Yine ALOHA

5.PRENSİP ALOHA: Sevgi birlikte büyümektir.

 

Alohanın Hawai dilindeki anlamı:

Alo= şimdi ve burada bir deneyimi paylaşmak

Oha=sevinç bulmak

Aloha= Şimdi ve burada bir deneyim paylaşarak sevinç bulmak, işte bu sevgidir.

*

Yağmur ve güneş aniden karşılaşmalı ki gözümüzü kamaştıran, icimizi sevinçle dolduran gökkuşagı doğsun. Beklenmeyeni bekle gönül.

Enerji Kokusu

Dilimizde “Burnu iyi koku alıyor” diye bir deyim vardır, bilirsiniz. Birisi iyi bir yatırım yaptıysa, tam zamanında ihtiyacı olan bir şeyle karşılaşacağı bir yerde olduysa, burnu iyi koku alıyor deriz. Bunun burunla ilgisi yoktur tıpkı GÖRMEnin gözle ilgisi olmadığı gibi. İşte bu kokusunu alma durumuna Adamus “Enerji Kokusu” demiş ve bunun üstatlığın habercisi olduğunu da söylemiş. ugh! Galaksiler aşkına. Aloha be yaw 🙂

…muhtemelen bugünlerde giderek daha çok oluyor. Basitçe herhangi bir şey için çok güzel bir his ortaya çıkıyor. Ben bunu enerji kokusu diye adlandırıyorum.
Mis gibi bir koku. Koku. Latince bir sözcük olan ve his- hissetmek anlamına gelen “sentient”ten gelir. (İng: Scent; koku-sezi) O bir duyu gibidir ve ben son zamanlarda, duyularınıza geri gelin ile ilgili çok konuştum. İşte koku da bununla bağlantılı. Oda güzel kokabilir. O sadece fiziksel bir koku değildir. Odada bir enerji vardır, belirgin bir enerji. Sizin evinizdeki odalardan birisi böyledir, orası belki yatak odanız, belki de tuvaletinizdir.
O belki de bir kahve dükkanıdır; gittiğinizde çok rahat ettiğiniz bir yerdir. Bu belki siz oranın bir süredir müdavimi olduğunuz için böyledir ama ben size, sizin oraya güzel bir enerji kokusu olduğu için gittiğinizi söyleyebilirim. Orada gerçekten ahenkli enerjiler vardır.
Bu bir internet sayfası olabilir, bir web sitesi ve siz basitçe orada olmaktan hoşlanıyorsunuzdur. Sizin basitçe gerçekten rahat hissettiğiniz yer belki Crimson Circle web sitesidir, belki de başka bir web sitesi ama orada gerçekten rahat hissedersiniz çünkü oranın güzel bir kokusu vardır, güzel bir aurası vardır. Bu belki de herkese değil sadece size öyle gelebilir ama iyi hissettirir, tıpkı bir şarkı gibi. Sadece iyi hissettirir.
Siz gün geçtikçe bu tip reaksiyonlara, bu kokulara daha çok sahip olacaksınız.
sizden bir an durmanızı ve sadece hissetmenizi istiyorum – yerleri, şeyleri, insanları – etrafınızda oldukları için iyi hissettiğiniz yaşamınızdaki insanları. Onlar en derin sözcükleri söylemiyor olabilirler, onlar en akıllı olmayabilirler. Belki farklı bir kültürden geliyor olabilirler, farklı politikalara sahip olabilirler. Ama bilirsiniz işte, siz onların yanında basitçe iyi hissedersiniz. Bu bir enerji kokusudur.
Bir koku yayarsınız. Bir koku yayarsın.
Adamus

*

Mevcut fiziki düzlemde hep bir aracı gibi hissettim kendimi. Dünyayı çok ama çok sevdim, seviyorum. Fakat aynı zamanda soyut alanlardaki faaliyetim çok yoğundu. O faaliyetlerin belki %95ine anlam veremedim Sibel bedeni ve olanaklarıyla; ama kalan %5 lik kısmı iyi ifade edebilmek ve ortak mutabakat gerçekliğimize kazandırabilmek ve paylaşmak için çırpınıp durdum. Çok çalışıyorum, beni tanıyan herkes buna tanıktır. Sibel olarak kendimi bebe gibi görüyorum. Elimden gelen bütün gücümle ona daha çok farkındalık kazandırabilmek ve evrenin mucizelerinden bir nebze aktarabilmek, hücrelerini bunlarla yenileştirmek, geliştirebilmek istiyorum çünkü sonuçta bu bedeni ve yapabildiğim tüm iyileştirmeyi Dünya anaya bırakacağım. Farkına varabildiğim her şeye müteşekkirim. Onun bize sunduğu tüm güzelliklere karşılık olarak değil tabi ama minicik bir katkı sunabileceğim için tıpkı bir çocuk gibi gururlanıyorum. Hay Allah iyiliğimi versin!

Tekillik-Ray Kurzweil

Önce şu yazıya göz atmanızı rica ediyorum: Tekillik -Tıklayınız

Tekilliğin eninde sonunda gerçekleşeceğini biliyoruz ama hemen hemen herkesin kafasına takılan soru şu: İnsanlık tekillikten korkmalı mı? Bilimkurgu hayranı herkes bilir, makineler insanlardan daha zeki hale geldiğinde dünyayı ele geçirmek ister. Elon Musk, Stephen Hawking ve Bill Gates gibi dünyanın önde gelen bilim insanları ve teknoloji uzmanları böyle bir gelecek olasılığı konusunda bizi ara sıra uyarmayı bile ihmal etmiyor.
Ancak Kurzweil bu şekilde düşünmüyor. Aslında o tekillik konusunda endişelenmiyor, hatta bunun gerçekleşmesini sabırsızlıkla beklediğini söyleyebiliriz.

Ancak bizim endişemiz aslında makinaların bizi ele geçirmesi değil (zaten ele geçirmiş durumda- bu merhaleyi atladık çoktan), şahsen taaaa Sümer zamanından tanrı Enlil’in endişesini paylaşıyorum ben: Manen gelişmemiş, şefkat düzeyini artırmamış insanın böyle süper güç elde etmesinin gezegenin bizzat kendisi için bir tehlike arz etmesi sorunsalını düşünüyorum. Bu öylesi bir tehlikeydi ki Tanrı Enlil tüm insan ırkının yok olmasına izin vermişti de kardeşi Tanrı Enki (teknoloji tanrısı) böylesi bir yok oluşa dayanamayıp yarı tanrı Nuh’a kurtuluşun planlarını vermişti!
Durum göründüğünden ciddi. Fakat aradan en az on bin yıl geçti belki insan varlığı bu arada yeterli şefkat katsayısını geçmiştir diye umalım. Umalım mı?

Kadınlar Uyanırsa…

Düzeni kuran ve büyük bir disiplinle muhafaza eden kadınlardır. Erkeklere ise düzenin büyük parçasına kimin hakim olacağı ile ilgili tartışmalar kalır.
Eğer kadınlar ne yaptıklarının farkında/bilincinde olsalardı, Dünyayı bu geceden yarın sabaha değiştirebilirlerdi.

Kadınlar düzeni sabitlemekte o denli kararlı ve titizler ki, onları harekete geçirmek için üzerlerinde büyük baskı uygulanmak gerekiyor. Ancak soluksuz kaldıklarında düzeni değiştirmeye karar veriyorlar.
İster kişisel isterse devletler açısından bakın, devrimler ve hatta evrim bu kuralı takip ediyor.

Kadındır, illa düzeltir.
Heptapot filan fark etmez yani!

*

“Bir kadın uyanırsa dağlar yerinden oynar” benzeri cümleler her ne kadar içimize şevk getirse, yüreğimizi hoplatsa da bir kadının uyanması “bir bilgisayar programının kendini bilmesi” anlamına gelen ve ancak bilimkurgularda yer alan fiziki bir işlem.

Tesla Bir Başkadır

Aşağıda sunduğum, Tesla ile 116 yıl önce yapıldığı iddia edilen röportaj belki de sadece bir şakadır (aldatmaca demiyorum bile) çünkü önemli olan şu; sizin tanıdığınız Tesla bunları söyler miydi? Benim cevabım: Evet
İnsanlar yanılabilir. Einstein da Tesla da yanılmış olabilir. Yanılgı sanılan şey, zaman ve algıya bağlı bir çıkarsamadır.
Bence, alemi dinlemek için kendinden sessizleşmek, duyduğunu ifade etmenin zengin yollarını keşfetmek ve denemek her şeydir. asa

Gazeteci: Bay Tesla, sizin için kozmik süreçlere karışan biri diyorlar. Sahiden siz kimsiniz?

Tesla: Bu doğru bir soru, tüm sorularına cevap vermeye çalışacağım.

Gazeteci: Bazıları sizin Hırvat olduğunuzu söylüyorlar. Küçük bir köyde doğmuşsunuz, öyle mi?

Tesla: Evet, tümü doğru. Aslen Sırbım. Ancak Hırvatistan benim anavatanım, bundan gurur duyuyorum.

Gazeteci: Fütüristler, 20. yy’ın sizin başınızın üstünde doğduğunu söylüyorlar. Manyetik alanı kutsuyor, indüksiyon motoruna ilahiler söylüyorlar. Sizin buluşunuz olan alternatif akım, bugün fizik ve kimyayı dünyanın yarısına hakim kılabilir. Endüstri sizi en büyük hayırsever ilan etmek üzere. Tesla laboratuvarında ilk defa atomu kırabildiniz. Deprem titreşimlerine sebep olabilen bir cihaz yaptınız. Siyah kozmik ışınları keşfettiniz. Beş elementin sırrını araştıran Empedokles gibi, varlığın sırlarına vakıf oldunuz. Birçok kişi için ilahi bir figür gibisiniz.

Tesla: Evet, bu anlattıklarınızın bazıları en önemli buluşlarımdan birkaçı. Ancak ben yenilmiş bir adamım. Yapabileceğim en büyük şeyleri yapamadım.

Gazeteci: Bunlar nelerdir, bay Tesla?

Devamını oku “Tesla Bir Başkadır” →