Hayat çok güzel

2005.Günlükten

Eskiden şöyle derdim “Hayat çok güzel, sanal bile olsa!”

Cümlenin virgülden sonraki bölümünün gereksiz olduğunu fark etmişim bi süredir. Ne oldu, ne zaman oldu bu geçiş bilemiyorum, şaşkınlık içindeyim.

Demek ki O zaman;

1) Sanal diye bi olgu varmış benim için (bu, bir de gerçek olgusunun varlığının vurgusu oluyo!)

2) Üstelik sanal olan küçümseniyor!

3) Ve bütün bunlara rağmen hayatın güzel oluşuna şaşırılıyor!

Bütün bunlar yalnızca küçük bir cümlenin ikinci yarısında oluyor:”sanal bile olsa!”

Gerçekten çok ilginç! İnsan bir cümleden neler çıkarabiliyor.

Kendinizi zaman içindeki bir çok kendinizle kıyaslayın. Bunu yapmak şart değil tabi. Yalnızca nerede olduğunuzu merak ediyorsanız bunu yapın.

Biz müzik yapıcılarız,

Biz müzik yapıcılarız,
Ve düşleri düşleyenler de biziz,
Yalnız dalga kıranlarda gezinen,
Ve ıssız akıntıların kenarında oturan.
Dünyalar kaybedenler ve dünyalar terkedenleriz,
Üzerlerine soluk ayın parıldadığı;
Fakat biz kımıldatanlar ve çalkalayanlarız,
Dünyayı ebediyen, anlaşılan o ki.

Harika ölümsüz şarkılarımızla
Dünyanın en büyük şehirlerini kurarız,
Ve inanılmaz bir öykü ile
Bir imparatorluğun zaferini biçimlendiririz.
Canı isterse, bir düşü olan bir adam
Gidip bir tacı fetheder;
Ve üçü yeni bir şarkının bir ölçüsüyle
Bir imparatorluğu alaşağı eder.

Biz, geçmiş zamanlarda,
Dünyanın gömülmüş geçmişinde,
Ninova’yı yarattık içgeçirmelerimizle,
Ve hatta Babil’i neşemizle;
Ve devirdik onları kehanetlerimizle
Geçmişe, yeni dünyanın bedeline
Çünkü bir düştür her çağ, ölen
Veya yeni doğmakta olan.

Atatürk’ten Suud Kralına Mektup

HZ. Muhammedin Mezarını yıkıp yerini degiştirmek isteyen Zamanın SUUD Kralına ATATÜRK’ÜN Kendi el yazısı ve imzasıyla çektigi Telgraf.. Dikkatli okuyun Yazıya başlarken Krala sayın kelimesini kullanmıyor.. “” SUUD Kralı Dikkatine !! Tarafımıza ulaşan haberlere göre ALLAHIN Sevgili ve Özel Kulu, Elçisi Peygamber efendimiz HZ.MUHAMMED MUSTAFA’NIN (S.A.V)Kabrini yıkıp yerini degiştirecekmişsin O Mezarın Tek Taşına dokunursan KURTULUŞ Savaşını bırakır ordularımla aşağı inerim.

Yıl 1919 Haziran 26. MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Son zamanlarda facebookta bu paylaşımı o kadar çok kişide gördüm ki anlatamam. Tam bir şehir efsanesi, sahte hikaye nasıl oluşturulur ve böyle bir sürü inanan çıkar şaşırtıcı.

Birincisi ortada böyle bir telgraf yok. İkincisi Atatürk böyle bir telgraf çekecek adam değil. Üçüncüsü telgrafın çekildiği tarihte henüz Kurtuluş Savaşı diye bir şey olmadığı gibi Atatürk’ün ordusu dahi yok.

13 Haftalık bi serüven

Tamamıı için tıklayınız

Size bu yolculukta başıma gelenleri anlatmaya ne zaman karar verdim biliyor musunuz?

Daha ilk derse gittiğimde ve niyetimize rağmen insan prototipinin çeşitli modelleri olma durumumuzu net olarak gösterir ufak tefek olaylar oluştuğunda “bunu yazmalısın” dedim kendime. Böylece yazarken bunu sonsuza kadar unutmamayı garanti etmek istiyordum.

En azından bu niyetle, işte şimdi başlıyorum.

**

“İzleme” kelimesini özellikle kullandım; çünkü hayatımızda en önemli üç beş unsurdan biri olduğunu düşünürüm. İzleme kelimesini bir çeşit avcılık terimi gibi kullanıyorum; yani bir avcının, avının izini sürmesi gibi insanın kendisini, çevresini ve olan bitenin ilişkisinin izini mümkün olduğunca bir avcı sadeliği ve tarafsızlığı ile sürerek bağlantıları keşfetmesi, deşifre etmesi olarak açıklayabilirim.

İlişkiler-5

Konunun öncesi için tıklayınız

“İster azizlere ya da tanrılara, isterse de gurulara ya da bilinmeyene olsun, her gün pek çok dua okunuyor. Ama okunan duaların pek çoğu şu şekilde çıkıyor “ Sevgili Tanrım, mutlu olmak istiyorum.” Sanki bu Tanrıya kalmış gibi. Sanki seni Tanrı mutlu edecekmiş gibi.  Bu ilginç.” diyor Adamus.

Evet ben de duyuyorum o duaları ve aynen öyle.
Halk arasında şöyle bir deyim var: “işin allaha kaldıysaaa…”
Hepimiz biliriz bunun anlamını, konu Allahla ilgili değil zaten.
Neyle ilgili?

Elvan E: İnsanlar nasıl mutlu olacaklarını bile bilmedikleri için, iyimser olasılıkla bu işi Allahın çözmesini bekliyorlar.Poğaça veya ekmek istiyorum yerine Mayalı hamur istiyorum demek gibi birşey:) bir yandan yemek tarifi okuıyorum da :))