Eski Mısır Sanatı

Eski Mısır medeniyeti yaklaşık 3000 yıl sürdü ve bu süre içinde Mısır’da sanat neredeyse hiç değişmedi. Erken dönem sanatçıları, her türden tasvirin nasıl yapılması gerektiğine dair bir sistem geliştirdiler ve bu prensipler nesilden nesile aktarıldı, betimlemenin kuralları haline geldi.

Sanatçılar bu kuralların dışına çıkıp bir üslup geliştiremezdi.

Normallik ve Anormallik

Öznel: Kendimizi, kendi davranış ve değerlerimizi normallik ölçütü olarak kabul eden en ilkel fikir, belki de budur. Yani, bizim gibiler normal, bizden farklı olanlarsa anormaldir.

Normatif: Bu ise, kişinin nasıl düşünüp davranacağına dair arzu edilen, ideal bir durum fikridir. Bu mükemmel dünya görüşü genellikle din ve siyaset alanındaki düşünürler tarafından dile getirilir. Normallik mükemmeliktir: Normallikten ne kadar uzaklaşılırsa o kadar anormallik var demektir.

Klinik: Sosyal bilimciler ve tıbbi klinisyenler kişinin işlev görme halini etkililik, örgütlenme ve uyumluluk açısından değerlendirmeye çalışırlar. Anormallik genellikle uyum zayıflığı, acı ya da tuhaf davranışlarla ilişkilendirilir.

Kültürel: Kültür giyimden tavırlara, dilden aşka kadar her şeydeki eğilimleri belirler. Kültür bize, davranışların nasıl olması gerektiğini söyler ya da onları mahkum eder. Bazı şeyler tabudur. Bu durumda da kişi kültürel normlardan ne kadar uzaklaşırsa o kadar anormal sayılır.

İstatistiksel: Kalabalık yığınların olduğu çan eğri bölümleri normal, belli bir alanın dışında kalanlar anormal kabul edilir.

Kavram Sorunları

Anormallik tanımlarının tümünün sorunlu olduğu aşikardır. Öncelikle sağlıksız bir toplumda yaşayan sağlıklı bir insan anormal olarak nitelenir. Toplumların kendi dar (sağlıksız, uyumsuz) inanç ve davranış standartlarına boyun eğmeyenlere fazlasıyla tahammülsüz davrandıklarına dair çok sayıda örnek vardır. İkinci olarak uzman gözlemciler normale karşı anormalin ne olduğunun sınıflandırması konusunda elbette birleşememektedir.

Tarih Öncesi Sanat

İlkel toplumlar için sanat, biraz da sihirdi. Sanatın tılsımlı güçlere sahip olduğuna, insanları ruhlarla ve ruhani dünyayla iletişime geçirdiğine dair yaygın bir inanış vardı. Tarih öncesi dönemden günümüze gelebilmiş az sayıda eser vardır. Bu eserler, toplumsal inanç ve dini inançları göz önüne serer.

Genellikle, tarih öncesi mağara ressamlarının erkekler olduğu varsayıldı. Yakın tarihli bir çalışma, ilk sanatçıların çoğunun kadın olduğuna dikkat çekerek, kadınların tarih öncesi toplumlarda sanılandan daha güçlü bir role sahip olduğunu öne sürmektedir.

Sanatın sihirli güçleri vardır.

 

Meksika Açmazı

meksika-acmazi

Meksika açmazı (İngilizce: Mexican standoff) olaya karışan hiçbir tarafın kazançlı çıkamayacağı içinden çıkılmaz durum, çıkmaz, açmaz olarak İngilizce’de kullanılan argo bir deyimdir.

Popüler kültürde ise Meksika çıkmazı genel olarak iki ya da daha fazla kişinin birbirlerine doğru silah çekmesiyle oluşan yüksek gerilimli durum için kullanılır. Gerilimi arttırıcı nokta karşı tarafın kendisine ateş edeceğinden korktuğu için hiç kimsenin silahı bırakmamasıdır.

İsabet oranlarının aynı olmadığı bir evrende bazen erken ateş etmemeniz hayatta kalmanıza sebep olabilir.

Neden ikna olmadığımızı düşünürüz?

İnsanlar neden kendilerinin reklamlardan ve ikna edici diğer mesajlardan daha az etkilendiklerini düşünür?

İkna psikolojisi ile ilgili en çok merak uyandıran şey, insanların ikna denemeleri üzerinde kendilerinin çok az, hatta neredeyse hiç etkilenmediklerini öne sürmesidir. “Diğerleri, ah evet reklamlar, onlar üzerinde işe yarar. Sen ve benim için değil, çünkü biz bunlar için fazla zekiyiz!”

Çekici bayanların elinde bir şişe bira. Hah! Bizi bu kadar aptal mı zannediyorlar. Ne yapmaya çalıştıklarını biliyoruz ve bundan hiç etkilenmiyoruz!

Peki gerçekten öyle mi?
Devamını oku “Neden ikna olmadığımızı düşünürüz?” →