Eğleniyor ama neşesiz!

Çok eğlenceli ve çok neşeli bir Cumartesi geçirdim. Aşağıda Haşmet BABAOĞLUNDAN yapacağım alıntının içeriğindeki gibi neşesiz bir eğlence değildi. Aynen son günlerde sonsuzdaki yorumları okuduğumda eğlendiğim gibi. Neşesiz bir eğlence, eğleniyor gibi görünmekle eşdeğer. Bayağıdır bu şekilde neşeli eğlenmiyor olduğumun farkına vardım. Gerekçelerim aşağıdaki yazıda bahsedilenlerden tamamen bağımsız olmasa da farklıydı. Neyse, benim gerekçelerim önemli değil. Ne demiş bir göz atalım ve üzerine tekrar düşünüp konuşalım. Ne dersiniz? Eğlenceli olur mu? 🙂

“Günümüz tatilcisinin sabah gözlerini açtığında zihnini “Bugün ne yapacağız, program ne?” sorusu doldurur. Oysa tatil diye bir şey gerçekten var olsaydı, “bir şey yapmamak” üzerine kurulu olması gerekmez miydi?

Çakra Yazıtları

Çakra Yazıtları

  1. Çakra

Dengelenelim sarıl bana
seçimimsin
soyun, topraklanmak için
boşlukta esip
yere yüz sürelim:
yeryüzü
al, rengimiz kırmızı.

2. Çakra

Sık
bi parça
al bacağımı
tut kolumu göğsüne
ıslatalım bunu
iki çarpı iki dilim portakalla
bak rengimiz turuncu

  1. Çakra

Üç dört parmak tırman
değer miymiş
çukurda kalmana
hangi arada yuttun Ben
içindeki cengaveri
alnının çatısında
ölüm öpücüğü
ve
gökkırpıyor güneş bak
sarı(l)

  1. Çakra

Gömleğimi sıyırıyorum
göğsümün ormanları
yemyeşil
suyu paylaşıyor ağaçları
kökten kardeşçi
ışığa uzanan elleri
birbirine değiyor
ne de senleniyor yapraklarım

İYİLİK ve KÖTÜLÜK SORUNU

İyi ve Kötünün Göreceliği

Ahlaki konulara dair içgörüler ve çeşitli ahlaki sorunların yanıtları derin öz keşif süreci bir şuur düzeyinden diğerlerine ilerledikçe ve daha önce farkında olmadığımız bilgiler açığa çıktıkça değişim gösterir. Bir dereceye kadar gündelik konulara dair ahlaki yargılarımız üst şuur durumlarından ilham almadan, basit bir bilgi kazanımıyla bile oldukça köklü bir değişime uğrayabilir. Başta yararlı gibi görünen şeyler felakete dönüşebilir. Söz konusu şeyin derin ve tam anlayışını kazandıkça bir zamanlar yararlı gibi görünen faaliyetin zararlı olduğunu görebiliriz.

Burada örnek olarak; II. Dünya Savaşı’ndan sonra keşfedilen DDT adlı böcek ilacını verebiliriz. Başlangıçta DDT böceklerle bulaşan hastalıklara karşı oldukça etkili bir ilaç olarak yüceltildi. Binlerce ton DDT sarılık ve sıtmayı önlemek amacıyla dünyanın çeşitli yerlerindeki bataklıklara boşaltıldı ve böceklerle taşınan diğer hastalıklarla savaşmak için de geniş çaplı kullanıldı. Sınırlı bir bakış açısından bu oldukça yararlı ve övgüye değer bir projeydi. DDT insanlık için öylesine olumlu bir katkı olarak görüldü kü, kaşifi Paul Müller’e 1948’de fizyoloji ve tıp alanında Nobel Ödülü’nü getirdi. Ancak bir zamanlar salgın hastalık uzmanlarının hayali olan şey ekolojik bir kabusa dönüştü.

Aki’den araklanmış, spiritüel kamyon arkası yazıları

Aki’nin paylaşımlarından derlenmiş alıntıdır. Onun kaynağını bilmiyorum.

KARMALARIN USTASIYIM, AURANIN HASTASIYIM / ENERJİKSEN BAS GAZA / REİKİCİSİN DEDİLER, VERMEDİLER

Tek rakibim KRYON / Spiritüelsem günahım ne / Ömür biter, varlık bitmez /
Bendeki ben kadar bana yakınsın güzelim.

O şimdi Şaman / Huzur Astralde / Miras Değil Vortex / Yine mi Sen Atlantisli /

SPRİTÜELSİN DEDİLER KIZ VERMEDİLER / İMGELEMEM YETER / BABA PARASI DEĞİL, 3 İNİSİNASYON, 2 MASTERLIK / YINGSEN VUR SAZA, YANGSEN BAS GAZA

Sen sus enerjin konuşsun / Kalbinde yer yoksa üzülme sevgilim, ben AURA’nda da giderim / O şimdi Yogi

HOCAM SAĞOLSUN / REHBER MASTER ELELE, HEP BERABER TEKAMÜLE / LİSELİM,
TELEPATİKLEŞELİM / HATALI KULLANIYORSAM, LÜTFEN YÜKSEKBENLİĞİME ŞİKAYET EDİNİZ