Bilincin 4 farkındalık düzeyi

Bilincin 4 farkındalık düzeyi var

1–Fiziksel düzeyde farkındalık: standart duyularla günlük hayatımızda kazandığımız deneyimler yani Castaneda serisindeki 1. Dikkat seviyesine tekabül ediyor. Gündelik yaşamda kısmi farkındalık vardır. İnsanların birbiriyle sınırlı ilişki kurduğu faydacı bir ilişkisi vardır. Bu gerçek ilişki değildir.

Hareket yönelimlidir.

2-Psişik düzeyde farkındalık:psişik deneyimlerin yaşandığı durumlar. Fiziksel düzeydekinden biraz daha ileri düzeyde diyebiliriz. Telepati, Hipnoz, Kehanet , Basit büyücülük ,Simgeler vs bu düzeye girer. Neredeyse tüm kadınların girip çıkabildiği bir düzey olduğunu söyleyebiliriz.

Hareket yönelimlidir.
Devamını oku “Bilincin 4 farkındalık düzeyi” →

Deneyimleyen Benlik

Bilmek/deneyimlemek çaba gerektirmez,
anlaşılabilir şekilde ifade etmek çaba gerektirir.
#DeneyimleyenBenlik
#AnlatıcıBenlik

Başkasına da anlatsan aslında kendine anlatıyorsun çünkü deneyimleyen benlik anlam bulmaz, aramaz onun işi değil, o sadece dalgaya tutunmak ve onunla yol almaktır.

Deneyimin bir noktasında insanın aklına şu soru ya da türevleri mutlaka gelir: Şimdi ben ne yaşıyorum? Bu soruyla birlikte deneyimleyen benlik dalgadan kopar ve anlatıcı benlik devreye girerken gerçeklik çöker. Ben bunu kendi deneyimlerimden çok iyi bildiğim için eskiden beri defalarca yazdım fakat görüyorum ki bu konuda hayli bilimsel deney de yapılmış, gugillarsanız bulursunuz. Homo Deus kitabında da çarpıcı deneylere yer verilmiş

Kolye değil Quipu!

Kolye değil Quipu!
Quipu ya da khipu (veya bir diğer adıyla “konuşma düğümleri”) quechua dilinde « düğüm » ve « hesap » anlamına gelmekte olup, İnka İmparatorluğu’nda ve And Dağları bölgesindeki İnka-öncesi topluluklarda kullanılan bir kayıt ve hesap sistemidir.
 
Terim günümüzde İnka yönetiminin imparatorluk halkına ve ekonomosine ilişkin istatistiki verilerin sayımı için kullandığı araçları ifade etmek üzere de kullanılmaktadır. Yazıya sahip olmayan İnka yönetimi doğal sayıları çeşitli renklerdeki sicimler üzerine düğüm silsileleri oluşturma yoluyla temsil etmekteydi ki, bu işaretler bütününe quipu adı verilir. Quipu sistemiyle tarihi olaylar da kaydedilebilmekteydi.
*Sümer yazı sistemine batıdan bir alternatif 🙂
*

Çocuklarımız Geleceğimizdir -4

Önceki 3.bölüm için tıklayınız

Ölüm, bilinenden bilinmeyene AYRI olma algısından BİRLİK olasılığına geçiş yaptıgımız bir başlangıç inisiyasyonudur. Tüm ölümler, hayatın bize getirdiği armaganlardan vazgeçmemizi gerekturir.
Parçalanma, şamanların inisiyasyon niteligindeki klasik deneyimidir. Anadolu mistizminde ÖLMEDEN ÖLMEK, Toltek bilgeliğinde geçmisın silinmesiyle bilinen dunyanin çökmesi, insan kalıbını yitirmek olarak ifade edilmiştir.

Türk şamanlığındaki parçalanma ve şamanın yanlızlaşması konusu için tıklayınız

Hawaili Kahuna Hale Makua’nın gözlemlerine göre; savaşçılığın pozitif kutupluluğu ikna, nagatif kutupluluğu ise zor kullanmaktır. Nagatif, kötü anlamında değildir, o da hayat derslerini öğrenmemizi sağlar fakat sıklıkla ZOR yolundan gidenlerin zarafet ve güzelliği kaybettikleri görülmektedir. Urban shaman konseptinde güzelce açıklanmıştır bu konu, tıklayınız

Bizler çocuklarımızın hayata karşı tutku duymalarını istiyoruz. Onlara maddesel dünyada satın alabileceklerini aşan içsel zenginliği nasıl bulacaklarını öğretmek istiyoruz.
Çocuklarımıza DOĞAnın güzelliğini ve bize hayat veren toprağı,havayı,suyu,güneşi ve ağacı nasıl onurlandıracaklarını öğretmek istiyoruz. Anneler başta olmak üzere bu küçük filizleri geleceği kurmak için duyarlı, barışçıl bireyler haline getirmenin sevinçli yollarını bulmak ve uygulamak hepimizin üzerine düşen mutlu bir sorumluluktur.
İnsanlığın eski negatif kitle rüyasından uyanma olanağının, şimdi ve ilk kez mümkün olduğu pek çok yerli şamanın görüşüdür.

Devamını oku “Çocuklarımız Geleceğimizdir -4” →

Şaman Hastalığı ve Parçalanma inisiyasyonu

RİT,  kaybolmakta olan kozmik bilgiyi simge ve sembol aracılığıyla topluma hatırlatma vasıtasıdır. Geçit ritlerinin amacı, adayı bir önceki toplumsal statüsündeki kurallar ve davranışlar sisteminden tümüyle kurtarmak suretiyle yeni bir yaşama hazırlamaktır.

Bu konuda Türk Şaman metinlerindeki aşağı yukarı hep birbirini onaylayan bir geçiş riti varmış gibi görünüyor. O da şu merhaleleri kapsıyor:

 

1-     Çağrı

2-     Hastalık

3-     Toplumdan kenarlaştırma (uzaklaştırma)

4-     Fiziksel sınav

5-     Zihinsel açılma

6-     Eğitim

7-     Yeni varlığa transformasyon

8-     Topluma dönüş

 

Şaman hastalığı şaman seçilmenin ilk ve esaslı belirtisidir. Şaman efsane ve söylemelerinin incelenmesi  şunu gösterir ki, hiçbir şaman seçimi gönüllü kabul etmez. Altay şaman inançları hakkındaki bilgilerden birini veren Verbitskiy ye göre bazen aday Şamanlık görevini geri çevirebilir. Ancak bu geri çevirme yukarda söylendiği gibi şaman adayına çok pahalıya malolur. Seçimi geri çeviren aday ya deli ya sakat olur yada azap çekerek ölür. Şamanlık görevini geri çeviren aday zafer kazanmış gibi elektizipuzuvgan yani hareketi niyeti bozuldu diyerek bununla ruhların amacına ulaşamadığını vurgular ve ölür. Anlaşıldığı gibi şaman hastalığının tedavisi yoktur. Hastalıklardan kurtulmak için ruhlarla tartışmaya girmek hem aday hem de hastalığı teşhis etmek amacıyla  çağırılan yaşlı şaman için tehlikeli olabilir. İyileşme yalnız kadere boyun eğmekle, şaman olmayı kabul edip kamlık yapmakla mümkündür. Bütün bunlar şaman hastalığının özel bir hastalık olduğunu bir kez daha kanıtlar durumdadır. Şaman hastalığını isteri, epilepsi, dengesizlik, asabilik, şizofreni, delilik olarak adlandıran   eski Rus ve Sovyet araştırmacılarıyla beraber şamanın aslında deli olmayıp sadece yeni statüye geçişini sağlayan bir tür hastalık  olduğu fikri ilmi literatürde ağırlık kazanmaktadır. Haritonava göre şaman hasta değil Şamanlık sürecinin kendisi hastalıktır. Şaman olacak insan beynin öyle bir kısmını çalışmaya mecbur eder ki, bu da mutlak surette psikoljik yada fiziki bir hastalığın ortaya çıkmasına neden olur. Şaman hastalığı geçiş ritinin tertip kısmını oluşturur. Bu geçiş riti şamanın toplumdan kenarlaştırılması veya kenarlaşması şeklinde gerçekleştirilir. Bu süreç şaman efsane ve memoratlarında geniş bir biçimde tasvir edilmiştir. Şaman adayının toplumdan kendi isteğiyle veya akrabaları tarafından kenarlaştırılması ritüel uzaklaştırma olarak bilinir. Bu uzaklaştırmanın temelinde ayrı bir varlık gibi oluşacak varlığın toplum kaygılarından toplum etkisinden uzak tutulması, kozmik bilgilerle tanıştığı için tenhalığa itilmesi, yalnızlığın vermiş olduğu gücü kendinde hissetmesidir.
Devamını oku “Şaman Hastalığı ve Parçalanma inisiyasyonu” →