Etiket: Einstein
Gecikmiş bir seyir; Farscape
Epeydir biyografi izliyorum ve fakat bu tr bence evrim geçirmiş, eski sıkıcı hallerinden eser kalmamış. Dün gece Frost/nixon filmini izledim ve çok etkilendim. Acaba etkilenen bi tek ben miyim diye şöyle gugılladım baktım ki aynı fikirde olanlar çok, bunlardan biri de ekşisözlükten… İSTERSENİZ TIKLAYIP OKURSUNUZ.
filmde etap etap ilerleyen bir tansiyon ARTIŞI var. Önce fikir geliyor sonra bunun finansmanı gerekiyor ve tabi ehil bir gerçekleştirici takım lazım. Derken taraflar ringte yerlerini alıyor. Maçın/röportajın başında, kurgucu takımın beklentilerine paralel bir beklentim oluşmuştu ve bir hayal kırıklığı oluştu. Nixon tam bir kurttu ve Frost’u bir lokmada yutacağı sanki de belli olmuştu! Fakat filmin bitmesine 38 dk kala bir çöküş ve ardından yeni bir doğum yaşandı.
Güzel filmdi fakat bundan ötesi var; bu film ve Nixon-watergate olayı şimdi bize memleketimizin içinde bulunduğu çalkantılara birçok açıdan referans veriyordu sanki. ilginçti.
Genius ve diğer kurgular
Gülsem mi ağlasam mı arasında bir kahkaha attım. İşin bir diğer hoş yanı polis olan kadın bu sözü ciddiye aldı ve kadeh kaldırdı.
İnanç her şey, bence trafikçi haklı çıkacak. (Tahmin edeceğiniz gibi Fargo’dan)
Fotoelektrik Etki
Fotonlar 1905 yılında Albert Einstein fotoelektrik etkiyi açıklayan radikal bir fikir ortaya attı. 1921’de ona Nobel Ödülü’nü kazandıran da görelilik kuramı değil, bu çalışmasıdır. Einstein’ın ışık kuantası sonradan foton adını aldı. Fotonların kütlesi yoktur ve ışık hızında hareket ederler. Einstein metalin dalgalar halindeki ışık tarafından değil, tek tek fotonlarca bombardımana uğratıldığını ileri sürdü. Fotonlar metalteki elektronlara bir mermi gibi çarparak onları harekete geçirip fotoelektrik etkiye yol açıyordu.

Bakır bir levhaya morötesi ışık düştüğünde elektrik üretilir. Bu “fotoelektrik” etki Albert Einstein’a kadar gizemini korumuştu. Max Planck’ın enerji kuantalarından esinlenen Einstein, ışık parçacıkları, yani foton fikrini geliştirdi. Einstein ışığın dalga gibi davranmasının yanında foton parçacıkları gibi davranabildiğini de gösterdi.
Eintein’ın ortaya attığı düşünce, tartışmalı olmasının yanında dalga-parçacık ikiliği denen ve ışığın aynı anda hem dalga hem de parçacık olması gibi rahatsız edici bir düşünceyi de gündeme getirdi.
Maxwell Denklemleri
Modern fiziğin dönüm noktalarından biri olan Maxwell’in dört denklemi, evrensel kütleçekim kuramından sonraki en önemli gelişme kabul edilir. Bu denklemler elektrik ve manyetik alanların aslında bir paranın iki yüzü gibi olduklarını ortaya koyar. Her iki alan da gerçekte aynı olgunun -elektromanyetik dalganın- farklı dışavurumlarıdır.
Ondokuzuncu yüzyılın başlarında deneyciler elektrik ile manyetizmanın birbirine dönüştürülebildiğini görmüşlerdi. Ama bütün elektromanyetizma konusu dört denklemle ifade ederek modern fizikteki en önemli başarılardan birini gerçekleştiren kişi James Clerk Maxwell oldu.
Elektrik ve manyetik kuvvetler, elektrik yüklü parçacıkları ve mıknatıslar etkiler. Değişen elektrik alanı bir manyetik alan, değişen manyetik alan da bir elektrik alanı yaratır. Maxwell her ikisinin de aslında tek bir olgudan, hem elektriksel hem de manyetik özellikleri olan elektromanyetik dalgadan çıktığını açıklamıştır. Maxwell elektromanyetik dalgaların boşluktaki hızını hesaplamış ve ışığın hızıyla aynı olduğunu göstermiştir. Başka çalışmalarla birleştiğinde bu bulgu, ışığın da aslında ilerleyen bir elektromanyetik çalkalanma olduğunu doğrulamıştır. Elektromanyetik alanların uyguladığı elektromanyetik kuvvet, Evren’deki dört temel kuvvetten biridir.
Maxwell dönemin tüm biliminsanlarını şaşırtarak, elektromanyetik olguların hepsini hepi topu dört temel denklemle betimlemeyi başardı. Bu denklemler günümüzde öylesine ünlüdür ki artık tişörtlerde bile yer alıyorlar. Altlarında da “ve Tanrı ışığı yarattı” yazıyor. Bugün elektromanyetizmayı tek bir olgu olarak düşünebiliyoruz ama ortaya atıldığı dönemde bu radikal bir fikirdi ve tıpkı bugün kuantum fiziğiyle kütleçekiminin birleştirilmesinin önemi kadar önem taşıyordu.
Einstein, Maxwell’in fikirlerini alıp kendi görelilik kuramına dahil etmiştir. Einstein’ın denklemlerinde manyetizma ile elektrik, aynı olgunun farklı referans çerçevelerinden bakan gözlemciler tarafından görünüşleridir. Bu açıdan, elektrik ve manyetik alanların bir ve aynı şey olduğunu nihai olarak gösteren kişi Einstein’dır denebilir.