Özgür İrade Var Mı?

Karar vermeden önce ne karar vereceğimiz biliniyorsa özgür irademiz olduğu söylenebilir mi? Yoksa biz sadece seçim yaptığını sanan birer bilgisayar programı mıyız? Veya zihin, düşünce dediğimiz şey tamamen bedenimize bağlı ve onun seçimlerini ayrı bir benlik seçmiş gibi mi gösteriyor?

Eğer dinsel yönden bakacak olursak aldığımız kararlar eğer özgür irade sonucu değilse yargılanacak olan nedir? Bedenden bağımsız ayrı bir düşünce, zihin veya ruh kabul edilebilir mi?

Özgür iradenizin olmadığını farketmek sizi rahatsız eder mi?

Ve daha bir sürü soru… Sizlerin de soruları ve cevapları nelerdir?

Kütleçekim Simülasyonu

Dün yeni keşfedilen Kepler-16 çift yıldızı ve bunların yörüngesindeki gezegenden sohbet kutusunda söz edilince aklıma bi ara bolca oynadığım bir kütleçekimi simülatörü geldi. İnternette bulduğum appletler arasında benim en beğendiğim bu. Buradan ulaşabilirsiniz. Uzaydaki birçok kütleçekimsel sistemi modelleyebiliyorsunuz( galaksiler hariç 🙂 ).

Simüle ettiğim birkaç sistemi de paylaşmak istiyorum, ayrıca bana göre bazılarının sanatsal bir tarafı da var :).

Örneğin burada ikili bir yıldız sisteminin hareketi ve yarattığı desen :).

Aynı çift yıldız etrafında dönen bir gezegen. Kepler-16 modeli, tek fark burada yıldızların kütlesi eşit.

Yıldız etrafında eliptik bir yörüngedeki gök cismi ve hareketinin oluşturduğu desen.

Üç gezegenli bir yıldız sistemi. Yalnız oldukça kaotik, bol yakın geçişli, büyük çarpışmalara gebe bir sistem 🙂

Yıldız, yörüngedeki gezegen ve onun uydusu 🙂

Çok karmaşık sistemler oluşturulabiliyor. Bir kere oynarken, biri oldukça eliptik bir yörüngede dönen diğeri ise çemberimsi bir yörüngede hareket eden fakat yörüngesel rezonansları tam olarak 1:1 olan ve bu yüzden yörüngeleri kesiştiği halde hiç çarpışmayan iki gezegenli bir yıldız sistemi bile çıkmıştı ortaya, tamamen “tesadüf” eseri :).

Proto disk seçeneği de var fakat çok fazla sayıda parçacık yaratıldığı için bilgisayar işlmecisi yeterince güçlü değilse, takılabiliyor o modda.

İlkel Dünya ve Theia çarpışması, çarpışıp yıldıza düşen gezegenler, Gaz devi gezegenle yakın geçiş sırasında yörüngesinden çıkıp yıldızına çok daha uzakta yeni bir yörüngeye oturan hayat dolu kayaç gezegen… güzel ve dramatik şeyler çıkıyor yani :)).

HSYK : “Kadın tecavüzcüsüyle evlensin, davalar azalsın”

HSYK(Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu)’dan şaka gibi yasa taslağı fikri!!

Türk Ceza Kanunu’un 102. ve 104. maddelerinde değişiklik planı yapılıyor.Bu sayede tecavüz davalarının azalması planlanırken tecavüzü meşrulaştırmak mı istiyorlar?

Kanunun 6.bölümüde yer alan ” Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar ” kapsamında (sözde) değişiklik ve yapılandırmaya gidilmesi bekleniyor.

Kadına yapılan şiddet suçlarında da kamu davası açılmaması gerektiği savunuluyor!!!

HSYK’nın raporunda yer alan bazı diğer öneriler ise şöyle oldu:

– Kadına şiddete kamu davası açılmasın. Uzlaştırma komisyonu kurulsun.
– 15 yaş altındakilerle ilişki rızayla olursa ceza indirimi de yapılsın.
– Küçük yaşta yapılan evlilikler için kocalara ceza verilmesin.

Peeees diyorum!! Peeeess!!!!!

Eşiniz (veya sevgiliniz) tarafından aldatıldınız

  • Hemen ayrılırım, bir daha da konuşmam
  • İntikam almaya çalışırım ben de onu aldatırım
  • Eşime veya sevgilisine fiziksel zarar vermeye çalışırım
  • Eşime duygusal, psikolojik zarar vermeye çalışırım
  • Konuşup anlamaya çalışırım, ne yapacağıma konuştuktan sonra karar veririm
  • Çok önemsemem, her şey devam eder
  • Kendime zarar veririm
  • Bunların dışında bir tepki gösteririm

DANSE MACABRE(ÖLÜM DANSI)…

Ölüm Dansı…bağnazlığın,melankolinin,tutkularda yoğunluğun çok şiddetli bir biçimde yaşandığı Ortaçağ Avrupası’nda dance macabre yani ölüm dansının,sıradan insanlar arasında bu kadar beğenilmesinin bir boyutu da eşitlikçi ve demokratik bir söylemi taşıyor olmasıdır.

Ölüm dansı,ortaçağ dünyasının insanı için yaşarken erişebileceği tek sosyal adalet biçimidir:ölüm,bütün sınıfları ve tabakaları birbirine eşit kılmaktadır.Dinlerin “kurumlaşmasını”güdüleyen en önemli husus da budur.

özellikle ortaçağın sonlarına doğru dinsel hayatta öte dünyacı bir atmosfer hakimdir.dinsel düşünce,içeriğindeki bu öte dünyacılık boyutunu gitgide görselleştirerek,somutlaştırarak anlatmaya yönelmiştir.bu durum,dinsel yöntemlerle hayatın estetize edilişinin halk için en kolay estetize ediş biçimi oluşundandır.kişisel hayat da toplumsal hayat da dinsel/inançsal kavramlarla dolup taşmaktadır.yaşanan gündelik hayatta ve onun tasvirlerinde her şey İsa ile “ruhun kurtuluşu”ile ilgilidir.bütün nesneler,bütün insan eylemleri bunlarla bağlantılıdır.gündelik hayatla dinsel hayat iç içedir.Ve,ruhsal bir bilinç oluşturmaya yönelmiş gibi görünen bu durum,aslında,tam tersi bir durumun ifadesidir:öte dünyacı bir görünüme bürünmüş bir DÜNYACILIK!

not:bu paylaşımı daha önce facebook academia gurupda yapmıştım.ortaçağ’ın sosyolojik yapısı ve ölümün estetize ediliş biçimi danse macabre görseliyle çok sayıda arkadaşın ilgisini çektiği ve beğenisini kazandığı için sonsuz us’da da paylaşmak istedim.