Phantom Thread
MULTIPLE SARCASMS
Phantom Thread
MULTIPLE SARCASMS
Dün gece Darkest Hour filmini izledim.Nerdeyse nefes almadım diyebilirim o derece güzel bir film yapılmış. En iyi film ödülünü alamaması enteresan. Churchill’i oynayan ve hatta bunu biraz ileri götürerek adeta Churchill olan Gary Oldman’nın en iyi erkek oyuncu Oscarını almış olması film adına biraz olsun rahatlatıcı. Gary Oldman’ın internetteki fotosuna bakıyorum ve bir de dün gece 2 aat boyunca izlediğim Churchill’i düşünüyorum ve bunlar aynı kişi olamaz diyorum. İşte sinemanın büyülerinden biri de bu denebilir. Diğer yönden Daha dün yayınladığım Dinkurk filminin Darkest Hour’u açılımlayan ona büyük anlam katan bir film olduğunu da şimdi anlamış durumdayım. Bu iki filmi de izlediğinizde o zamanın gerçeği daha belirgin hale geliyor. Peki bu iki film aynı sezona nasıl denk geldi? Tesadüflere inanmak pek tarzım değlil, yönetmenler mi yapımcıları mı yoksa İngiltere mi bu tuhaflıkta rol oynadı? Cevabı bilenler söylesin. Tarih, siyaset, özel tarihi şahsiyetleri sevenler için bulunmaz bir film. Not: Aşağıda güzel bir eleştiri sunuyorum, benim hoşuma gitti, tıklayınız
*
Göbeklitepe’nin Yas Bulutları
Bu hafta Ursula’nın arada kaçırdığımı bildiğim kitaplarından birini de okudum, harikuladeydi. Öylesine huzur verdi ki anlatmak zor.
The Shape of Water
90.cı oscarların en iyi filmi The Shape of Water’ı önceki gün seyrettim. Gerçekten iyi vakit geçirdim. Film,Soğuk Savaş zamanlarının içindeyken görülemeyen ancak vakit geçtikçe iyice anlaşılan aptallık ve körleşmeyi taban almış. Bu tabanın üzerine ayrıksı varlıkları serpiştirmiş ve standart insanların yanındaki duruşlarının aykırılığını ve kendi aralarında mecburen yardımlaşma içine girdiklerini anlatmış. Zenci bir kadın, dilsiz bir kadın, homoseksüel bir ressam, güney denizlerinde yakalanan ne olduğu belirsiz bir canavar/varlık. Ha üzerine bir de mülteci olduğunu törende ifade eden yönetmen. Tüm olgular ayrıksı! Bu film bence Arrival gibi bir iletişim çabasını dile getiryor. Diğer her şeyle iletişmenin uzmanı olmuş dilsiz temizlikçi hiç üzerine vazife olmadığı halde bu tuhaf varlıkla iletişimin yollarını deniyor gizli gizli. İşin en berbat noktasında da bilimadamı bulunuyor,soğuk savaşın kurbanı olan bir emir eri! Her iki tarafça her an harcanabilen yine de onu bilim insanı yapan o dayanılmaz merak ve araştırma arzusunun peşinden giden orta oyuncusu.
Fracture
cİNAYET gECESİ OLARAK GÖSTERİME GİRMİŞ 2007 YAPIMI ÇOK GÜZEL BİR FİLM. aNHTHONY hOPKİNS’İN (ÇOK SEVERİM)seyretmediğim bir filminin ortaya çıkması hoş oldu bugün.
Thomas Crawford soğukkanlı bir şekilde kendisini aldatan karısını öldürmüş ve olay yerine polisleri çağırmıştır. Olay yerine gelen polis Rob Nunally şoktadır; çünkü cinayete kurban giden kadın sevgilisi Jennifer’dır. mükemmel bir planla suçlama düşer. Gerisini anlatmayayım çünkü oldukça heyecanlı bir sona ulaşıyor Fracture Filmi. Oyuncuların da hepsi gözde: Anthony Hopkins, Ryan Gosling, Billy Burke, Rosamund Pike, Cliff Curtis.
–
Bir Yunusun Hikayesi Dolphin Tale
Bir yunusun hikayesi gerçek bir olaydan esinlenmiş. Eğer tüm süre boyunca güzel hisler duymak istiyorsanız kaçırmayın, özellikle çocuklarınızla birlikte seyretmeniz önerilir
Winter isimli bir yunusun gerçek hikayesine dayanacak olan filmde, yengeç kapanına kuyruğu sıkışan yunusu kurtaran 11 yaşındaki bir çocuk ve onun ailesi arasında geçen film, yunus ve çocuk arasında oluşan dostluğa odaklanacak.
Freeman’ın yunusa tekrar yüzme yeteneğini kazandıracak doktoru canlandıracağı filmde, Connick Jr. deniz biyoloğunu, Judd ise anneyi canlandıracak.
*