Depresyon Mantık İlişkisi

Depresyon tedavilerinde kognitif (bilişsel) terapi diye birşey var. Kişinin yersiz kaygıları bir depresyon oluşturmakta.

Örneğin birisi işten çıkarılmıştır. Zincirleme olarak bir daha iş bulamayacağını, aç kalacağını, insanların onu sevmeyeceğini, mahvolacağını düşünmeye başlar. Duygulardan dolayı mantık silsilesi bozulmuştur. İşte bu noktada adeta hesap kitap yapar gibi durumunu ve olası çözümleri mantıklı bir şekilde incelerse kendini rahatlatır ve tedavi eder.

Merak ettiğim şunlar:

Kuvvetli bir mantık kurabilme yapısına sahip olmak depresyon engelleyici midir?

Google’ın yalancısıyım. Dünyada 10 erkekten biri depresyona girerken kadınlarda bu oran 5’e 1. Kadınların daha çok depresyona girmesinin sebebi duygularını ön plana çıkartıp mantıklı düşünememeleri mi acaba?

-Satranç

Kişi Kültü

Bu konuyu daha önce başka bir sitede tartışmıştık.. Oradan beğendiğim/istediğim yorumları buraya aktararak konunun tartışmaya açılmasını istiyorum;

“Ölülerden yardım istemek uygar bir topluluk için utanç vericidir…”

M. Kemal Atatürk
H.R. SOYAK, Atatürk’ten Hatıralar, s.268

Giriş

Kişi Kültü nedir?

Kişi kültü birden fazla biçimde tanımlanabilir. Benim beğendiğim tanımlardan ikisi şu şekilde:

1-Bir şahsın geniş kitlelerce ‘bir insandan daha fazlası’ olarak görülmesi durumu.

2-Bir şahsın halkın gözünde medya, propaganda, eğitim gibi yöntemleri kullanarak idealize edilmiş, sorgulanmayan övgü ile beraber gelen bir imaj yaratması durumu. [1]

Siyaset, antropoloji gibi sosyal bilimlerin literatürlerinde bu ve benzer olgulara ‘seküler din’ gibi başka adlar da verilebiliyor. [2]

Dünyadaki Kişi Kültü Örnekleri

Konu kişi kültü olduğunda akla gelen ilk örnek şüphesiz Kuzey Kore ve Kim Jong-il. Buradaki kişi kültünün gücü hakkında 2004 Nisan’ından çok etkili bir örnek vermek mümkün. Patlayıcı taşıyan bir tren Nisan ayında havaya uçtuğunda yakınlardaki binalarda yangınlara sebep olmuş, ve birden fazla insan yangından “Sevgili Lider” Kim Jong-il’in portrelerini kurtarmaya çalışırken canından olmuş. [3] (bu linkteki makalede K. Kore, Türkmenistan ve Togo’daki kişi kültlerine ilişkin güzel bilgiler var, konunun meraklısına duyurulur)

K. Kore’de neredeyse tüm müzik, resim ve heykel sanatı örneklerinin “Büyük Lider” Kim Il-sung’u yücelttiğini gazeteci 1979’daki gezisinde gözlemlemiş. Bu durumun aynısının oğlu için geçerli olduğunu günümüzde K. Kore’yi ziyaret edenler gözlemliyorlar. [4] (Bu linkte dünyanın Suriye’den Romanya’ya dört bir yanından örnekler hakkında bilgi var) (Astur)

Mantık

İnsanların ikna oluş veya inatlaşma süreçlerinde sıkça karşımıza çıkan mantık kurallarından biraz bahsetmek istiyorum. Düşülen mantık çıkmazını fark edip veya fark etmeyip devam etmenin tek mantıklı açıklaması düşüncelerinin aslında sağlam olmadığını kabul etmekteki zorluktur.

Dil aynı zamanda mantık kuralları için oluşmuştur. Bu yüzden söylediğiniz her cümle aslında bir mantık cümlesine çevrilebilir. Cümlelerinizdeki tutarsızlık mantığınızdaki tutarsızlığı ortaya serer.

Geçmişten günümüze bazı basit mantık kurallarına birlikte göz atalım.

Özdeşlik yasası: Her şey kendisiyle özdeştir. Yani a=a
Çelişmezlik yasası: Hiçbir önermenin aynı anda hem doğru hem de yanlış olamayacağını belirtir.
Üçüncü halin olanaksızlığı yasası: Her önerme ya doğru ya da yanlıştır.

Bununla birlikte ikame yasası da kullanılanlar arasındadır. Eğer a, b ise b’de c ise, o zaman a, c’dir.

Bunlar bildiğiniz klasik mantık yasaları. Fakat benim değinmek istediğim konu biraz daha ilginç. Sıkça kullanılan –mantıksal açıdan tanımlanmış- yöntemler.

Totoloji: Bir totolojide doğruluk sadece mantıksal sözdizimden dolayı başka bir doğruluktan zorunlu olarak ortaya çıkar. Mesela “yağmur ya yağıyor ya da yağmıyor.”

Saçmaya indirgeme (reductio ad absurdum): Saçmaya indirgeme yönteminde bir önermenin doğru olduğunu varsayarız ve bundan hangi sonuçlara ulaşılabileceğimize bakarız. Eğer sonuçlara ulaşırken bir çelişki yakalarsak, ilk önermenin yanlış olduğunu anlarız, çünkü çelişkiler her zaman yanlıştır.

Paradoks: Paradoksların çoğu kendine gönderme ve sonsuz döngü barındırır. Aslında karşımıza her zaman çıkmazlar. Fakat tartışmalarda yanlış kullanımını çok gözlemledim. Mesela çelişki durumunda paradoksa düştün derler. Elbette bu mantık bilgilerinin az olmasından kaynaklanmaktadır.

Alakasız sonuç (ignoratio elenchi) : Birbiri ile doğrudan ilişki kurulamayacak iki yargıdan alakasız bir sonuç çıkarmaktır. Forumlarda en çok görülen saçmalama türüdür. Bunu siyasetçiler ve köylü kurnazları sıkça kullanır.

Circulus vitiosus (ya da circulus in probando) da var ki, bu da dinci tayfa için vazgeçilmezdir naçizane:)
Nam-ı diğer: Varılacak sonucu esasen kendilerinde taşıyan öncülleri ihtiva eden kanıt veya ispat.
Daha anlaşılırı ise; İspat edilmesi gereken şeyi bir kanıt olarak kabul etmek suretiyle muhakeme yürütülmesi.
Bknz. helikopter böceğinin kanadına bakıp tanrı olmasaydı heç olur muydu böyle bişey demek:)

Zamanla forumda rastladığım örnekleri bu başlığın altında toplayarak size kaynak olmasına çalışacağım.

Evlilik vd.

Bir tv programında bayan bir kitap yazarı evliliğin ortaya çıkışıyla ilgili şöyle birşey söylemişti..(ne yazık ne yazar ismi nede kitap ismi hatırlayamadığımdan aklımda kaldığı kadarıyla yazıyorum) Konuyu açmadan önce araştırdım ama google amca bana bu konuda pek cimri davrandı..Kaynağı bulamadım..

Kadınların birden fazla erkekle beraber olmalarında bir sakınca görülmez kadın hamile kaldığında erkekle beraber yaşamaya başlar ve bebeği beraber büyütürlermiş. ( BİR SÜRE! ) Kadın çocuk belli bir yaşa geldiğinde o erkekten ayrılırmış. Zaman ilerleyip 🙂 işin içine şu toprak meseleleri girince..erkek malını mülkünü kendi soyundan (nereden emin olucaksa =) ) birine bırakmak istemiş.Önceki şartlarla çocuğun kimden olduğu pekte belli olamayacağından.. kadına tek eşlilik getirilmiş olmuş.. Ve evlilik- kurumu 🙂 ortaya çıkmış. ( Der yazar bayan )

Tam olarak böyle olmasa da cümlelerin içinde söylenenin dışında ‘zıttı’ bir anlam yok.Kurulan cümleler veya kelimelerin yeri değişmiş olur olsa olsa.. =)

Bayan yazar anlatırken.. sanırım okuyan herkesde olacağı gibi benide gülümsetmişti yukarı da yazdıklarım.Ama bu böyle bir araştırmanın yapılmış olduğu gerçeğini değiştirmiyor tabi..

Kaynak arayışı içinde googla amcaya -evliliğin tarihçesini danışırken.. karşıma birbiriyle alakasız bir dünya sayfa çıktı. Hatta Tuğba ekincinin evlenme haberi bile bunu araştırırken çıktı :))) Ama elle tutulur bir biriyle örtüşen hiçbirşey bulamadım..Birkaç cümlelik gülümseten bir forum konusu açarken ben.. Evlilik hakkında ne meraka düşmüş bulundum..

Evlilik kurumu – çöküyor derler. Evlilik aşkı öldürür derler.. Nikahta keramet vardır da derler.derler derler
Mantık evliliği aşk evliliği cava civa..

İnsanlar neden evlenmek gibi (muhteşem!) bir fikir sunmuş? =)
İlk evlilik? (en azından öyle kabul edilen)

Kısacası evlilik hakkında fikir veya bilgilerinizi paylaşınız..İlginç bilgiler/yorumlar çıkabilir 🙂 ..
Ben yinede konu hakkında alta birkaç paylaşım yapıcam.En azında benim gibi merak edip araştıran olursa konuyla ilgili birkaç bilgiye de tek bir siteden ulaşsın 🙂