- Bu durumu yaşayan kişilerce bir sorun yoksa güzeldir.
- Aynı anda olmadığı sürece güzeldir.
- Her zaman tek eşlilik güzeldir.
- Eş olmamak güzeldir.
- Diğer durumlar…
Yazar: 0Kimliksiz
Yeniden Yaratım
Nedir bu olan biten? Niye varolduk, niye yaşıyoruz? Birşeylere tutunup devam
ediyoruz? Nasıl bir döngünün içindeyiz? ve başka bir sürü soru.
Tanrıya inanmıyorum. Tanrının olmadığı bir evrende anlam bireyseldir. Bireyin
kendini yönelik çabasıdır anlamı. Bu anlam ise kişinin kendi tarihinde gizlidir.
Doğum ile başlayan bu süreçte şu an içinde olduğumuz durumu, kendimiz
dediğimiz şeyi anlayabilmek için geçmişimize doğru gitmeliyiz. Bebeklikten
itibaren kurduğumuz yapıların ‘nasıllarına ve niyelerine’ bakabilmeliyiz.
Dünyaya atılmışız ve bizi izleyen, cezanladıran ya da ödüllendiren ve bu haliyle
yaşamımıza anlam olanağı sağlayan bir varlık olmadığına göre çok boktan bir
dünyada yaşadığımızı kabul etmekle işe başlasak iyi olur. Dünyaya geliş
sebebimiz iki insanın anlam sorunun birleşmesinin bir ürünüdür. Kendi hayatında
bu anlamı yaratamayış taptaze bir yaşam ile bunu yeniden yaratma olanağıymış
gibi durur bu iki insanın karşısında. Tabi bunun farkında değilledir. Daha bilinçsiz
bir dışavurumdur bu. Bu haliyle bir çocuğa ihtiyaç duymak tamamen psikolojik
bir durumdur. Ne neslin devamı ile ilgilidir ne de kadının annelik güdüsü ile ilgilidir.
Haliyle çocuk yapmak yanlıştır. Ama bu yanlışın farkına varabilecek ve bunu
kabullenebilecek insan azdır.
Dünyaya geliş böyle bir nokta ile başladığından yenik başlarız. Yenik başladığının
farkına varmak bir çok kavramı alt üst eder. Aile, ilişkiler, sorumluluklar yani
düzenin toptan kendisi. Tüm bunlar çeşitli kurgular üzerinden anlamlandırılmıştır
ve bir çoğu yanlış içeriklerle doludur. İşte bu yüzden birey kendi yaşamından
kalkarak tüm içi doldurulmuş kavramları sorgulayıp birşeylere ulaşabilir. Diğer
türlüsü ezbere yaşamaktır. İnsanın kendini bu anlamda yeniden yaratımı kendi
anlamına denk düşer. Bu zorlu ve çok gerçekçi bir süreçtir. Asıl ve güzel olan;
İnsanın belki yıllarca farkına varamadığı sebepler zincirini görebilmeye başlaması
ve bunu bir ucundan yakaladıktan sonra dahası için çabalayışıdır.
Değer Katılığı
Değer tuzakları içinde en yaygın ve en belalısı değer katılığıdır. Bu, daha önceki değerlerle ilgili kesin yargılar nedeniyle, kişinin gördüğü şeyi yeniden değerlendirme yeteneğinin olmamasıdır.
Nitelik, değer, dünyanın nesne ve öznelerini yaratır. Olgular, değer onları yaratıncaya dek yokturlar. Eğer değerleriniz katı ve değişmezse yeni olgular öğrenemezsiniz.
Bu durum genellikle olgunlaşmamış tanıda görülür; sorunun nerede olduğuna eminsinizdir ve eğer düşündüğünüz gibi değilse takılır kalırsınız. Bu durumda yeni ipuçları bulmanız gerekir, ama onları bulmadan önce kafanızı eski düşüncelerden arındırmalısınız. Değer katılığı belasından kurtulamamışsanız gerçek yanıt doğrudan yüzünüze bakıyor olsa bile göremezsiniz, çünkü yeni yanıtın önemini anlayamazsınız.
Değer katılığı ile ilgili en güzel örnek Hindistana özgü eski maymun yakalama tekniğidir. Bir yere sabitlenmiş hindistan cevizinin içi boşaltılır ve bir delik açılır. İçine pirinç konur. Delik maymunun elinin girebileceği kadar geniş ama pirinci kavramış olarak çıkaramayacağı kadar dardır. Maymun elini hindistan cevizinin içine sokar ve tuzağa düşer. Yalnızca kendi değer katılığı yüzünden. Avcılar gelir, yaklaşır, yaklaşır. O anda maymunun, pirincin özgürlükten daha üstün gören değer katılığını yenmesi gerekir ama bunu başaramaz. Avucunu açıp özgürlüğü seçmek yerine avucunda prinçle yakalanacaktır.
Siz Olsanız Ne Yaparsınız?
70 yaşlarında bir erkek, eşini birkaç yıl önce kaybetmiş. Ayda bir defa da, olsa namluda mermi varken canı bazen Belarus, bazen Ukrayna karpuzu yemek istiyor ve ilgili otele gidiyor.
Ancak son gidişinde aynı mekanda yan odada damadını görüyor, onun da yanında doğal olarak bir karpuz var. Kzının on beş yıllık iyi kötü yürüyen bir evliliği var. Şimdi bu adam için ne önerebilirsiniz. Hiç birşey olmamış gibi yaşantısına devam mı etsin, damadıyla mı konuşsun veya kızıyla mı konuşsun, olan biletini kızına anlatması doğru mu, yoksa karı-koca arasına girilmez mi?
Herkesin yorumlarını bekliyorum. Ebubekir, senin de yorumun önemli mutlaka yaz.
Sağlıcakla kalın.
Rüya
Bu rüyayi 3 ay kadar once gormustum , gecen gun Kambur Kerimin bulmacasi uzerine hatirlayip paylasmaya karar verdim.
Rüyada Huseyin Aktas Bey rol aliyor , aslinda kendisini tanimam ama facebook dan fotolarini bildigim icin ruyamda tamamen vizualize ettim.
Olay Mogolistana bir yolculuk olarak basliyor . 2 ekibiz: Huseyin Bey ve 178 boylarinda 30-35 yaslarinda zayif bir arkadas (belki G Milat veya Parcuketdir)bir ekip , ben ve daha once hic gormedigim iki kiz diger ekibiz.
Araclarimiz celik profillerden yapilmis ,branda , post vs ile kapatilmis . Once daha acik ,yazlik yapida,sagini solunu sonradan kapatiyoruz.
Kizlardan biri simsiyah sacli bir Kirgiz (,Moskovada Kirgizlar Sushi restoranlarinda japon gorunumleri nedeni ile geysa/garson olarak is bulurlar), ben bir sekilde restorandan ayrilip benle gelmeye razi etmisim.
Diger kiz kumral bir Turk. Ben Kirgiz hatuna iyiden iyiye niyeti bozmus durumdayim , yalniz diger kiz soru ve konusmalari ile beni cok mesgul ediyor. Yinede keyfim yerinde acik sacik hatunlar,dokunsal bolluk falan ..
Fakat Huseyin Beyden cekiniyorum ve molalarda grup hep beraber iken sanki bana Hala kizlari emanet edilmis havalarindayim .
Yola Foca ya benzer bir sahil kasbasindan ciktik , bir arabayi ben digerini Huseyin Bey kullaniyor. ilk molayi tipik bir Turk kasabasinda verdik (bana Beykozu da hatirlatiyordu), birseyler yedik ,konustuk .Huseyin bey ve ekip arkadasi blucin uzeri kazak,siyah bot seklindeler , bende bot yerine spor ayakkabi. Kizlar mini minnacik kumas parcalari giymisler.
Ikinci mola verdigimizde gorunumumuz tamamen degisti , artik karli daglar basliyordu .Arabalarin kapatilmasi burada oldu , on tekerin yanina kizaklar taktik . hepimiz biraz daha giyindik . kizlar body anoraklari cekerek , goz ziyafetine son verdiler.
Ruyada bu son etabi uzun uzun deneyimledim ama yazacak birsey yok , kar.. buz ..yol..
Hedef tapinak gibi biseymis(yermis) ,Bizim kabatas Arabalu vapurlarina benzeyen bir yapi , asagida kayalar filan bir yigin olusum yukarida kopru gibi olan kisimda masalar konmus. Bizi besimizide o maslardan birine otuttular.
Semaver cay falan ikram super. Ortam nefis , ufuk alabildigine genis , daglar temiz hava .. Erdik erecez cook ulvi duygularla doluyuz.
Ortalikta bir kedi belirdi gri kisa tuylu , buyuk ve sivri kulakli ve buyuk sivri disli , ama cok sevimli hepimiz bir sekilde dokunuyoruz ona. Sonra gorevli gibi biri beni Huseyin Beyi ve diger Arkadasi oturdugumuz masanin hemen arkasinda bir bolume davet etti , orda sira sira magaraciklar vardi . verilen isaretle ucumuzde yan yana magaralara girdik .Ayaklarimiz onde basimiz hemen cikisa yakin .
Sonra kedi geldi ve bana yapacagi hicbirseyden korkmamami, kendimi rahat birakmami soyledi. basladi tam kafamin tepesini yemeye , keskin bir aci ve derin bir agriyi gercekten hissettim. keskin dislerinin kafatasimdan kemik parcalari koparisini hissettim . sonucta 4cm*4cm boyutunda bir aciklik yapmisti .ben acaba beynimden bir parca yedi mi? yedi ise orada hangi bilgiler vardi gibisinden dusunurken , kedi bu acikliktan butun negatif enerjinin ucup gidecegini yerine cok guzel bir enerji dolacagini soyledi.
Ciktigimda Huseyin bey ve diger arkadasin tepesinde ayni kanli delikten vardi ve yuzlerinden canlarinin yandigi belli idi. Ben kedi size ne dedi diye sordum. Huseyin Bey kedi konusurmu len diye hafiten tersledi beni.
O an uyandim ve kahkalarla gulmeye basladim ruyamin sacmaligina.