Kertenkelenin Aşkı

Japonya’da yaşanmış gerçek bir olaydır.
Evini yeniden dekore ettirmek isteyen bir Japon bunun için bir duvarı yıkar. Japon evlerinde genellikle iki tahta duvar arasında çukur bir boşluk bulunur. Duvarı yıkarken, orada dışardan gelen bir çivinin ayağına battığı için sıkışmış bir kertenkele görür. Adam bunu gördüğünde kendini kötü hisseder ve aynı zamanda meraklanır da kertenkelenin ayağına çakılmış çiviyi görünce.
Muhtemelen bu çivi 10 yıl önce, ev yapılırken çakılmıştır. Nasıl olmuştu da kertenkele bu pozisyonda hiç kıpırdamadan 10 yıl boyunca yaşamayı başarmıştır? Karanlık bir duvar boşluğunda hiç kıpırdamadan 10 yıl boyunca yaşamak çok zor olmalı diye düşünür. Sonra bu kertenkelenin 10 yıldır hiç kıpırdamadan nasıl 10 yıl yaşadığını düşünür- ayak çivilenmiş !!! Böylece çalışmayı bırakır ve kertenkeleyi izlemeye başlar, ne yiyor acaba? Sonra nereden çıktığını farkedemediği başka bir kertenkele gelir ağzında taşıdığı yemekle… İnanamaz!!! Adamı sersemletir gördüğü manzara. Bu nasıl bir sevgi? Ayağı çivilenmiş kertenkele, 10 yıldır diğer kertenkele tarafından beslenmektedir…
Alttaki satırlar ise hikayeyi bize aktaran kişiye ait, Bu hikayeyi ilk duyduğumda çok etkilendim ve aralarındaki muhtemel ilişki türünü düşünmekten vazgeçtim: eş, arkadaş, sevgili, abi,abla,komşu, kızkardeş……. Teknoloji ilerledikçe bilgiye ulaşmamız hızlandıkça hızlanıyor. Fakat insanlar arasındaki mesafe, o da aynı hızda birbirine yaklaşıyor mu acaba?

Beyin dalgalarınızı algılayabilen başlık

Eines der besten Erfindungen des 21. Jahrhunderts oder eine unheilvolle unkontrollierbare Zeitbombe in den Händen der Menschen?

Tan Le’nin büyüleyici yeni bilgisayar arayüzü kullanıcılarının beyin dalgalarını okuyabiliyor, sanal objeleri ve hatta elektronik aletleri kontrol etmemizi mümkün kılıyor, biraz düşünce ile (ve biraz da konsantrasyon). Tan Le, başlığın gösterimini yapıyor ve onun ileride uygulanabileceği uygulamalar hakkında konuşuyor.

türkçe alt yazı seçilebiliyor (view subtitles)

ACİL!!

ACİL!!

Arkadaşlar Av. Çağdaş Şahin geçirdiği bir kaza sonucu ikinci kez beyin Ameliyatına giriyor. 0rh+ kan gerekmektedir.

Verebilecek olanlar Antalya Akdeniz Üniverstesi Tıp fakültesi hastanesine ulaşsınlar!…

Sonsuzdan Antalya ilişkileri olan arkadaşlar bir şeyler yapabilirler…

İşte şimdi
Hemen şimdi!…

Yapay ve Gerçek

Bundan bir süre sonra labaratuvar ortamlarında ‘gerçek protein’ elde edilmeye başlanacak ve bunlar tabletler halinde satılacak. Elbette kebap, döner, kavurma, pirzola kadar lezzetli olmayacak bu tabletler ama yemeklerden ihtiyacınız olan tüm proteini ilave olarak vitaminleri karşılamaya yetecek. Sağlık açısından da hiç bir yan etkisinin olmadığını düşünelim.

Benim merakım, bu noktada sizlerin tutumunun ne yönde olacağı? Kişisel zevklerinizin ve damak tadınızın uğruna hayvan öldürmeye devam mı edersiniz? Yoksa bu tabletleri yutmaya razı mı olursunuz?

Tanrı var çünkü;

Tanrı var çünkü; olması gerekir.
Tanrı var çünkü; peygamberler öyle diyor.
Tanrı var çünkü; herşeyin bir sebebi var, tanrının yok. Olursa işler karışıyor.
Tanrı var çünkü; neden olmasın ki. Ben tanrı olsam ben de olurdum.
Tanrı var çünkü; olmasaydı dünyada adalet olmazdı.
Tanrı var çünkü; klorofil molekülü var.
Tanrı var çünkü; bilemediğimiz şeyleri bilen biri olmalı.
Tanrı var çünkü; gönderdiği kitapta olduğunu söylüyor.
Tanrı var çünkü; bir sürü insan inanıyor. Yanılmış olmamalılar.
Tanrı var çünkü; aslında binlercesi var.
Tanrı var çünkü; yumurtadan civciv çıkıyor.

Tanrı var çünkü; siz de sebeblerinizi yazın…