki veriler arasında, hiç de az sayılmaz. Uyurgezerler gözleri kısık bir biçimde açık, yürüyebilen, konuşulanları anlayan, cevap verebilen fakat bütün bunları bilinçsiz olarak yapan kişiler. Aslında henüz sebepleri tam olarak bilinemiyor.

Uyurgezerlerin en çok rahatsız oldukları şey ise zorla uyandırılmaları. Eğer yakınınızda bir uyurgezer varsa onu ikna ederek yatağa döndürmeye çalışınız.

Aramızda uyurgezer olan veya bu konuyla ilgili anıları olan var mı? Sizce uyurgezerliğin sebepleri ne olabilir?

AIDS’le mücadelenin yolu nedir?

“Antalya’da üniversite kampüsü içinde AIDS’e dikkat çekmek amacıyla bildirilerle birlikte dağıtılan prezervatifler, Milli Türk Talebe Birliği’nin (MTTB) tepkisine yol açtı.

MTTB Antalya Başkanı İsrafil Hatip, bunun ahlak dışı cinsel ilişkiyi teşvikle eşdeğer olduğunu iddia ederek, AIDS’le mücadelenin prezervatifle değil, ahlaki gelişimle sonuç vereceğini savundu.Hatip, şunları söyledi:

“Şaşkınlığımızın iki nedeni vardır. Birincisi AIDS’le mücadelede prezervatif dağıtmaktan öteye gidemeyişimiz, ikincisi ise hala AIDS’in sebebinin ahlak dışı cinsel tatmin yolları olduğunu anlayamamış olmamızdır. Prezervatif dağıtarak genç kardeşlerimize bu zevatla sorunsuz cinsel ilişkiyi yaşayabilirsiniz fikrini yaymak da ahlak dışı cinsel ilişkiye teşvikle eşdeğerdir. Çözmemiz gereken sorun tamamen ahlakidir. Evli çiftlerin düzenli cinsel ilişkileri sonucu oluşmuş AIDS vakası duyulmamıştır. 4 yıl önce aynı hataya şu anki Belediye Başkanı Mustafa Akaydın da düşmüştü. Üniversitemizin evli veya evlenmeyi düşünen öğrenciler için konut tahsisi konusunda çalışma yapması gerektiğini böylelikle de ahlak dışı cinsel ilişkiyi önlemekte önemli bir yol alınacağını düşünüyoruz.”

AIDS’le mücadele hakkında siz ne düşünüyorsunuz arkadaşlar? Anayasaya “ahlak dışı cinsel tatmin yolları” diye bir madde de eklenmeli mi?

Anayasa’nın başlangıç bölümünde ‘yaratılanı yaratandan ötürü sevmek ve saymak’ ifadelerinin kullanılması sizce uygun mu?

  • Evet uygun, yasaya eklenebilir.
  • Hayır uygun bulmuyorum.
  • Farketmez, olsa da olur olmasa da
  • Bilmiyorum, ilgilenmiyorum, fikrim yok.
  • Başka bir şey söylemek istiyorum.