Çok aşina olduğunumuz bir din ve toplumsal ahlakın derinine işlemiş bir olgudur İslam. Farklı İslam anlayışları mevcut haliyle onu farklı farklı yaşayanlar da var. Anlayışlara ve içinde bulundukları topluma göre dinin yaşanış tarzı da hayli değişiyor. Dinler her daim toplumların psikiatrlarıdır, bu inkar edilemez. Çoğu inanan insan, şükreder ve önüne sürülen yal’a yemek der alır yer ve susar. İnsan tarafından yaratılmış olan dinler yine insanı kısıtlayıp herkesi tek sırada durdurmak için koşturup duruyor…
İster istemez bu dinle yoğrulmuş toplumları yönetmek için de yine en can alıcı noktalarından onları vurmak en mantıksı oluyor : <strong><u>DİN... </u></strong> Bu durumum siyasiler tarafından kullanılıp da dinlerin siyasete yem olaması da kaçınılmazdır. İran gibi siyasallaşmış bir islam profili, günümüzde hala varlığını sürdürmekte. Peki İslam'ın siyasallaşması ve dinin politikaya alet edilerek insanları en hassas oldukları noktadan tutulup kukla gibi oynatılmasına, o inandığınız sevgili dinlerde ne deniyor? O Tanrılarınız buna nasıl müsade ediyor?
Her şey din için deyip, bir toplumun yaşam çerçevesini belirlemek ve bir ahlaki yapının siyasal İslam'a dönüştürülmesi hangi "düşünen" insanın kabul edebileceği bir şeydir?<!--break-->
<strong>Bir darbe bazen sessizce de yapılabilir</strong>, özellikle bu siyasallaşmış bir İslami devrimse... Öncelikle eğitim sisteminde yapılan değişiklikler, içi boşaltılan "laiklik" anlayışı, kanunların bedbahsızca değiştirilmesi, gençlerin hungarca 18 yasında iken silahlanmaya zorlanması ve daha neler neler... Ne derler bilirsiniz "Parayla değil, SIRAYLA..."