RAEILAN – RAEL – RAELYAN TARİKATI ŞİFRESİ

RAEILAN – RAEL – RAELYAN TARİKATI ŞİFRESİ
UFO DİNİ KURUCUSU CLAUDE VORILHON’ UN SIRRI

AKLANMA ;

Blogumdaki bazı yazıların ve fikirlerin bu tarikatın söylemleriyle ve öngörüleriyle yakınlık göstermesi tamamen tesadüftür. Böyle bir tarikatın varlığından ben de şu an haberdar oldum.

Biraz araştırdım ve sanki bu tarikatın bir üyesiymiş gibi yazılar yazdığımı farkettim. Şunu çok açık yürekle söyleyebilirim, bazı fikirlerimin bu yapılanmayla benzeşmesi beni oldukça rahatsız ve tedirgin etti. Rael tarikatı ile, gerek yüzyüze gerek uzaktan ya da dolaylı hiç bir bağım ve ilişkim yoktur. Yazılarım ve fikirlerim tamamen kendi şahsi birikim ve yorumlarımın sonucudur.

Gerçi beni kimse böyle bir ithamla suçlamadı ama sanki tarikatın sözcüsüymüşüm gibi algılanacak yazılarım olduğunun farkında olduğum için bu açıklamayı yapma gereği duydum. Zaman zaman bu tarz düşüncelere kapılmıyor değilim ama bunlar benim kendi gel gitlerim, kimsenin etkisine maruz kalmadan Mistisizm – İçe dönüş yolu ile yazıya döktüğüm varsayımlar. Tekrar söylüyorum RAEL veya RAELIAN (Raelyanlar ) tarikatı ile hiçbir etkileşimim veya bağım yoktur.

Utanmak.

Merhaba Sonsuz US. Yeni üyeyim ve tesadüfen keşfettim burayı. Düşünen ve sorgulayan herkese saygımı iletiyorum.

İnsan, varoluşundan beri şiddetin kontrolsüzlüğünü ve hata çoğu durumlarda bundan haz alma sadistliğini sergilemiş, varoluşunda bulunan ve ulaşması gereken potasiyel güçlerinin şiddetin ötesinde olduğunu kavrayamamış (şanslı bir kaç düşünürü unutmayarak. Bu atık yığınların içinde ‘bir kaç’ ifadesiyle onlara işaret etmek oldukça üzücü) eğitim almış olmasına, uygarlıklar ve medeniyetler yaratıp sürekli dönüşmesine rağmen içsel dengesini kurmak adına hiç bir zaman gerekli özveriyi göstermemiş, son derece aptal ve bu anlamda bir koala’yı andıran düşünsel hareketsizliğiyle son derece konformist yığınlar şeklinde yaşayarak yarattığı karmaşanın ve yıkıcılığın, kendi yarısı olan, bir parçası ve tamamlayanı da olan KADIN’a karşı şiddet göstererek zayıflığını ve acizliğini deşifre eden ‘erkek’ cinsiyle, akıl dışı davranışın örneği olmayı başarmıştır.

gitme vakti değil şimdi…

Bazen yolumuz şaşabilir, yanlış yoldan dönüp gidebiliriz, bir bilinmezden diğer bir bilinmeze
Bu gece biri var ki O, yolu kaybetmiş, hepimizin dualarına ihtiyaçı var
Şu anda düşler aleminde, kaybolmuş
bir ışık bekliyor tekrar dönmek için
dualar bekliyor, şu anda yokluk aleminde
yüreğinizin güzelliklerini ona sunan her gönüle ihtiyacı var
hep beraber çağıralım onu
gitme vakti değil şimdi…

yaşamak

yaşamak

Kör karanlık bir kuyuda, görebilmek için savaşmaktır yaşamak

“Yaşanmaz” dediğin anda dahi, nefesini tüketmektir yaşamak

Her sabah gözlerini açtığında, doğan güneşin ışıklarını görmektir “İşte yeni bir gün daha” diyebilmektir yaşamak

Artık ne olup bittiğini çözemediğin şu dünyada, “karşıma artık çıkmaz” dediğin ama inatla çıkan her zorluğa, yine ve yeniden göğüs germektir yaşamak Ne olursa olsun buna tekrar tekrar dayanmak şaşırtır ya insanı, anlayamazsın bazen nasıl katlandığını Bir mucizedir aslında yaşamak

Ne aşklar tüketirsin,
Ne yaşlar tüketirsin,
Ne insanlar tüketirsin ömründe
Neler gelir geçer şu yaşam denilen ömür törpüsünde

Kimleri feda edersin, kimleri kazanmaya çalışırsın Yıkılırsın Bir daha kalkarsın Ağlarsın Umutların biter ya da öyle zannedersin Sonra birgün bakarsın bütün herşey geride kalmış O gün ağladığın, şimdi unuttuğun olmuş!