Soru: Bir malın değeri nedir?
Olası iki yanıt:
1- Mala harcanan emekle orantılıdır.
2- Değeri belirleyen malın talep edilmesidir.
Olası başka yanıtlar varmı sizce? Varsa nelerdir?
Soru: Bir malın değeri nedir?
Olası iki yanıt:
1- Mala harcanan emekle orantılıdır.
2- Değeri belirleyen malın talep edilmesidir.
Olası başka yanıtlar varmı sizce? Varsa nelerdir?
İnsan tarih boyunca hem savaştı hem de savaştırdı. Büyük İskender’i Hindistan’a atlar taşıdı. Ama onun büyük seferini Hindistan’da durduran ise filler oldu. Şarap içirilmiş, tepeden tırnağa silahlı 200 fil “vadhavadha” komutuyla Büyük İskender’in askerlerini ve atları çiğnedi, hortumuyla yakalayıp ağaçlara vurdu. Filler insanların savaşlarına M.Ö. 3000 yılından beri katıldılar. Kaçı madalya veya terfi aldı, bilinmiyor.
Hayvanlar sadece tarihin çok eski ve karanlık dönemlerinde değil, her zaman savaşa dâhil oldular. Hatta kanaryalar bile… Zehirli gazların, çeşitli kimyasal silahların kullanıldığı Birinci Dünya Savaşı’nda kanaryalar gaz saldırısının tespiti için kullanıldı. Gazlara karşı çok hassas olan kanaryanın bu özelliği çok işe yaradı. Kafesteki kanaryanın tünekten aniden düşmesinin tek anlamı vardı; Herkes gaz maskesi takmalıydı. Ölen kanarya ise kayıtlara dahi girmedi, kısacası zayi kabul edildi.
Birinci Dünya Savaşı’nda Alman ordusu Wehrmacht 120.000 güvercini askeri amaçla kullandı. Almanlar askere aldıkları güvercinleri çoğu zaman posta güvercini olarak kullandılar. Bazısı ise üzerine yapıştırılan kameralarla düşman bölgelerinin görüntülerini elde etmek için kullanıldı. Birkaç ekmek kırıntısı karşılığında başarı birer hizmetti.
Devamını oku “Savaşlar ve Hayvanlar”
Sonra sustu.
Hava kararmaya başladığında, belki dayanamadığından, ağzından şu sözler dökülmüştü:
“Her musiki, sesin değil de, aslında sessizliğin bir taklidi.”
Derken şunu da söyledi:
“Musiki sessizliğe ne kadar yakınsa, o kadar mükemmel olur.”
Nihayet şu sözleri mırıldandı:
“Kulakları hassas olduğu halde hiçbir şey işitmeyen kişi, O’nu dinliyordur.”
Şunu da dedi:
“Sessizlik bir perdedir. Sessizliği işitebilirsin. ‘Es’ bile bu perdeye kıyasla, ‘ses’tir.”
Yüzünde bir hüzün belirdi ve dedi:
“İnsanlara neyi söylediğimi ve onlara neye davet ettiğimi hemen hemen kimse anlamadı. Oysa onlara neyi ve ondan üflenen nefesini anlatmış, hepsini ney’e davet etmiştim. Kulağı olan işitti.”
Bu sözlerden sonra birdenbire ciddileşti ve eliyle, çardağa asılı kafes içinde şakıyan kanaryayı gösterdi. “Beni iyi dinleyin!” dedi. “Şu kanarya nasıl şakıyorsa sizlerden biri de onun gibi ötüp beni gammazlayacak!”
Birdenbire galeyana gelen şakirtler, tek tek, “Efendimiz! O kişi ben miyim?” diye sormaya başladılar. Zahir cevap vermedi. Onun yerine kavunu parçalara bölüp şakirtlerine uzattı. Ardından ise, rakısını maşrapaya doldurup onlara verdi ve şunları dedi:
“Alın! Bu kavunu yiyin! O benim etimdir! Rakıyı da için! O benim kanımdır!”
Suskunlar – İhsan Oktay Anar
Sözlük Anlamı Olarak Noetik Bilim
Eski Yunanca’da “algılamak”, ‘anlamak” ya da “kavramak” anlamına gelen noetikos’tan (nottos) türetilmiş sözcük. İlkçağ Yunan felsefesinde, duyular ya da deneyle değil de yalnızca akıl yoluyla kavranılan bilgi türü için kullanılan genel bir terimdir. Duyumdan ve deneyimden bağımsız salt düşüncenin ürünü olan kavramların genel bir ifadesi için de kullanılır.
Felsefe Sözlüğü- A.Baki Güçlü; Erkan Uzun; Serkan Uzun; Ü.Hüsrev Yoksal-Bilim ve Sanat Yayınları
Bir Bilim Olarak Noetik Bilim
İnsanoğlu doğanın kendisini farklı yollarla kavramaktadır. Dünyada genel anlamda Fiziksel Faaliyetler (dış) ile ilgili bilimler ve Zihinsel Faaliyetler (iç) ile ilgili bilimler vardır.
Noetik Bilim’in çalışma alanı içsel faaliyetlerin dış dünyayı hangi koşullar altında nasıl etkilediği ve hangi nitelikleri içerdiğiyle ilgilidir.
Yapılan araştırmaların sonucu hazırlanan deneyler sıkı bilimsel protokollere tabi tutularak sonuçlandırılır.
Devamını oku ““Noetik Bilim” nedir?”
Herhangi bir şeyi yapabilme becerisi anlamına gelen “yetenek” sözcüğü Türkçede belli bir alanı ima etmeyen geniş ve kapsayıcı bir sözcüktür. Türkçe, yaygınlaşan bu anlayışı kolayca kavramaya izin verse de, diğer diller için aynı durum geçerli değildir. Örneğin İngilizcede yetenek alanına bağlı olarak kullanılan iki ayrı terim (gifted/talented) vardır.
“Üstün zekâlı” ve “üstün yetenekli” kavramlarını açıklayan çok sayıda tanım vardır. Bu tanımlar geleneksel olanlar ve çağdaş olanlar olarak gruplandırılabilir. Geleneksel tanım sadece tek bir kritere bağlıdır, bu kriter de zekâyla ilişkili olarak yüksek IQ puanına karşılık gelmektedir. Oysa çağdaş tanım çok daha fazla sayıda kriteri içermektedir.
İlk zamanlar en kolay gözlenebilir sınırlı sayıda özelliğin basit sınıflaması olarak tanımlanan üstün yetenek; giderek daha çok sayıda boyutu içeren, daha geniş bir kapsama yayılan ve zamanı da bir değişken olarak kullanan esnek ve dinamik bir tanımlamaya dönüşmüştür. Bu anlayışa göre “üstün zekâlı ve üstün yetenekli” kavramları çok sayıda farklı özelliği kapsamaktadır. Bugün artık üstün ve yetenekli kelimelerinin sadece zekâ ile ilişkisi olmadığı kabul görmektedir.
Devamını oku “Üstün Zeka ve Üstün Yetenek”