ADEMİ MERKEZİYET GERÇEKLEŞEBİLİRMİ?
Basit yazıyorum ,çünkü bunu bir zaruret olarak görüyorum…
Ülkemizde 4 ana eğilim var; milliyetçiler, islamcılar, sosyalistler ve liberaller..
Milliyetçiler; Orta Asya bozkırlarından, Avrupa içlerine tüm Türk tarihinin ilerleme sentezini yapan, üst yapı ilişkilerinin belirlediği, Türk-İslam Sentezine dayanan, töresel ahlak ve hukukun belirlediği bir anlayış…
Fransız Devrimiyle beraber gelişen milliyetçilik anlayışı ve kapitalist gelişim sürecinin asıl kavramlarını, töresel bakış açısı ile ilintirirdiken, iletişim ve düzen eksikliği göze çarpıyor..
Her ne kadar Türk tarihinin seyri ikili olsada, islami tarihsel miras ile batı mantalitesi arasında korelasyonda açmazlar bulunuyor..
Modern kapitalist sürecin kurumsal örgütlenme mantalitesi ile, töresel buluşmadaki izdivaç arasında istismarlar ortaya çıkıyor..
Marksist tecrübeyi kabullenmede zorlanan milliyetçiler, sınai kapitalizm ve töre hukukunun getirdiği yaşam alanları arasında pratik zorluk yaşıyorlar..
Türkiyede islamcılık, İran – Arap – Afrika tecrübesinden ziyade, kendi milli çizgilerinde sürüyor. İslami süreçten önceki Türk tarihini kabullenemeyen islamcılar, fıkıh konusunda Hanefi anlayışını takip ederken, modern kapitalizmin getirdiği sivil argumanlar parelelinde yürüyorlar…
Çelişki şurada; kapitalizmin her biriminin üretimleri kendine has bir yaşam modeli sunuyor..
Sosyalistler; Ademi Merkeziyet bağlamında en iddialı kesim..
Ancak islam tarihsel bütünlüğü, Afganistan, Çeçenistan, İran self determinasyonu konusunda içe dönme eğilimi gösteriyorlar..
Batı Marksizminin ürettiği ilerleme, gelişme, evrim v.s konularına motomot bağlı kalıyorlar..
Ülkemiz liberalleri; tarihsel-kültürel-ilmi miras konusunda batı gelişim sürecini kabullenirken populizme yenik düşüyorlar…
Sorun şu; batı süreci ile Anadolu tarihsel süreci arasındaki ilintide kavramsal boyut ve dil oluşturma güçlüğü yaşanıyor…
tarihselci İslamcılık, tarihselci milliyetçilik, batıcı liberalizm, batıcı marksizm.
Her ne kadar kendileri bunu kabul etmeselerde…
Bu baglamda ademi merkeziyetin neliği ve pratik bütünlüğünü oluşturabilmek için; insanbilim – evrensel konum ve varoluşsal durumun tanınması gerekiyor.
Anadolu insanının doğa, tarih ve toplum üçgeninde bilimle çıkarak sağlam bir benlik oluşturması gerekiyor..
Batını ürettiği kavramlarla, Anadolu tarihsel süreci arasında beyin ve dil açısından oluşan farklılaşma bünyeye değişik bir biçimde inhisar ederek, görünmeyen dertler peydah ediyor..
Kendi tarihsel – sınıfsal – kültürel konum ve durumumuzu, evrensel manada kurduğumuz zaman, ademi merkeziyet için esaslı bir yol başlatacağız demektir..