İlişkiler-6

Yazının Öncesi için tıklayınız

Ben, kendi alt-benliklerimle (geçmişim ve geleceğim) olan ilişkilerimden, başkalarıyla olan ilişkilerimden ve en geniş anlamda tüm dünyayla olan ilişkilerimden oluşurum.
Ben, ben-im, kendime özgüyüm. Çünkü ben tamamıyla ilişkilerimin özgün bir deseniyim ve kendimi bu ilişkilerden ayıramam.
Kuantum benlik için ne bireysellik ne de ilişki önce gelir, bunların ikisi de eş zamanlı ve aynı “ağırlıkta” kuantum alt tabakasından doğarlar. Bireysellik ve onların ilişkileri söz konusu olduğunda; bu alt tabaka beyindeki bir Bose-Einstein yoğunluğudur. Danah Zohar

Bunu yazdığı yıllarda belki daha popüler olmadığı için holografik, integral gibi kelimeleri kullanmamış Sevgili Danah, ya da tercüme esnasında araya kaynamış, orjinalini okumadığım için bilemiyorum. Fakat yukardaki kısa paragrafı, Ken Wilber’in de dünyaya duyurduğu” ikinci düşünce katına” tırmanmanın ifadesi gibi görünüyor gözüme.

Haklı çıkmak

“Haklı çıkmak” itkisi başlı başına bir tuzak!

Haklı çıkan hep “Ben’im” aslında, ki o TEKtir.

Biz insanların kendi efendi BENlerini esas alıp diğer benlerine karşı haklı çıkma tasası fecii surette komik geliyor! Bütün kavgalar, öldürmeler, kin tutmalar, süründürmeler bu anlamsız haklı çıkma telaşından ürüyor.

(Ki o, ben zannı; o insana başka insanlar tarafından azmettirilmiştir zaten, yoksa nerden bilecek?!)

Gölgesiyle bile değil bizatihi kendiyle savaşıyor insanoğlu!

Hem de ne gaddar olabiliyor.

Nereye kadar sürecek bu anlamsız kıvranış?! Neden bu kadar zalimsin kendine?

Bilemiyorum 🙁

Dünyada hala bir ademle bir havva var! Bu hiç değişmedi.

Tekvin’e bakarsanız; Adem topraktan yaratılmış ve tanrı onun içine can üflemiş. Havva ise onun etinden ve kemiğinden olmuş.

Fetih 1453 – Film

Görsel açıdan cok iyi kurgulanmış bir film. “Masraflı” bir yapım olduğu belli. Teknik açıdan beğenmediğim yöntem filmin ilk girisinin tam bir belgesel filmine benzetilmesi idi. Arkadan konuşan ses belli bir zamandan sonra baygınlık getiriyor. Ama son sahneleri herşeyi telafi ediyor.

Diger taraftan filimin bir mesajı da olduğu kanısındayım. Bu mesajın da zaten son zamanlarda boy gösteren Osmanlı hayranligina bir tanesini daha eklemek olmuştur. Disa ve içe karşı verilmek istenilen mesajların olduğu kanısındayım. Içe doğru verilmek istenilen mesaj şöyle:
Çok dua edersen istediğine ulaşırsın mesaji. Iman kudreti ile Istanbul’un fetedildigini söylüyor. Ilk baştaki peygamberimizin soyleyisi, diğer taraftan Sultan Mehmet’in doğacağını gösteren işaretler, en sonunda Ak-Şeyh’in fetvasi ve zafere ulaşmadan önceki toplu namaz kılma olayı dua etmenin ne kadar kudretli olduğunu göstermeye çalışıyor.

PANDORA – I am a Strange Loop – Douglas R. Hofstadter – Kitap

Cok güzel bir kitap. BEN üzerine cok güzel tespitleri var. Betrand Russell ve Whithead’in Principia Mathematica teorisini bir adim daha ileri götüren Gödel teorisi boyut atmistir. Bazi seyler bulunduklari boyutta betimlenemezler, kusbakisi gibi üstten bakilmalidir. O teoride oldugu gibi beyindeki nöronal aktiviletelerden yola cikarak “sevgi”, “korku” gibi terimlerin betimlenemez oldugunu, boyutlarin farkliligindan kaynaklandigini söylüyor o kitapta yazar. Iki betimleme seklinin dogru olmasi bir betimleme seklinin digerine indirgenemiyecegini söylüyor yazar. Siddetle tavsiye ediyorum:

http://www.pandora.com.tr/urun/i-am-a-strange-loop/190121

Sibel A: Son zamanlarda kitap okuma isteğim azaldı, arada sen bize vurucu bölümleri yayınlasan da heveslensek diyorum.

Mekanizmalar

Erk  Nedir?

Güç anlamında kullanılıyor ancak bunu daha ziyade “kendini kendinde odaklayabilme yetisi” ile “kendini önemsemeyi bırakabilme” yetisinin  en yüksek ortak böleni gibi algılıyorum ben.

**

The Closer Dizisi izleyen var mı aranızda bilmiyorum, onun tekrar bölümlerini vermeye başladılar ve az önce 13.bölümünü seyrettim. Hayat ve kendin olmayla ilgili nerdeyse tüm oyunlar(tüm mekanizmalar) bir bölüme sığmıştı(40 dk). Bulup da izlemenizi isterdim. Malum paylaştıkça zevkimiz artıyor.

**

Bozonlar ve fermiyonlar, hayatı anlamak için büyük ipuçları sunuyor. Bir zamanlar (10 sene kadar önce) odamın duvarında onlar hakkında şahane bir tablo vardı (bi fizik dergisinin ilavesi posterdi) çift yüzüne de baskı yapıldığı için iki yönlü cam taktırmış ve çerçeveletmiştim. Bi kaç ayda bir yönünü değiştirirdim. O odada müthiş anılarım oldu. Aslında anı filan da değil bi çok ben oldu!