Biz neden yaşıyoruz?

Son zamanlardaki ruh halim beni bir hayli düşündürüyor. Aklım bir anda silinse ne olurdu. Herşeyi unuturdum ve yaşamla bağım kopardı. Bu konuyu bir hayli düşünür oldum yani bir anlamda unutkanlık hastalığına tutulanlar, bitkisel hayatta yaşayanların ve delilik boyutunda yaşayanların ruh hallerine empati kurmaya başladım.
Evet biz neden yaşıyoruz. Yemek yiyoruz, uyuyoruz, gülüyoruz, ölüyoruz, doğuyoruz, ………… o kadar çok şey varki bunların hepsinde yaşıyoruz ama BİZ NEDEN YAŞIYORUZ….Anlamsızlığı anlam yapmak içinmi? Yoksa gerçekten bizi yaradanın düşüncesi olduğumuz spritik helezonik yada vibrasyonik ne derseniz bir sürü ad koydular bunlara…
hepsini hepsini yazsanız da yine de neden yaşıyoruzun karşılığını buraya yazabilecekmisiniz acaba?
Dini anlamda neden yaşadığımızı biliyorum, İnsan olarakda biliyorum ama ben bu konuyu açarken toplum olarak neler düşünüyoruz bu anlamda deneyimleri olan arkadaşlar varmı acaba ne gibi mesajlar bu panoda toplanır merakımla bu formu açtım. Umarım birşeyler yazarsınız teşekkürler

KEK…!!??

uzun uykusuz gecelerinde, yolluktum sana
acıkınca bir lokma alıp..
soğuğunca kenara ittiğin…
Bense, bayatlardım sana
ve küskünlüklerimle küflenirdim kendimce…
midene ve diline isyanım
yoksa, yoktu yenmiyecek yanım…

7ocak2BiN6

CosaCak

Küçülmeden Büyüyemezsin

Küçülmeden büyüyemezsin. Küçücük minicik bir zerre olduğunu bilmezsen, büyüdüğünü sadece zannedersin.

Etrafına bir bak, bir düşün herşeyin önce bir çekirdek olduğunu, sonra yavaş yavaş gelişimini tamamladığını hatırla. Bu döngü canlı tabiatı için değişmez bir kuraldır.

Kalbinin derinliklerindeki o engin denize ulaşabilmek için önce küçük minicik bir su damlası olmayı isteyeceksin. Hemen okyanus olmak istersen sadece o olduğunu zannedersin, ben oldum dersin, içindeki Tanrı’yı bulduğunu zannedersin. Bulduğun sadece ve sadece senin sen olmana izin vermeyen benliklerinden başkası değildir.

Bir çiçek tomurcuk olmadan açamaz. Tomurcukluğun güzelliklerini ve zorluklarını bilmeden olgun bir gül olamaz.

Bulunduğun her evredeki seni seveceksin, eksikliklerinle seni seveceksin.

Kendinin hangi evrede olduğunu bilip, küçük adımlarla tortularını temizlemeye, eksikliklerini tamamlamaya ilerlersen, sendeki sene ulaşırsın.

Kum tanesi olmadan kumsal kumsal olur mu? Su damlası olmadan okyanus olur mu?

Varlığın bilir özünün ihtişamını. Fizik alemdeki şartlar unutturur ne kadar bene sahip olduğunu. O benliklerdir insanoğluna damla olmadan okyanus olduğunu zannettiren.

Varlığınla fizik alemdeki senin bir olması içindir bu çaba; o zaman tekliği asıl seni yaşarsın, bütün perdeler kalkar, hiçlik başlar. Artık sen, sen zannettiğin değil, olman gerekensindir. Başlangıçta olduğu gibi…

Bu döngüyü her insanoğlu tamamlamak zorundadır, amacı budur.

Anlam(landırm)aya Çabalamak…

Ah be güzelim, aklımdakileri gerçelleyebilsem…
Seni mutlu etsem…!
İmkansızı başarabilir miyim ?
Kendimden korkuyorum ilk defa…
İlk defa güvenemiyorum -içimdeki bana-…
Aynanın arkasındaki kukla ben miyim ?

Yanlış zamanda tanıdım seni… ihtimal bile vermeden düşürdüm gönlümü…
Bu yankılı duvarlardan seken, senin sesin mi…?
Senin de hayatın, aynı çizgiye mi bağlı…!!
Doğru gitmeyen her şey, yanlış mıdır peki…?
Soru sormaktan bıktım, cevaplarını arayamadığım…!!
Cevapsız kalmasını istediğim sorularım oldu…
Anlamı olmayan sözlerim belki de…
Gereksiz bir hayatım vardı ellerimde…

Bunu anlamlandırmaya çabalaman ne güzel…
Güzel anların dibini tutturabilmen için, ateşte bekletmen ne güzel…
Uzatmak için her şeyi yapardın biliyorum… farkındayım…!!
Ayrılık olmasa sonunda bildiğimiz…!
Belki farklı olurduk ikimiz…!!!

23 Şubat 2BiN6…
CosacaK…