
Bir varmııış, bir çokmuş…Zamanın mekanı yokmuş, hiç durmadan ve sevgiyi duymadan koşuyormuş..
Derken sonsuzluğun bir yerinde, yürek denizinin içinde, birdenbire bir çift yürek oluşmuş. Zamanın hiç durmadığı ve sevgiyi duymadığı yokluklar alemi; o yüreklere bakıp şaşırtıcı bir kıskançlık duymuş ve ne yapmış etmiş, sonunda o yürekleri birbirinden ayırmış.. Yüreklerden birini minik bir taşa dönüştürmüş ve yürek denizinin en dibinde binlerce yıl bekleyeceği köşeye savurmuş.
Sular ve yıllar üzerinden geçip gitmiş, sevginin sıcak eli, minik taş yüreğe uzun süre hiç değmemiş.. Derken bir gün, kristal köşeli süslü şişede bir mesaj gelmiş.. köşesiyle minik yüreğe dokunmuş ve;

