Sahip olmacı yaşam stiline karşıyım! Kapitalizmin sunduğu zevklere karşıyım! Süper sermayeye karşıyım!
Ama yaşanılan düzey? İnsanların genel yaşam tarzı? O zaman buna da karşıyım.. Dağ, mağara nedir yani, sistemin içindeyim elbette. Kendime karşı mıyım? Anti miyim neyim ben? (ben diye sorduğum soru ben değilim elbet)
Neyim ben? Sorsanıza? Fight Club gibi gelsede.. Kredi kartları limiti, evim ne kadar da büyük, arabama bakın hele, ya da şu korumalarıma, iriler değil mi? Acaba süperlüks yatımda mı kalsam yoksa deniz manzaralı evimin en üst katındaki jakuziden içkimle denizi mi izlesem? Kadınlara ne demeli evet hepsi güzeller.. Uyuşturucusuz bir hayat öyle mi magic mushroomlar olmadan yaşayamam! Magazin dergilerinde, finans dergilerinde olmalıyım önlerde tabii ki..
Sahip olmacı yaşam stilinde sevgili dostlar bunların sonu gelmez. Temel hata sahip olduğumuz her eşyanın bizi tatmin edeceğini sanmamızdır. Her zaman farklısını aramaktır yaptığımız. Ama genel olarak topluma bakınca görürürüz ki herkes farklı olmak peşinde. Yani aynılar. İşin güzel yanı sistem beynimizi uyaranlarla fazlasıyla mesgul ettiği için durumu anlama, başımızı kaldırma şansımız yok. Farkındalık diyoruz işte buna ama bunu farkedince de yukarıdaki hayata özenmiyor muyuz? Sistemin gücünü nasıl anlayabiliriz o zaman.