Dikkat! Kültürel Müslüman Çıkabilir!

Bilinçaltının temel taşlarından birini oluşturan çevre ve aile tarafından kalıba sokulan çoğu birey, normatifliğin etkisiyle düşünce tarzını ve inançlarını ona göre şekillendirir…

Bu bireyler, inançlarının ulviyetlerini her kelimelerinde dile getirdikleri halde; genellikle tam olarak ne için savaştıkları ve neye hizmet ettikleri konusunda yeterli algı düzeyine ulaşmamışlardır. Çoğu (kültürel) müslümanın Kuran’ı bile okumadan İslam Dini mensubu olduğuna yüzde hudutsuz kere yüz eminim. Bunların genel özelliklerini aktarmaya başlamadan, tam da bu noktada yıllar önce edindiğim Anthony Giddens ‘in “Sosyoloji” adlı kitabından kısa bir alıntı yapmak uygun olacak :

“Kültür….

Kültür kavramı, gündelik dilde kullanımıyla genellikle müzik, edebiyat, resim gibi sanat dallarını ve bunlara ilişkin bilgi birikimini akla getirmektedir. Bu kavramın sosyolojideki karşılığı ise gündelik dildeki anlamından daha geniş kapsamlı ve açıklamalıdır.

Sosyolojideki kültür kavramı; toplumların ya teker teker üyelerine ya toplum içindeki gruplara ya da direk olarak bütün topluma göndermede bulunur. Sosyolojik kültür kavramı; insanların nasıl giyindiklerinden nasıl konuştuklarına, evlilik geleneklerinden aile yaşantılarına, dinsel törenlerinden eğlence etkinliklerine ve daha birçok yaşamsal alana kadar geniş ve kapsamlı bir alanı içermektedir.”

Görüldüğü üzere kültürden etkilenmemek mümkün değil; fakat sırf kültürden etkilenip de dini inancını belirlemek düpe düz çakmacılıktır, cehalete sarılmaktır.

İçlerinde bulundukları devinimden habersizce sağda solda dolanan kültürel müslümanlar , üniversite mezunları, kitap yazarları, başbakan, kasap, kebapçı gibi toplumun çeşitli tabakalarında sinsice yerlerini alırlar.

Kültürel müslümanların bazı genel özellikleri şöyledir;

*Saldırgan, bilgisiz olmalarının yanı sıra; okumamış ve sorgulamamışlardır.

*Dini en çok savunanlar, ahkam kesenler de bunlardır.

*Kulaktan dolma edindikleri dinsel hadis ve vahiyleri bütün demeçlerinde tekrarlamayı kültürlü olmak olarak adlandırırlar.

*Kültürle evrilip, müslümanlığın kültürsel değerlerine sahip çıktıklarını savunarak toplumda bir adım önde olmaya çalışıp kuyruğunu kürkçüye satan bir tilki gibi gezinirler.

*Otokritikten haberdar olmadıkları gibi, kendilerine yönlenen herhangi bir karşıt düşüncede bile bütün yelelerini kabartıp –konu ne olursa olsun- “dini karalıyorlar ahali, yetişiiiiin” diye çığlık çığlığa sağa sola koşmaya başlarlar

*Din yandaşlığı yapan gazetelerin köşe yazarlarını ilahlaştırıp her tartışmada bir köşe yazısı sunarlar.

*Bazıları –ki bunlar en cahil ve azili olanlarıdır- kendisi gibi kültürel müslümanlığı kabul etmeyen insanlara, ülkeyi terk etmesini ve avrupa veya Amerika gibi afir ülkelerine taşınmasını emrederler.

Her yerdeler… Markette, okulda, kapı arkasında… Yolda yürürken çok dikkatli olmanızız öneririm. Yanınızdaki tonton, şirin teyze dolunayda önüne geçilemez bir kültürel müslümana dönüşebilir. Ciddiyim:)! Önlem alınmazsa, bu virüsü durduramayabiliriz. Bütün ülkeye yayılıp içten içe çürüten zehirlerini salmaktalar.

30 küsürlü yaşlardasınız ve hala evli değil misiniz???!!!

Kurumumuz size bu rahatsızlığınızı aşmanızda her türlü yardım edecektir. Üzülmeyiniz! Koltuğunuza yavaaaaaşça yaslanıp gözlerinizi kapayınız. Parmağımı şıklatınca her şey geçmiş ve siz bu illet hastalıktan kurtulmuş olacaksınız.

Şimdi,

*Hemen en yakınınızdakine fısıltıyla “Benimle evlenir misin?” deyiniz. Yandakinin cinsiyeti pek mühim değil (eşcinsellik artık hastalık olarak görülmediğinden şanslısınız, seçenekleriniz arttı)

* Cevabı beklemeden, son 10yıldır cebinizde taşıdığınız yüzüğü (azıcık paslanmış da olsa) çabucak yanınızdakinin parmağına iliştiriverin. Hııııııııh evet evet azıcık daha zorlayın giricek o parmağa o yüzük.Ha gayret!!! Hah! Oldu. Bravo..

*Flört -yani on sevişme- aşamasını direkt atlamanızı öneriyoruz. Zira boşuna zaman kaybetmenizi ve ahlaki normlara uymayan yanlış bir tutum içerisine girmemenizi emrederiz, yani kem küm şeyyy girmemenizi rica ederiz.

*Aileler.. Evet en önemli konuya parmak attık, pardon parmak bastık. Aileniz artık sizin evde kalmış ve kokuşmuş olduğunuzu düşündüğünden muhtemel karşı çıkışlarını dillendirecekerini düşünmüyoruz. Hadi yine iyisiniz… Kudurdunuz ayy yani durudunuz bunca yııııııııl ama değdi.

*Çeyiz hazırlamaca, ev düzmece… Küçükken evcilik oynadığınızı var sayarak tıpkı legonun kayıp parçalarını birleştirmek gibi bu aşamayı da hoooop diye atlayacağınıza eminiz. Eşya alımı, ev kiralanması gibi sizi oturduğunuz yere saplayacak mal mülk edinmeniz çok mühimdir. (Paralar sizden çıkacak nasilsa) Edinebildiğiniz kadar eşya edinin. Sonra konu komşu, eş dost ” eşyası da yokmuş “ demesin, di mi ama…

*Düğün dernek… İşin en eğlenceli kısmını sizin için BİZ hazırlıyoruz. Onca insanı sizin evlendiğinize inansınlar diye toplayıp sahnede oynatıyoruz. Herkes -sizin artık düzenli bir cinsel hayatınızın olacağını bildiğinden- çok mutlu… Bu aşamayı bu kadar eğlenerek geçmeniz, başınıza ileride neler geleceğini düşünmemeniz için çok önemli. Ne kadar eğlenirseniz o kadar kolay mutasyona hazır olursunuz, ayy pardon yani evliliğe hazır olursunuz.

*TEBRİKLEEEER.. Artık bir çift olarak toplumdaki yeriniz hazır. Eşlere özel davetlere katılabilir, toplum tarafından eş olarak kabul görebilir, hayatınızı iki kişilik yaşamak zorunda kalabilir, her gittiğiniz yer için eşinize hesap vermeniz gerekebilir, kaybedecek bir çok şeyiniz ve statünüz olacağı için basına buyruk yaşamayıp bize itaat edebilirsiniz. Zaten bizim yegane amacımız sizin başınızı yaşken eğmek, ohh yaniiiii sizin başınızı bağlamak. Hayırlara vesile oluyoruz yahuuu!

*Çocuk… aman da amaaan hani-miş o şirin yaratıklar. Yapın artık bir kaç çocuk.Bir-kaç dediysen en az 3 tane. Mümkün mertebe erkeği bulana kadar da uğraşın.Yoksa ataerkil toplumun bir parçası olan bizlerin nur topu gibi erkek evlatları olmazsa soyumuz sürmez.Tükeniveririz alimallaaaah! Amaaaan dağlara taşlara uçan kuşlara, vur vur vur tahtaya. Alaaaam yareeebbime bin tövbe, iki bin dövme; hiç bir evi erkek çocuksuz bırakmasın.RAmen. tüh tüh tüh… Ne demişler görmemişin oğlu olmuş çekmiş.. öhö öhö öhööööö pardon, boğazıma bir şey kaçtı.Neyse kız çocuk da idare eder, eehhh işte… Çok fazla üzülmeyin yahu onlar da insan…

*Aldatıldınız mı??? Olsun canım n’olcak evliliğin temel kurallarını hatırlayınız : “Hastalıkta, sağlıkta; ağlarken, gülerken; aldatılınca, bağlılıkta; ölüm sizi ayırana kadar… ” sorunsuz çiftler olacağınıza söz vermiştiniz.

Artık son yılların en ciddi bir psikolojik rahatsızlığı olarak görülen bekarlıktan alnınızın akıyla kurtulmuş bulunuyorsunuz. Hem siz bağımlı olacaksınız hem de bizler sizleri daha kolay yöneteceğiz. Hayırlı uğurlu ve afiyet olsun.

Kurumumuz birlikteğinizin bir ömür sürmesini şart koşar, şeeey pardon yani bir ömür sürmesini diler…

Esen kalınız.

(vatandaşın ibretlik yorumlarıyla) Tanrı parçacığı bulundu!

Bilim dünyasının en merak ettiği konulardan olan ve dünyanın başlangıcına ilişkin sırları ortaya çıkaracağı düşünülen ‘Tanrı parçacığı’nın varlığı kanıtlandı
10 milyar dolar harcandı

İsviçre’deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi’nde (CERN) kurşun iyonlarıyla yapılan çarpışma deneyinde, kütleyi maddeye dönüştürdüğü düşünülen, Tanrı parçacığı olarak da tanınan “Higgs bozonu” adlı atom bileşeninin varlığına ilişkin önemli veriler elde edildi. Bugüne kadar 10 milyar dolar harcanan deneyde “higss bozonu”na oldukça yakın 60 adet parçacık keşfedildi. Keşif, merkezdeki “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı”nda, protonların dünyanın oluşumunda ortaya çıkan sıcaklık derecesine kadar ısıtılması ve birbirlerine ışık hızında çarpıştırılmasıyla gerçekleştirildi………..

vatandaşın ibretlik yorumları

Borsa ne olur .

Anladık birader . Ancak bu İMKB bugün ne olur . Bizide orda çarpıştırıyorlar . İnşallah bugün yükselir .

İyi de aga…..
İyi de aga… Şu kriz söylentilerinin aslı var mı?
-Kur’anı Kerimi okuyun
Araştırmak – bulmak – keşfetmek güzeldir. Temeliniz Kur’an ise bu uğraşlar daha kolay yapılır. “Bi Rabbike İKRA” Allah’ın Adı ile OKUYUN…….
-iyi de
bunun günlük yaşama en ufak bir katkısı olacak mı bence olmayacak.
-Gereksiz
Milletin işi gücü yok can sıkıntısından gidiolar neyle uğraşıyolar hocam yiter yaa. Kriz kapıda küresel ısınma var ona çare bulacakları yerde uğraştıkları saçmalıklar … 🙂
-hakan
bu batı niye küresel ısınma sorununu çözmüyor,küresel ısınmanın en büyük nedeni araba egzoslarından çıkan gaz
-boşa
boşa harcanan o kadar para ve o kadar da zaman…..
-la arkadaş
işiniz mi yok ya :))

Fikirlerim ve insan arayışım

Öncelikle sitenin tam olarak nasıl çalıştığını anlamadım. Ve üye olmak için biraz fazla çaba sarfettim. Oysa ki daha basit olabilirdi.

İnsan arıyorum. Dediklerimi anlayacak insan arıyorum. Dediklerimi tam olarak anlamasa bile merak edecek insan arıyorum. Dediklerimi merak etmese bile karşı çıkışlar yapabilecek cesarette birilerini arıyorum.

Tanrı net olarak yoktur. İnsanın kendisi aslında tanrıydı, fakat açığa çıkartamadığı benliği derinlerde kaldı, içindeki gücü başka bir figüre yükledi. Tanrıyken bir başkasını da tanrı gibi görmek durumundaydık, tanrı gibi gördüğümüz anne ardından baba, gücü elinde bulundurarak, bunu ufak ufak kırılmalarla bizden aldı. En son noktada bu güç kişilerle bağlantısız bir hale geldi ve toplumun içinde kafamızda tanrıyla başbaşa kaldık. Artık kimsenin inancını sorgulamıyoruz, kendimizinkini de sorgulattırmıyoruz. Süreç bitmiştir, artık ölüyüz.

Cinsellik dünyadaki en önemli başka bi açıdan en önemsiz konudur. 2 insanın yakınlaşması, cinselliğin hakkını vererek yaşaması bu dünyadaki en zor iştir. Çünkü benlik kayıptır, benlik kaybolduğu için benliğin çok önemli bir temsilcisi olan bedenimize uzağızdır. Uzak olduğun bir bedenden zevk alamassın. Alıyormuşsun gibi yaparsın. İşin içine sadistik öğeleri sokarsın. İşin içine “güç” karıştırmak zorunda kalırsın. Kafa rahat değildir, iç sesler-iç sorular-iç çaresizlikler bir türlü susmaz, susması için söylediklerimi yapmak durumunda kalırsın. Sorunlu olduğun için, seçtiğin partner de sorunludur.

İnsan hayat karşısında deliremediği için, yapa yalnız kalamadığı için, içindeki yoğun duygularla başa çıkamadığı için, cennetini kaybettiği için, dışardan sunulan hayatı yaşar.

Kendi çocukluğunu yeniden var edebilmek için çocuk yapar. Sonra ilk paragrafta anlattığım sistem üzerinden çocuğunun tanrısı olur ve bu güçle yine onu yabancılaştırır. Sonra o çocuk da aynı yoldan geçer. Bunlar hiç bitmez.

Bebekler ve çocuklar, özünde herşeye sahiptir. Bilmedikleri hiçbişey yoktur. Hayata atılmaları için hiç bi sebep yoktur. Yaşamın anlamına hepimizden daha yakındırlar. Ama bizler onları tam aksi şekilde zannettiğimiz için, hayatı anlatırız. Tek yapılması gereken hayata dair bildiğiniz herşeyi unutup çocuğun karşısına geçmektir. Ona sorular sormaktır. İşinizi okulunuzu arkadaşlarınızı neyiniz varsa herşeyi bırakın ve çocuklara kulak verin.

Son olarak kadınlar üzerine bir kaç şey söyliyim. Nasıl tanrı üstünden dönen büyük bir yalan varsa, kadın üzerinden dönen büyük bir yalan da var. Kadın tanrılaştırılmıştır. Kadının yarattığı etki, aşırı görkemli bir seviyeye çıkmıştır. Görüntünün yarattığı etki, benliğin gerçek seslerini katletmiştir. Kadın bu yüzden sadece görüntüsüne önem vermiştir, bu yüzden görüntülere dayalı bir hayat yaşamaktayız. İstisna kadınlar her zaman olacaktır, ben genel “kadınlık” üzerine konuşuyorum.

Kadınların özünde “çocuk yapmak” ya da “çocuk bakmak” ya da “duygusal olmak, duygusal hareket etmek” gibi bir dürtü falan yok. Hatta çoğu kadın aşırı derecede duygusuzdur. Bu duygusuz kadın öyle güzel maskelenmiştir ki, hayatımızı katleden şeyin annemiz olduğunu bilmeyiz. Çünkü bi annelik sorgulanmaz, çünkü annenin duygusallığı sorgulanmaz, onun haricinde herşey sorgulanır. Hayatınızı anneniz katletti, her kadının otomatik olarak ince-duygusal varlıklar olduğunu düşündünüz, ama yine gidip duygusuz bir kadına kapılacaksınız. Çünkü bu yanlışı içselleştirdiniz, onun katliamını artık seksilik olarak algılıyorsunuz. Kadınlar konusunda çok daha acı ve hayati şeyler var ancak şimdilik bu kadarını yazabildim.

Burda değil daha karşılıklı bi şekilde konuşmak isteyen varsa özel msg atmaktan çekinmesin. Bu fikirleri daha tane tane anlatabilirim, daha arkasını doldurarak anlatabilirim, tüm yaşadıklarımı ve aradaki bağlantıları aktarabilirim. Çünkü bu fikirler direk olarak benim yaşadıklarımdan çıkan sonuçlardır.

Karşı çıkışlar yapıyorsanız, inancınızı, ailenizi, işinizi gücünüzü, eşinizi, cinselliğinizi kısaca herşeyi tartışmaya açıyorsunuz demektir. Ben direk olarak bunları da eleştirebilirim. Eleştiremeyeceksem zaten tartışmanın derinleşmesinin pek bir imkanı yok.

Paylaşım ?

Bir sorum ya da sorunum ya da hepimizin sorunu var… Birşeyin cevabını arar dururdum bir dönem… Soru sorar, sonrada ipuçları ile yola koyulur cevabını arar dururdum. Bitmek bilmedi bu arayış…

Hep hah buldum dediğimde, aslında bulamadığımı gördüm. Ne aradığımı bilmiyordum.

İnsanların saygı veya sevgi ile bahsettiği, ya da korku ve dehşet ile döz ettikleri haller çok sıradan ve anlamsız gelmekte. Dünya hali bu dedi yoldostu buna…

Dünya hali ciddi anlamda saçma sapan geli verdi. Önceleri ayak uydurayım dedim. Bir köprünün yükseliğini ya da bir ilacın en hızlı nasıl beni göçertir onu düşünmeye başladım. Gene aynı yere geld,im…. çok düşünen bir beyin dedim…

Bazıları fazla açıksın dedi. Bazıları sen savaşçısın felsefe yapma dedi, bazılarıda sadece fazla şey görmüşsün ondan biraz kafan karışmış dedi…

İyide herkes birşey diyor.. hatta burada bile herkes birşeyler olmaya birşeyler demeye çalışıyor…

nedir deliliğiniz dediğim an… Bir kendini üstad sanan çıkıp ağız payı vermeye çalışıyor…

iyide nedir deldiğiliğin üstadım…

Ölüyorum ben, yavaş yavaş değil, hıphızlıca…

farkında değilmisin, chi ile dans eden sevgi dolu kalp, farkında değilmisin. reiki ile nefesi toz pembe gösteren varlık. ee sendemi farkında değilsin. doğup batıp benle dalga geçen güneş ve ay…

ulan nedir derdiniz, dindi, kurdu, çurdu. varlıkdı, bilmemneydi… ölüyorum diyorum sana… bana daha fazla okuyup okuyup kitapları kusup, ya da beni zayıf görünce, eğitirim modlarında üstadlık yapma.. çlüyorum diyorum sana…

tek derdim ölüm. korkusuda aşkıda bir. başka birşey belimden aşağıda değil… nasıl tutunulmalı dünyaya, mesleğim ile takılarak… peki ya çok bilen üstad şimdi bana yol gösterme… istemiyorum desem… neden yazıyorsun diyeceksin… ee üstadsın akıl et. ölüyorum diyorum. daha fazla boş boş gevezelik yapma bana. rahat bırak benide. göreyim dingince. öleyim zevklice…

saygımda yok sevgimde, şarkımda yok seximde, nefretimde yok, kinimde… ölüyorum o kadar…. öl be dost öl diğip gülmekteyim yol dostuma: )