Yeni Rüya Gurubu

Günaydınnn frekanslarrr, iyi bir haftadan öte iyi bir şu an diliyorum. Sözcükler giderek sadeleşiyor, belki biz sadeleşiyoruz. Sözcüklerin gerisini hissedebildiğimizin farkına vardık ve eğer bu müjde değilse nedir?
“Maya takvimine göre 21 Aralık Macha’nın sonunu, Pacha’nın ise başlangıcını temsil eder. Bencilliğin sonu, kardeşliğin başlangıcıdır. İkiliğin sonu ve birlikte paylaşımın başlangıcı..”

**

Sevgili Arkadaşlar yeni bir rüya görüşmeciliği gurubu oluşturmak için yeterli sayıda talep olduğunu gördük ve demek ki zamanı gelmiş diyorum.
Bildiğiniz gibi bu çalışmada hem soru yöntemini öğreneceğiz, hem rüyaların sembol lisanını hem de Jungun teorileri ışığında, hayatımız boyunca  bütünlüğümüze olan bağlarımızdaki kireçlenmiş bölgeleri temizleyeceğiz. Bütün bu işlemleri gerçekleştirir ve yöntemi öğrenirken bir çok rüyanızı da analiz etmiş olacağız. Araç ve amacın bu kadar birbirinin içinde olduğu durumlar çok nadir bulunur.
Özgürleşmek yolunda en tehlikesiz en basit ve en zevkli yol olan rüyalarımızın deşifre işlemini öğrenmeye hoş geldiniz.

21 Aralık 2012, doğum günümün ertesi :)

ADAMUS: Evet. Biliyor musun kaç kişi dünyanın sonu konusunda endişelendi. Yer altına sığınaklar ve onca delice şey yaptı? Ve biliyor musun 22 Aralık onlar için baya karanlık bir gün olacak. (Kahkahalar) Üzücü bir gün. Neden mi? “Yine yanlış anlamışım. Dünyanın sonunu bile doğru bilemiyorum. Bir kez daha elime yüzme bulaştırdım!” diyecekler.

Kısaca bugün ve gelecek ay arasında hiçbir konuda endişelenme. (Jane güler) Hayır, ciddiyim. Aklından “Oh, yapabilir miyim bilmiyorum” geçiyor. Tabi ki yapabilirsin. Sadece endişelenmemeyi seç. Endişe, üzerine gelmeye başladığında ne yapıyorsun?

JANE: Bazen durup derin bir nefes alıyorum.

ADAMUS: Evet ve bazen…

JANE: Ve kendime “Bunlar da geçecek” diyorum.

ADAMUS: Evet. Ve şu da var. O sen değildin. Sadece “Geçecek” değil aynı zamanda “O sen değildin” de. Tüm korkular, tüm endişeler, geçmiş olay hatıralarınızdan kaynaklanır ki artık siz Yeni Enerji’ye girdiğiniz için bunların bir hükmü kalmamıştır. Gerçekten de, o sen değildin. Endişe ne zaman yüzünü gösterse, derin bir nefes al ve onu öp, tıpkı Edith ve benim daha önce öpüştüğümüz gibi. (Bazıları kıkırdar) Onu kucakla. Onu hiç unutturmayacağım. Onu kucakla. İçine dal. İçine dal. Endişelenecek hiç bir şey yok. Seni her yerde, hatta rüyalarında bile takip etmesine izin vermek yerine, içine dal. Ne olduğunu gör. Bu sadece enerji. Endişenin sadece bir safsata olduğunu anlayacaksın. Evet. Dur. Endişe nereye gitsen seni gölge gibi takip ediyor. Arkanı dön ve onunla yüzleş. Ve ne olduğunu gör. Onunla savaşma ama. İçine gir.

Şeyhülislâm Ebussuud Efendi’nin Fetvaları

Şeyhülislâm Ebussuud Efendi: “Kızılbaşların canları, malları helâldir, onlarla savaşırken ölmek şehitliğin en yücesidir”


Kanuni adıyla anılan I. Sultan Süleyman’ın 46 yıllık saltanatında (1520- 1566), Osmanlı ülkesinin en ünlü din adamları ona Şeyhüslamlık etmiştir: Zenbilli Ali Efendi (1520–1526), İbn-i Kemal (1526–1534), Sadullah Sadi Efendi (1534–1539), Çivizade Muhittin Mehmet Efendi (1539–1542), Hamidi Abdülkadir Efendi (1542–1543), Fenerizade Muhittin Efendi (1543–1545), Ebussuud Efendi (1545–1566). Şeyhülislam dini konularda en yüksek yetkiye sahip devlet görevlisiydi. Gerektiği zaman dini sorunlarla ilgili görüşlerini fetva yayınlayarak açıklardı. Bu fetvalar kanun niteliği taşırlardı. Bu şeyhülislamlardan en ünlüsü ve hem Kanuni döneminde, hem Osmanlı tarihinde en uzun süre görev yapanı Ebusuud Efendidir.