Otokontrol-2

Statik oyunun tanımını şöyle yapmıştı;

“Oyunumuzun adı OTOKONTROL; Dünyada ilk defa bir sitede denenecek olan bu oyunun patenti tamamen bana aittir;)) Oyun, etap etap oynanacak olup, her etap sonunda gelişmeler burdan bildirilecektir. Oyuna herkes katılabilir (üye veya değil) ancak; süreklilik açısından oyuna dahil olanlar oyunu sonuna kadar sürdürmelidir.
Haydi kolay gelsin…

ilk etapta sadece bir cümle ile istediğiniz herhangi bir konu üzerinde görüş bildirin. (sadece 1 cümle ve mantıklı olacak şekilde ) Cümleyi yaz noktayı koy gönder.

Etap2, Etap1 ile bağlantılıdır.”

İlm-i Kıyafet

“İnsanların vücut yapısı, dış görünüşü, rengi, şekli, sesi ve diğer azaları vasıtasıyla ahlaki durum ve karakterini tayin etmeye yarayan ilm-i kıyafet, özetle, dış yapıdan iç yapıyı anlama ilmi olarak tarif edilebilir. Kıyafet ilmiyle uğraşan kişiye kayif, yahut kıyafetşinas denilmiştir. Kıyafet ilminin ilgi alanı her ne kadar ayak izlerini, alındaki çizgiler ile yüz ve vücuttaki seyirmeleri kapsıyorsa da, genelde insan siması üzerindeki özellikleri üzerine yoğunlaşır. Tecrübeler sonucu meydana çıkarılan hükümler, birçok örnek ile pekiştirildikten sonra kıyafet ilminin temelini oluşturan tahminler halinde kayda geçirilir ve eski kıyafetşinasların yanılma payı doğrusu pek azdır.
Beden yapısı ile insan karakteri arasındaki münasebetler çok eski dönemlerden itibaren ilim adamlarının ilgisini çekmiş ve çeşitli gözlemler ile araştırmalar küçük risaleler halinde kayda geçirilmiştir. İnsanları tiplerine göre kategorize etme işleminin ilk defa Hipokrat (İÖ. V. yy.) tarafından denendiği bilinmektedir. Ardından Eflatun, Bukrat, Galien, İledus, Oklidis ve Aristo bu konuda araştırma yapmışlar, dağınıkta olsa elde ettikleri bilgileri kaydetmişlerdir.
Sasani hükümdarı Nuşirevan’ın bir firaset kitabı yazdırdığı ve ülkesini buna göre yönettiği söylenir.
İslam dünyası Batılı filozofların eserlerinden etkilenerek uzun asırlar boyu kıyafet ilmini zirveye çıkarmışlardır. İslam dünyasında kıyafet ilmine dair eser verenler arasında İmam Şafii, Araplardan el-Kindi, Yuhanna ibn Bıtrık, Farslardan da Kaşani, Abdurrahman Mirek gibi yazarlar sayılabilir.
Türkler kıyafet ilmine büyük ilgi duymuşlar, bürokrasiye adam seçerken yahut esir alım-satımında bu ilimden azami ölçüde faydalanmışlardır. Türk sultanları kıyafet ilmine bizzat ilgi göstermişler, özellikle saraya adam alırken ilm-i kıyafetten istifadeyi ön planda tutmuşlardır.
Türk kıyafetnameler manzum ve sanatkarane formlar içerisinde kaleme alınmışlardır. Bunlar içerisinde ilk güzel örnek Hamdullah Hamdi’nin 150 beyitlik kıyafetnamesidir ve halk kitleleri arasında dahi şöhreti Osmanlı sınırlarından taşmıştır. İşte o eserden hadis-i şerife istinat eden iki beyit:

zihin zamandır, bilinç ise sonsuzluk..

9 kehanette sözü edilen yataydan beslenmemeye, Osho da bir şeyler demişti hatırladım:)ana kaynak, yüksek bilinçle olan bağı hatırlamak, sonsuzlukla ilişkiye girmektir, oysa yataydan beslenmek, zaman içinde geçmiş ve gelecek arasında kalmak demektir ki; bu aslında pek de besleyici degil aksine tüketicidir sanırım..

“Zihin zamandır, bilinç ise sonsuzluktur. Zihin bir andan diğerine yatay bir hareket halindedir. Bir tren gibi geçmiş ve gelecekten oluşan kompartımanları vardır. Bilinç ise dikeydir. Geçmişten geleceğe hareket etmez. Bir an, dikey olarak en dibe iner veya dikey olarak en yükseğe çıkar. Hıristiyanlıktaki haç aslında ne manaya gelir? Haç bir semboldür. Dikey ve yatay çizgilerin karşılaşması. İsa’nın elleri yatay açıktır. Geri kalan tüm varlığı dikeydir. Eller hareketi sembolize eder. Hareket zamana aittir. Bedeni ise dikeydir ve zaman ötesindedir.”

SEVGİ = TANRI

İHTİYAÇSIZ = KİN

ihtiyaçsız = sevgidir dostum Çünkü var olmak için hiç bir şeye ihtiyaçı olmayan sevgidirki SEVGİ BÖYLECE İLK VE YARATANDIR.

ALLAH YARATANIN ÖZEL ADIDIR.
ÖRNEĞİN BENİM ADIM yusuf

peki ben YUSUFMUYUM
HAYIR BENİM ADIM YUSUF BEN YUSUF DEĞİL İNSANIM
TANRININ yaNİ yaratanın adı ALLAHTIR.
şimdi o ALLAHMI?
hayır ALLAH yaratıcının KURANDAKİ adıdır.
o —————————>SEVGİDİR.

SANA BİR KURAN AYETTİNİ HATIRLATAYIM:

Allahı inkar edenler gerçekte neyi inkar ettiklerini ileride bilecekler.

dikkat et: YARATANI İNKAR EDEREK SEVGİYİ İNKAR EDİYORSUN.

sen bilirsin!

Elhamdülillah hayvanım

Biraraya geldi üç köpek,

Başladı havadan kuçudan muhabbet.

Ev köpeği Boncuk,

Polis köpeği Hans

Başladılar didişmeye.

Yediğim önümde yemediğim ardımda

Bir dediğim iki olmaz şu hayatta

Deyip deyip caka satıyordu Boncukcuk

Aynı fikirde değildi Hans:

Seninkine de hayat mı denir diyordu.

Eğitimsizsin, ot gibi yaşarsın.

Bak bana…

Hem iş-güç,

Hem de tahsil sahibiyim aynı anda.

Seksen kelimeyi anlarım leb demeden.

Yaşayamam ben öyle.

Senin gibi kuyruk sallaya sallaya…

Bir görseniz,

Havamdan geçilmez havalimanında.

Beyaz paketlerle saklambaç oynarım.

Hele de bir bulursam

Paketten komisyonumu koklarım.

Çakırkeyif gezerim bütün gün